AYM-ASKER YEMEĞİ

AYM-ASKER YEMEĞİ

İnsan oğlu yanlışlarla büyüyor. Devletler de öyle. Goethe, “ Basın, üniversiteler, okullar, ansiklopediler yalan ve yanlışı savunan tarafta yer alıp ağır basabilir” (1828) diyor. Bunların hepsi doğru. Ancak. devleti yönetenler, milletin gözlerinin içine baka baka yanlışlar yaparlar ve yanlışlar tarafında yer alırlarsa, ben ona üzülürüm.
Son bir ayda kendimce devlet erkanının yaptığı bazı yanlışlarını yazmak istiyorum. Bunlardan ilki, AYM üyelerinin topluca Genelkurmay Başkanlığında yemek yemeleridir. Meğerse, daha önce paşalar AYM’nde yemek yemişler.

Can ciğer kuzu sarması olmuşlar, bizlerin haberi yok.
Bunda ne var denebilir. İnsan istediği ile tek başına ve topluca yemek yiyebilir. Burada durum farklı. Hele şu günlerde.

Ben size soruyorun, askeri kuvvetlerle yargı kuvvetlerinin bu derece birlikteliklerini hangi gerekçeyle savunabiliriz. Her iki tarafı da şiddetle kınıyorum. Bunları yemeklerde bir araya getiren gücü vatandaş olarak öğrenmek istiyorum.
Bir tarafta bağımsız, özgür ve tarafsız olması gereken adalet kuvveti, bir tarafta elinde silah olan vesayet sahibi gerektiğinde darbe yapan silah kuvveti. Olmaz böyle şey…
Ben şimdi Başbakana soruyorum. 28 Şubat sürecinde asker kuvvetlerin verdiği brifinglere giden yargı kuvvetleri mensuplarına niye kızıyorsunuz. O toplantılara dernek adına ben de katılmıştım. Başbakanın sözlerinden alınıyordum, pişman oluyordum. Artık alınmıyorum.

Baksanıza, iki kuvvet kuzu sarması olup birlikte evcilik oynuyorlarmış. Pes doğrusu. Ben, neredeyse bu ülkede aptal yerine konmaktan ötürü, ülkeyi terk edeceğim. Hayır etmem; böyle yazmaya devam edeceğim.

Bu, şuna da benziyor. Ergenekoncu asker darbecilerin can ortağı bazı rektörler Eylül 2003’te KKK Org, Aytaç Yalman’ı makamında ziyaret etmişlerdi. Yalman da bunlara üniversite açılışlarını değerlendirin, hükümete irtica, cumhuriyet, Atatürk, laiklik sözleriyle saldırın demişti. Onlar da emre tam uydular, darbeci medyayla birlikte kıyameti koparmışlardı.

Hepimiz yarın İran olacağız diye korkmuştuk. Karılarımız kara çarşaf giyecekler diye ödümüz patlamıştı.
Darbeci rektörlerden biri tutuklu İnönü Rektörü Fatih Hilmioğlu idi. Ergenekon savunmasında Dr. Hilmioğlu, “Ne var bunda, insan istediği adamla yemek yiyemez mi vb” sözler söylemişti. Tamam da kardeşim, sen rektör sıfatınla ve topluca KKK paşasını ziyaret edemezsin, Eğitim Bakanlığı müsteşarıyla, YÖK başkanıyla yersin, kimse bir şey demez. Sen alemi kör mü sanıyorsun.

AYM üyeleri Paşa yemeği için de, son zamanlarda güzel laflar eden AYM Başkanı Kılıç, “Tek kelime edilmedi. Yaklaşık bir saat yedik, sohbet ettik. Dosyalarla ilgili veya yargısal konulara hiç girilmedi” (Vatan, 02. 01. 14) demiş. Koca adamın sözüne bak. Edilmesine girilmesine gerek yok ki! Hepiniz alim adamlarsınız, ne denmek istendiğini anlarsınız.
Bu ülkenin çivisi gerçekten çıkmış. Dünyada ve ahrette, üniversite-asker, yargı-asker, birlikte yemek yiyemez, yememelidir.

Mahkemelerde eskiyerek ömür geçirdim. Yakında “Dava Yorgunu Üniversiteli” diye bir kitap çıkaracağım. Yargı kesimini iyi biliyorum. Hiçbir zaman güvenmedim. Çin’linin MS 700 yılında söylediği gibi, hak iki taraf da fakir ya da güçsüz olunca yerini buluyor. Değişirse sevinirim.

Türkiye artık ne sersem ne kör. Son on yılda büyük gelişmeler oldu. Eski Türkiye’nin donmuş kafaları, hala, bu işlerin fark edilmeyeceğini sanıyor olabilir.
Başbakan o kadar cesur sözler söylüyor, bununla ilgili neden söylemiyor, şaşıyorum.

Bunun gibi nice yanlışlar yapılıyor bu sıra. Savcının bildiri dağıtması yanlıştır. Görülen bir dava varken HSYK’nın da açıklama yapması yanlış oldu. Gülen Hocaefendi’nin bedduası da yanlıştır. Eski Kültür Bakanı Günay’ın düştükten sonra konuşması da doğru değil.
Başbakanın çocukları rüşvete karışmış bakanları anında görevden almaması, savunur gibi görünmesi yanlıştır. Özellikle, Halk Bankası Genel Müdürü’nü örtülü de olsa savunması doğru olmadı. Alelacele görevden almalar da çok yanlış.

Yanlışlar zinciri son ayda iyice uzadı. Kişi aklı da ortak akıl da şaşırabiliyor. Öyleyse, ortalık biraz durulsun, sonra kararlar alınsın. Benim aklım bu kadarına eriyor.

YAZARIN SON YAZILARI

Künye - İletişim - Reklam
Son.tv'te yayınlanan makalelerin hukuki sorumluluğu sahibine aittir. Ayrıca basın ilke ve ahlak kurallarına uymaya söz veren Son.tv aynı şekilde muhtaplarının da hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda özel haberlerinin kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılması durumunda hukuki yollara başvurur.