Devletin kurumlarına sızan, yurt dışı kaynaklı şer odaklarının beslediği hain Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları 15 Temmuz’da milli iradeye, demokrasiye ve seçilmiş hükümetimi hedef aldığı kalleş bir kalkışmaya girişti. Türkiye Cumhuriyetini yıkmak için harekete geçen darbeciler, milletin direnişiyle amaçlarına ulaşamadı. Darbe girişimi sonrasında hain FETÖ’cülerin yargılanması, sızdıkları kurumlardan temizlenmesi konularında en büyük mücadeleyi veren kurumların başında yargı teşkilatı vardı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, SABAH Gazetesi Ankara İstihbarat Şefi Halit Turan’a konuştu.
“15 TEMMUZ KAHRAMANLIK DESTANIDIR”
Türk demokrasi tarihinin aynı zamanda darbeler tarihi olduğunu belirten Yılmaz Tunç, 27 Mayıs 1960 darbesi 10 yıl süren başarılı bir iktidarın, Menderes iktidarının devrilmesiyle sonuçlanmıştı. Milletimiz, o dönemin imkânlarıyla darbeye karşı mücadele edememişti. Darbeciler başarılı olmuştu. Sonrasında 1971 yılında gerçekleştirilen 12 Mart Muhtırası yine demokrasimize karşı bir darbe girişimiydi. 12 Eylül 1980’de de vesayetçilerin başarılı olduğu bir darbe yaşadık. Darbe mağdurları idam edildiği, masum insanlar hapislere atıldı. O karanlık günleri millet olarak hep birlikte yaşadık. Daha sonrasında ise ülkemiz 28 Şubat post-modern darbesiyle karşı karşıya kaldı ve seçilmiş hükümet istifa ettirildi. 2000’li yıllara geldiğimizde ise vesayetçi anlayış, milletimizin oylarıyla seçilen AK Parti iktidarına karşı oldu. 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle masa başında bu işleri bitirebileceklerini düşündüler. Bu hain girişimlere de müsaade etmedik. Ülkemiz üzerinde kirli emelleri bulunan vesayetçi zihniyet ve destekçileri, başarısız oldukları tüm bu hain girişimlerinin ardından son çare olarak 15 Temmuz gecesi tankları, milletin silahlarını milletimize doğrulttular. Hain FETÖ’cülerin, onlara arka çıkan mihrakların, destek veren odakların unuttukları bir şey vardı. Türkiye, darbecilere ve vesayetçi anlayışa boyun eğen eski Türkiye değildi. Darbe girişiminin ilk anında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağırısıyla liderine güvenen aziz milletimiz, meydanları doldurdu, tanklara ve vesayetçi zihniyete geçit vermedi. Bunun için 15 Temmuz, milletin istiklalini yine milletimizin azim ve kararlılığının kurtardığı yeni bir kahramanlık destanıdır. 15 Temmuz, tüm Türkiye’nin, milletimizin tüm fertlerinin zaferidir” dedi.
“YARGI BU KEZ DARBECİLERİN YANINDA OLMADI”
O karanlık gecenin ilk saatlerinde darbe ve işgal girişimiyle ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarının soruşturmalar açtığını, hain darbeciler hakkında gözaltı ve yakalama kararı verdiğini belirten Tunç, “27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat’ta vesayetçilerin yanında duran yargı yerine 15 Temmuz’da milli iradenin yanında duran, darbecileri yargılayan, millet düşmanlarından hesap soran bir yargıya hep birlikte şahitlik ettik. Yargı mensuplarının kahramanlıklarıyla gurur duyduk. Bu cesurca tavır, artık emperyalistlerin ve vesayetçilerin Türk yargısını esir alamayacağının en büyük göstergesi olmuştur. İşte bunun için diyoruz ki bugün Türk yargısı her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır”
3 BİN DARBECİYE ÖMÜR BOYU HAPİS
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, FETÖ soruşturmalarıyla ilgili güncel bilgileri de paylaştı. Darbecileri, kurumlara sızan FETÖ mensuplarını ve gizli yapılanmaları çözmek için Cumhuriyet savcılıklarının soruşturma ve kovuşturmalarını büyük bir titizlikle sürdürdüğünü, sürdürmeye de devam ettiğini kaydeden Tunç, “Yargı, ülkemize ve milletimize ihanet eden bu şer şebekesinin üzerine kararlılıkla gitmiştir. Bu kapsamda 289 fiili darbe davasının tamamı karara bağlanmıştır. Bu kararlardan temyiz incelemesini tamamlanan 206’sı Yargıtay tarafından onanmıştır. Fiili darbe davaları ile ilgili şu ana kadar bin 634 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet, Bin 366 kişi hakkında müebbet, bin 891 kişi hakkında süreli hapis cezası olmak üzere toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Aynı zamanda bu davalarda; 2 bin 870 beraat, 964 ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Genel olarak ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında bugüne kadar 705 bin 172 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu kişilerden 61 bin 796’sı hakkında soruşturma, 23 bin 52’si hakkında ise yargılamalar ilk derece mahkemeleri nezdinde devam etmektedir. Sonuçlanan kararlara göre ise 125 bin 456 kişi hakkında mahkumiyet, 33 bin 215 kişi hakkında ise diğer karar türlerinden verilmiştir. Ayrıca soruşturmalar sonucunda 357 bin 205 kişi hakkında takipsizlik, yargılama sonucunda ise 104 bin 448 kişi hakkında beraat kararı verilmiştir. Şu anda Ceza infaz kurumlarında toplam 13 bin 251 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır” dedi.
YARGIDA TEMİZLİK DEVAM EDİYOR
Yargının kendi içinde de temizliğinin devam ettiğini, HSK tarafından 2016 yılında 16 bin 176 hakim ve savcı görev yapmaktayken, yapılan inceleme ve soruşturmalar sonucunda FETÖ ile irtibat veya iltisakı tespit edilen 4 bin 6 kişinin ihraç edildiğini kaydeden Tunç, bunun da Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından FETÖ ile ne kadar etkin bir şekilde mücadele edildiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Tunç, FETÖ ile ilgili sonradan ortaya çıkan bilgi ve belgeler, devam eden soruşturma ve kovuşturmalar çerçevesinde tespit edilen hususlarla ilgili HSK tarafından hakim ve savcılarla ilgili inceleme ve soruşturmaların da devam ettiğini vurguladı.
GÜLEN’İN İADESİNİ ABD ADALET BAKANLIĞI BEKLETİYOR
FETÖ elebaşı Fetullan Gülen hakkında Adalet Bakanlığı tarafından 19 Temmuz 2016, 19 Temmuz 2017 ve 3 Kasım 2017’de ABD makamlarına 7 iade talebi yapıldığını kaydeden Bakan Tunç, “Bu taleplerle 15 Temmuz darbe teşebbüsü başta olmak üzere FETÖ elebaşının 27 suçtan ülkemize iadesi istenmiştir. Bahse konu iade dosyalarına terörist başı hakkındaki mevcut tüm deliller eklenmiş, ülkemizde halen devam eden soruşturmalar ve kovuşturmalar kapsamında elde edilen yeni deliller de derdest iade talepleri üzerinden ABD’ye ayrıca gönderilmiştir. Özellikle FETÖ elebaşından aldıkları talimatlara istinaden darbe teşebbüsünü planlayıp yöneten ve 15 Temmuz gecesinde darbe teşebbüsünün merkezi olan Ankara Akıncı Askeri Üssü’nde yakalanan 5 sivil FETÖ üst düzey yöneticisinin birbirleriyle ve FETÖ elebaşıyla irtibatına ilişkin deliller ABD’ye gönderilmiştir. Diğer taraftan, FETÖ elebaşının ülkemize iade dosyalarına ilişkin olarak ABD makamlarınca talep edilen ek bilgiler de eksiksiz olarak karşılanmıştır. Şunu açıkça ifade edelim ki iade dosyalarımız tam ve eksiksizdir. Tüm deliller ABD makamlarıyla paylaşılmıştır. Darbe girişiminin FETÖ tarafından ve FETÖ elebaşının talimatıyla gerçekleştirildiğine dair somut tüm deliller ABD’li mevkidaşlarımızla paylaşılmıştır. Gelinen aşamada, Türkiye ile ABD arasındaki iade anlaşmasında belirlenen tüm koşulları taşıyan talep, ABD Adalet Bakanlığı uhdesinde bekletilmektedir” dedi.
115 ÜLKEYE BİN 637 FETÖ’CÜNÜN İADE TALEBİ YAPILDI
Türkiye olarak, yurt dışında bulunun FETÖ üyelerinin iadeleri konusunda ise tüm girişimleri eksiksiz bir şekilde sürdürüldüğünü, bu kapsamda FETÖ mensupları hakkında 115 ülkeye gönderilen iade talep sayısının bin 774 olduğunu kaydeden Tunç, “iadesi talep edilen kişi sayısı bin 637’dir. Bu talepler üzerine 132 kişi, çeşitli ülkeler tarafından sınır dışı edilerek veya iade talebi kabul edilerek ülkemize teslim edilmiş, 427 talep ise çeşitli gerekçelerle reddedilmiştir” dedi.
SABAH GAZETESİNE TEŞEKKÜR
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, o karanlık gecede ve sonrasındaki süreçte yaptığı yayınlarla darbecilerin karşısında cesaretli bir duruş sergileyen Sabah Gazetesi’ne de teşekkür etti. Tunç, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bugüne kadar insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri koruyan, adalete erişimi güçlendiren birçok reforma imza attık. Bu anlayışla bundan sonra da Türkiye yüzyılını adaletin ve haklının yüzyılı olarak inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bunun en önemli adımlarından biri hiç şüphesiz yeni sivil Anayasa olacaktır. Her türlü vesayet gölgesinden arınmış, her maddesinde temel hak ve özgürlüklerin özümsendiği, herkesin rahatlıkla “İşte benim Anayasam” diyebileceği bir Anayasa ülkemizin en önemli ihtiyaçlarından biridir. Bu itibarla; hukukun üstünlüğünü temel alan, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, kuşatıcı, temel hak ve özgürlükleri önceleyen ve Gazi Meclisimizde milletvekillerimizce büyük bir mutabakatla kabul edilecek yeni ve sivil bir anayasa yapmayı, aziz milletimize borcumuz olarak görüyoruz. FETÖ ile mücadeledeki kararlılığımızdan hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Çünkü bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ülkemizi, milli birlik ve beraberliğimizi hedef alan tüm terör örgütleriyle mücadelemizi de kararlılıkla sürdüreceğiz. O karanlık gecede ve sonrasındaki süreçte yaptığı yayınlarla darbecilerin karşısında cesaretli bir duruş sergileyen Sabah Gazetesi, insanların haber alma hakkı kapsamında çok önemli bir görevi yerine getirmiştir. Sorumlu yayıncılık ilkesiyle hareket ederek bu süreçte dezenformasyon ve manipülasyonun önüne geçen, ilkeli habercilik anlayışıyla milli duruşundan taviz vermeyen Turkuvaz Grubuna, Sabah Gazetesine ve cefakar basın emekçilerine teşekkür ediyorum. 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde vatanımız için can veren şehitlerimizi, kahramanlarımızı rahmetle anıyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum” dedi.
