Almanya’dan 4.3 milyar euroluk tehdit!

Almanya’dan 4.3 milyar euroluk tehdit! / Almanya, Türkiye ile olan gerginliği AB arenasına taşıdı. İKV Başkanı Zeytinoğlu da, bu sebeple Türkiye'ye ayrılan fonun tehlikede olduğunu ifade etti.
 /

Almanya, Türkiye ile olan gerginliği AB arenasına taşıdı. İKV Başkanı Zeytinoğlu da, bu sebeple Türkiye'ye ayrılan fonun tehlikede olduğunu ifade etti.

Almanya, AB’den 'Türkiye’ye yönelik ekonomik baskıyı artırmasını' talep etti ve “AB ile Türkiye arasında Gümrük Birliği’nin modernizasyonu için görüşmeler yapılmasının 'Türkiye’ye yanlış bir mesaj vereceği' görüşünü iletti. Bu gelişme ile birlikte Almanya – Türkiye arasındaki gerginlik AB – Türkiye ilişkilerine taşınmış oldu. İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, ''AB’nin katılım öncesi programları ile bize ayırdığı kaynak 4.5 milyar eurodur. Bunun 190 – 200 milyonluk kısmını kullandık. Almanya kalanın kullanımında baskı istiyor'' dedi.

Almanya – Türkiye gerginliğinde Almanya’nın son girişimi AB makamlarını devreye sokmak oldu. AB – Türkiye tam üyelik müzakereleri bir süredir zaten tıkanmış durumdayken, AB’nin patronu kabul edilen Almanya’dan, AB makamlarına fonlarının kullandırılmaması talebi gitti. Türkiye, müzakere sürecinde bir ülke. Bu durumdaki ülkeler için topluluk müktesebatına uyum sağlamak amacıyla “Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA ve IPA II)” kapsamında fon kullandırılıyor.

2014’te imzalanan İndikatif Strateji Belgesi’ne göre IPA II Dönemi (2014 – 2020) için Türkiye’ye 4.5 milyar euro kaynak tahsis edildi. Bu kaynağın kullanma alanları da “demokrasi ve hukukun üstünlüğü, yargı, temel haklar, içişleri, sivil toplum, kamu yönetimi, çevre ve iklim değişikliği, ulaştırma, enerji, rekabet edebilirlik ve yenilik, istihdam, sosyal politikalar ve insan kaynaklarının geliştirilmesi ile tarım ve kırsal kalkınma” olarak belirlendi. Hem bakanlıklar hem de sivil toplum kuruluşları (STK) AB fonlarından bu kapsamdaki projeler için fon kullanabiliyor.

'190 - 200 milyon euro kullandık'

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “Bize ayrılan 4.5 milyar euro. Şimdiye kadar 190 – 200 milyon euro kullanmışız. Çok az! Asıl kullanımın zaten bundan sonra başlayacak. Daha çok STK’lar kullandığı için önemli. Almanya’nın Komisyon’dan talebi tehlikeli. Müzakerelerin durması lazım. Buna Konsey’de 3’te 2 çoğunlukla karar verilebiliyor. Bu zor. Ama AB’de Almanya’nın istemediği de olmaz. Başka yollar bulurlar. Fonların kesilmesi çok negatif etki yapar. İlişkilerin durması anlamına gelir. AB çıpası Türkiye için önemliydi. Müzakere başlayınca Türkiye’ye giren yabancı sermaye 28 kat artmıştı. Arap sermayesi de ona bakıyor. Biz Kopenhag Kriterleri’ni tutturalım da son referandumda halk üyeliği kabul etmesin” dedi.

'Kısıtlamalar AYB kredilerine yansımamalı'

AB konularında uzman düşünce kuruluşu Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi'nin (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, “Fon kullanımında önümüzdeki yıldan itibaren kısıtlanma olabilir. Kullanım kriterleri değiştirilebilir. Kamu dışı aktörlerin payı artırılabilir” dedi. Ülgen, fon baskısının AB kaynaklarıyla sınırlı olmadığını bir de Avrupa Yatarım Bankası (AYB) kredileri olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Avrupa Birliği, Türkiye’ye iki tip sermaye aktarıyor. Birincisi hibe fonlardır. Fakat daha önemlisi Avrupa Yatırım Bankası'nın kredileridir. AYB’nin, Türkiye için yıllık 2 milyar euro civarında bir portföyü var. Bunun azaltılması için de baskı oluşabilir. AYB’nin Türkiye’nin projelerinde yer alması o projenin kredibilitesini artırıyor, diğer kreditörler için teşvik edici oluyor. Bunun çarpan etkisi var.”

'Müzakerelere Avrupa Konseyi karar verir'

İKV Genel Sekreteri Doç.Dr. Çiğdem Nas da, AB fonlarının, aday ülkeleri hazırlama amaçlı fonlar olduğu için, kullandırılmasının engellenmesine ancak Avrupa Konseyi’nin karar verebileceğini söyledi. Nas, “Bu kaynağı Türkiye’ye vermemek, müzakereleri askıya almayı gerektirir. Buna da Avrupa Konseyi karar verebilir. Komisyon ancak tavsiye eder. Müzakereleri durdurmadan fonları kullandırmamak ancak güçlük çıkarmak şeklinde olabilir. Şunu yaptın, bunu yapmadın gibi engeller çıkarılabilir” dedi.

Bazı şirketler çalışanlarını göndermiyor

Alman firmaların Türkiye ziyaretlerini iptal ettikleri ya da erteledikleri belirtiliyor. TGSD Başkanı Şeref Fayat da “Alman Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasının ardından anlık olarak Türkiye’deki randevularını iptal eden şirketler olmuş" diye açıklamada bulunmuştu.

Dün de Alman şirketi Covestro, şirketin çalışanlarına yönelik seyahat uyarısında bulundu. Şirketin iletişim departmanı yetkilisi Benjamin Schütz, “Türk müşterilerimizle tam bir güven ilişkisi içinde işbirliğine devam edeceğiz" dedi. Bayer’in kardeş şirketi Covestro'nun Türkiye'de 12 çalışanlı bir ofisi bulunuyor. İş dünyasında, AB’li firmaların Türkiye ile ticarette mal mukabili ödeme yerine peşin ödeme isteyebilecekleri kaygısı var. İş dünyası temsilcileri, “Bu gibi talepler, ‘Türkiye’de kriz çıkabilir’ algısından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

AB'den Türkiye açıklaması: Güncellemeyi biz teklif ettik

AB Komisyonu’nun günlük basın toplantısında, Almanya’nın "Türkiye ile Gümrük Birliği'nin güncelleştirilmesinin askıya alınması" talebi de gündeme geldi. AB Komisyonu Başsözcü Yardımcısı Mina Andreeva, spekülasyonlara ilişkin yorumda bulunmayacağını, ancak geçen hafta AB-Türkiye Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısının yapıldığını hatırlatarak, “Gümrük Birliği'nin güncelleştirilmesi bizim (üye ülkelere) teklif ettiğimiz bir şey” dedi.

Sözcü Carlos Martin Ruiz De Gordejuela ise AB’nin Türkiye’yle ilişkisinin devam etmesinin son gelişmeler çerçevesinde gerekli olduğunu, katılım fonlarıyla reformlar, temel haklar, hukukun üstünlüğü gibi alanlara odaklanıldığını söyledi. Komisyonun 2016 sonunda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için AB Konseyi’nden yetki talep ettiğini hatırlatan Gordejuela, “Komisyon, Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesinin, her iki tarafa da önemli ekonomik yararlar sağlayacağını değerlendiriyor” dedi.

Zeybekci: Her iki ülke kaybeder

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Almanya’nın Avrupa Komisyonu’na Türkiye ile Gümrük Birliği müzakerelerinin askıya alınmasını tavsiye edeceği haberinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

“21 Aralık 2016 itibariyle AB Komisyonu oy birliğiyle Türkiye’nin Gümrük Birliği anlaşmasını yenileme konusunda yetki talep etti. Türkiye ile Almanya ilişkilerinin sorunlu olmasının kaybedeni her iki ülke olur. 35 milyar dolarlık doğrudan ticaretimiz var. İki ülkede yatırımcıların yaptığı toplam ticaret 100 milyar doların üzerinde. AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecini yakından takip ediyoruz. Bu sene sonuna kadar olumlu sonuç alma gayretindeyiz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. AB’nin de üzerine düşeni yapacağına inanıyoruz.”

Dünya Gazetesi



Önceki Haber: Arap krizi teğet geçti
Sonraki Haber: 'Tamamen tesadüf!'

Künye - İletişim - Reklam
Son.tv'te yayınlanan makalelerin hukuki sorumluluğu sahibine aittir. Ayrıca basın ilke ve ahlak kurallarına uymaya söz veren Son.tv aynı şekilde muhtaplarının da hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda özel haberlerinin kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılması durumunda hukuki yollara başvurur.