Porno şebekesi!

Porno şebekesi!

Bundan 5 yıl kadar önceydi. Ankara’da birçok avukatın cep telefonuna bir mesaj geldi. Gelen mesajda “Avukat M’nin porno kasetinin yarın saat 12’de Ankara Kızılay Meydanı’nda dağıtılacağı yazıyordu. ”Bu mesaj üzerine, mesajı okuyan herkes mesajda ismi yazan avukatın ne halde olduğunu düşündü. Çeşitli yorumlar yapıldı. ‘Bitti bu adam’ dendi. ‘İnsanların yüzüne nasıl bakacak?’ diyenler çoğunluktaydı. Önce kimse arayamadı mağdur avukat M’yi. Ne diyeceklerdi arayıp? ‘Geçmiş olsun meslektaşımla’ başlayan cümleden sonra işin esasına girmeleri gerekecekti çünkü. Fakat birçok avukatın bir arada olduğu bir ortamda aralarından biri dayanamadı ve telefonun tuşlarına bastı. Telefonu açan Avukat M’ye esprili bir dille şöyle dedi; “Ya arkadaş benim işin gücüm var. Kızılay Meydanı’na kadar yorma beni. Elinde varsa gönder de erkenden izleyelim” Bunun üzerine avukat M’nin verdiği cevap ise günlerce konuşuldu. Avukatlar arasında bir efsaneye dönüştü; “Kaset benim ofisime de gönderilmiş. Ben açtım izledim. Hiçbir sorun göremedim. Gayet iyi sevişmişim. Kaset dağıtılmazsa, izlemek isteyen meslektaşlarımı ofise bekliyorum”

Ama bir kaset dağıtılmadı. Kimse M’nin ofisine gitmedi. Ancak Avukat M. kendisine kurulan tuzağı detayları ile anlattı. Bu kasetin varlığını doğruladı. Kimse olayın üstüne düşmedi. Söylendiği gibi kimse ayıplamadı.

BAYKAL’IN KASEDİ


2010 yılı Mayıs ayının ilk haftasında Haber Vaktim adlı haber sitesinde, Deniz BAYKAL’ın milletvekili Nesrin BAYTOK ile çekilen gizli görüntülerini yayınladı. Yayından sonra gerek CHP de, gerekse medyada adeta bir ölüm sessizliği oluştu. Baykal önce yalanlamayı seçti. Bunu bizzat yapmadı ama yakın çevresi aracılığı ile bazı haber sitelerinde açıklama Baykal’ın görüşü diye verildi. Kaseti yayına veren ilk sitede yani Haber Vaktim’de yeni bir kaset daha geleceğinin işareti ‘Varan 2 yakında’ şeklinde duyuruldu. Bunun ardından işte Baykal apar topar 10 Mayıs 2010 günü kendisine KOMPLO yapıldığı iddiası ile istifa etti. İstifasında hükümeti suçladı. Pensilvanya’dan gelen destek mesajlarına ve samimiyete inandığını söyledi. ‘Varan 2’ yayınlanmayınca CHP Kurultayı’ndan 2 gün önce 20 Mayıs 2010 tarihinde daha önce adını hiç duymadığımız, “Ulusal Kriminal Bürosu” diye adlandırılan bir oluşum Baykal’ın avukatının ofisinde onlarca basın mensubunun toplayarak açıklama yaptı. Açıklamaya göre bu büro Baykal’ın kasetlerini incelemiş, bacağındaki kıllardan görüntüde ki kişinin Baykal olmadığını rapor halinde belgelemişti. Bu haber tüm televizyon kanallarından flaş haber olarak verildi. Ancak ne bu raporu yazanlar, ne açıklama yapanlar, ne haberi verenler, ne de haberi izleyenler inanmadılar. Evet Baykal da yalanlamadı hiçbir zaman o kasetteki erkeğin bizzat kendisi olduğunu ama avukatına yalanlattı. Ama bu haber tutmayınca yapacağı hiçbir şey kalmadığını anlayan Baykal teslim oldu ve 2 gün sonra ki Olağanüstü Kurultayda KILIÇDAROĞLU kaset ile devrilen Baykal’ın ardından Genel Başkan oldu…

10 Mayıs 2010 ile 20 Mayıs 2010 arasında oynanan tiyatroyu midem bulanarak izledim. Hayatım boyunca samimiyetsiz davranan insanlara karşı doğal bir refleks gelişti bende. O dönem yaşanan ve fark edilmeyen detayları yazsam eminim hepinizin midesi bulanır. Ancak sıkmayacağım sizi. Bu hadise de Baykal ne yalanladı, ne doğruladı. Montaj var dedi, kaseti kesip biçmişler dedi. Avukatına yalanlattı ama hiçbir zaman doğruyu söylemedi. Yani benzer bir durumla karşı karşıya kalan Avukat M. gibi “Özel hayatım konusunda kimseye hesap vermek zorunda değilim” diyemedi! Kıvırttı. Samimiyetsiz davrandı. “İstifa ederim ama nasıl olsa gelir arkadaşlar, partililerim beni ikna eder gibi yaparak geri döndürürler, tekrar partinin başına geçirirler ve bu yolla da aklanmış olurum” diye düşündü. Yani milletin aklıyla alay etmeye kalktı. Ve batırdı işi. Baykal, bu olaydaki tavrı nedeniyle hep ayıplanıyor ve ayıplanmaya da devam edecek ne yazık ki!

MHP KASETLERİ


Baykal kasetinden tam 1 yıl sonra 2011 yılı Mayıs ayında patlatmaya başladılar bu kasetleri. Kasetler ardına ardına verildi. MHP’li Genel Başkan Yardımcıları bir bir istifa etti. Kasetler yayınlandıktan sonra kimse yalanlamadı. Kimse kıvırtmadı. Bu kasetler ‘Farklı Ülkücülük’ adında bir siteden yayına sokuldu. Amaç belliydi. Partiyi karıştırmak istiyorlardı. Bu isimle failleri gizlemeye çalışıyorlardı. Kasetler yalanlanmayınca kimse daha fazla konuşmadı ve mesele çar çabuk kapandı bitti. Bu işin arkasına da kimse düşmeyince tabii failler bulunamadı. Bu arada Baykal’ın başına gelenler sonrası Pensilvanaya’ya selam çakmasının aksine Devlet Bahçeli Okyanus ötesini hedef alan açıklamalarda bulundu. Tabii bunun üzerine Gülen Cemaati medyası, başta Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV olmak üzere Bahçeli hakkında Bahçeli muhalifi eski ülkücüleri aleyhine konuşturarak korkunç bir kara propaganda başlattılar. Ve Bahçeli sustu. Gördü çünkü karşısında ki canavarlaşmış örgütü. Biraz daha konuşsa şahsıyla ilgili aklı almaz iddialar, karalamalar, çamurlamalar yayınlayacak ve yayacak bu örgüt yüzünden koltuğunu kaybedeceğini düşündü. Bu olayda ama şu oldu. Kamuoyu, toplum MHP de kaseti olanları değil, başlangıçta ortaya koyduğu o dik ve sağlam duruştan çark edip geri adım atan Bahçeli’yi ayıpladı.

AK PARTİ KASETLERİ


Henüz çıkmadı AK Parti kasetleri ama 25 Mart’ta piyasaya vereceklermiş. Önce önemli birkaç kişinin kaseti verilecek internetten. Sonra bir liste yayınlayacaklar. O listedeki herkesin kasetinin olduğu algısı yaratılmaya çalışılacak. “İranlı Hosteslerle ilgili kasetler çok ses getirecek” diyorlar. Liste yayınlayınca partinin karışacağını düşünüyorlar. Herkes listeye bakacak çünkü. Listede adı varsa, damgayı yiyecek. Bazıları ise yalvarmaya başlamış;’ Benimkini lütfen koymayın’ diye. “Benim sizinle hiçbir problemim yok! İnanın ben sizleri çok severim” diyenler varmış. Anlıyorum onları… Rezil olmaktan korkuyorlar. Ama asıl rezillik şantajcıların şantajına, tehditlerine boyun eğip onların istedikleri gibi davranıp Başbakan’a ihanet içerisinde olmaktır.

Geçenlerde söyledim. Kimse anlamadı. 17 Aralıktan sonra Fethullah Gülen’e ‘Hocaefendi’ deyip methiyeler düzen kişilere dikkat edin. İşte bu kişiler daha önce söylediğim gibi Erdoğan’ın Brütüsleridir. Bunlardan herşey beklenir. Daha halen utanmadan sıkılmadan milletin aklı ile dalga geçiyorlar. Başbakana bunların listesi verilecek rahat olsunlar. Kamera karşısında değil de başka ortamlarda bu methiyeleri düzenlerde biliniyor. Başbakanın, Türkiye’yi karıştıran ‘Vatan Haini’ olarak ilan ettiği Pensilvanya’da ki muhtereme, 17 Aralık’tan sonra sevgi, saygı ve yüksek muhabbetlerini ileten AK-Partili Vekiller, Başbakanın en yakınında ki düşmanlardır.

Şimdi… Bu kasetler yayınlanmadan bir istifa furyası başlatmak istiyorlar. Kaseti olanlar istifa ederler mi bilemem ama ben asıl istifa etmesi gerekenlerin insanların mahremiyetine girip, bu görüntüleri çekip yayına vereceklerin olması gerektiğine inanıyorum. Ha,’ nereden istifa etsinler?’ diyorsunuz değil mi? Cevap veriyorum; Bunlar İNSANLIKTAN İSTİFA ETSİN. Bu düşünce yapısına sahip olan bir ‘Porno Şebekesine’ mensup olanlar insan olamaz çünkü...

YAZARIN SON YAZILARI

Künye - İletişim - Reklam
Son.tv'te yayınlanan makalelerin hukuki sorumluluğu sahibine aittir. Ayrıca basın ilke ve ahlak kurallarına uymaya söz veren Son.tv aynı şekilde muhtaplarının da hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda özel haberlerinin kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılması durumunda hukuki yollara başvurur.