16 Ağustos 2026 · Pazar · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
Adalet Bakanlığı

Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında o gizli plan ortaya çıktı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı öne sürülen yapılanmanın Türkiye’yi 17 bölgeye ayırdığı ve faaliyetlerini İstanbul Ümraniye’deki bir vakıf üzerinden yönettiği iddia edildi. Dosyaya dayandırılan haberlerde, yapı içerisinde farklı alanlarda faaliyet gösteren özel komisyonlar kurulduğu ve alınan kararların “ulak” olarak adlandırılan kişiler aracılığıyla bölgelere iletildiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli tutuklandı.

SON.TV/ANKARA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında yeni ayrıntılar gündeme geldi.

Soruşturma dosyasındaki tespitlere dayandırılan haberlerde, yapılanmanın Türkiye genelinde hiyerarşik bir sistem kurduğu, ülkeyi 17 ayrı bölgeye ayırdığı ve her bölge için özel sorumlular görevlendirdiği ileri sürüldü.

Dosyaya ilişkin kamuoyuna yansıyan organizasyon şeması ve kişilere atfedilen görevler, henüz kesinleşmiş bir yargı kararı niteliği taşımıyor. Şüpheliler hakkındaki suçlamaların yargılama sonucunda kesinlik kazanacağı belirtiliyor.

YÖNETİM MERKEZİ OLARAK ÜMRANİYE’DEKİ VAKIF GÖSTERİLDİ

Soruşturma dosyasına dayandırılan bilgilere göre yapılanmanın yönetim merkezi olarak İstanbul’un Ümraniye ilçesinde bulunan Gümüşsoy Sevim Kur’an Okutma Vakfı gösterildi.

İddiaya göre yapılanmanın finansal, idari, hukuki ve manevi faaliyetlerine ilişkin kararlar bu merkezde alınıyordu. Kararların “ulak” olarak tanımlanan kişiler vasıtasıyla bölge sorumlularına, buradan da illerdeki alt birimlere iletildiği öne sürüldü.

Bölge sorumlularının kendi alanlarındaki faaliyetleri takip ettiği, merkezden gelen talimatların uygulanmasından ve sonuçlarının yeniden yönetime bildirilmesinden sorumlu tutulduğu iddia edildi.

TÜRKİYE’Yİ 17 BÖLGEYE AYIRDIKLARI İLERİ SÜRÜLDÜ

Dosyaya yansıdığı belirtilen organizasyon modelinde Türkiye’nin 17 ayrı idari bölgeye ayrıldığı ifade edildi.

Her bölgenin başına bir sorumlu getirildiği, bu kişilerin illerdeki eğitim, ticaret, muhasebe ve diğer faaliyetleri merkez adına takip ettiği öne sürüldü. Bölgesel sistemin, yapılanma içerisindeki haberleşmenin ve mali denetimin tek merkezden sürdürülmesini sağlamak amacıyla kurulduğu iddia edildi.

Bölge sorumlularının kimlikleri ve yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir resmî liste ise kamuoyuyla paylaşılmadı.

YAPI İÇİNDE ÖZEL KOMİSYONLAR KURULDUĞU İDDİASI

Soruşturma dosyasına dayandırılan haberlerde, yapılanmanın farklı faaliyet alanlarını yönetmek amacıyla 16 özel komisyon oluşturduğu ileri sürüldü.

Kamuoyuna yansıyan komisyonlar arasında Çamlıca Kitap Yayın, Personel, Ortaokul, İnşaat, Muhasebe, Ticari İşler, Teknik İşler, Hac ve Umre, İrşad, Mutfak-Gıda-Kermes, Kız Kursları, Lise, Üniversite, Daimi Grup ve Resmî İşler komisyonları gösterildi.

Komisyonların eğitim faaliyetlerinden ticari ilişkilere, muhasebeden inşaata ve kamu kurumlarındaki evrak işlemlerine kadar farklı alanlarda çalıştığı iddia edildi.

KOMİSYONLARA FARKLI GÖREVLER VERİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ

Dosyaya ilişkin haberlerde Daimi Grup Komisyonunun, yapılanma içerisinde eğitim verilmesi düşünülen kişileri belirlediği ileri sürüldü.

Resmî İşler Komisyonunun kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili evrak süreçlerini takip ettiği; İrşad Komisyonunun ise dinî faaliyetlerin yönlendirilmesi ve denetlenmesinden sorumlu olduğu iddia edildi.

Muhasebe ve Ticari İşler komisyonlarının gelir-gider işlemleri, şirket bağlantıları ve ticari faaliyetleri takip ettiği; eğitim alanındaki komisyonların da farklı yaş gruplarına yönelik faaliyetleri koordine ettiği öne sürüldü.

ŞİRKETLER VE PARA TRANSFERLERİ İNCELENİYOR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın önemli bölümlerinden birini mali hareketler oluşturuyor.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ilk MASAK raporunda, şüphelilerle bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler üzerinden gerçekleştirilen yurt içi ve yurt dışı para transferlerinin incelemeye alındığı bildirildi.

Savcılık, para hareketlerinin kaynaklarını, şirketler arasındaki bağlantıları ve mal varlıklarının edinilme biçimlerini araştırıyor. İncelemelerde banka kayıtları, şirket hesapları, ticari belgeler ve dijital materyallerin değerlendirildiği belirtiliyor.

Şüphelilerin bazılarına soruşturma dosyasında farklı mali ve idari görevler atfedildiği, ancak bu görev tanımlamalarının henüz kesinleşmiş mahkeme hükmü niteliği taşımadığı vurgulanıyor.

AKBACAKOĞLU’NA TİCARİ VE BÜROKRATİK İLİŞKİLER İDDİASI

Soruşturma dosyasına dayandırılan haberlerde, tutuklanan şüphelilerden Mehmet Akbacakoğlu’nun yapılanmanın “ticari, siyasi ve bürokratik ilişkiler sorumlusu” olarak nitelendirildiği öne sürüldü.

Akbacakoğlu’nun ticari faaliyetlerin yönetimi ile siyaset ve bürokrasi alanındaki temasların organizasyonunda rol aldığı iddia edildi.

Bu suçlamalar ve kişiye atfedilen görevler konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Akbacakoğlu’nun savunmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama da kamuoyuna yansımadı.

HİLMİ TUNA KURİŞ’E “FİNANS YÖNETİCİSİ” SUÇLAMASI

Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in yapılanmanın mali yapılanmasında önemli bir konuma sahip olduğu ileri sürüldü.

Dosyaya dayandırılan haberlerde Hilmi Tuna Kuriş’in şirketler ve para akışından sorumlu “finans yöneticisi” olduğu iddia edildi. Mali hareketlerin aile içerisindeki isimler aracılığıyla kontrol edildiği öne sürüldü.

Hilmi Tuna Kuriş hakkındaki arama ve yakalama çalışmalarının devam ettiği bildirilirken, kendisine yöneltilen iddialara ilişkin bir savunma kamuoyuna yansımadı.

DİĞER ŞÜPHELİLERE ATFEDİLEN GÖREVLER

Dosyaya ilişkin haberlerde Alihan Kuriş’in asistanı olduğu öne sürülen Fahri Candemir’in, yapılanmanın operasyonel talimatlarının iletilmesinde rol aldığı iddia edildi.

Mehmet Hilmi Molla’nın genel muhasebe işlemlerinden ve para trafiğinden, Nezih Murat Büyükgöze’nin iletişim ile birimler arasındaki koordinasyondan sorumlu olduğu ileri sürüldü.

Metin Güder’in ise yapılanma içerisindeki hiyerarşik düzen ve disiplin sistemini takip ettiği iddia edildi.

Söz konusu görev tanımları soruşturma dosyasına dayandırılan haberlerde yer alıyor. Şüpheliler hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir mahkeme kararı niteliği taşımıyor.

ALMANYA’DAKİ VIKZ AÇIKLAMASI DOĞRULANDI

Haberlerde yapılanmanın Almanya’daki faaliyetleriyle, merkezi Köln’de bulunan İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) arasında bağlantı bulunduğu öne sürüldü. Ancak Alihan Kuriş soruşturması ile VIKZ arasındaki kurumsal bağı ortaya koyan, kamuoyuna açıklanmış resmî bir savcılık belgesine açık kaynaklarda ulaşılamadı.

VIKZ’nin kendi internet sitesindeki bilgilere göre kuruluş, Eylül 1973’te Köln’de kuruldu. VIKZ’nin 50’nci kuruluş yıl dönümü için 16 Eylül 2023’te düzenlenen törene Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in katıldığı kuruluşun resmî açıklamasıyla doğrulandı.

Bazı haberlerde kuruluş tarihi 1975 olarak aktarılırken, VIKZ’nin resmî kayıtlarında kuruluş yılı 1973 olarak belirtiliyor.

16 EKİM 2023 TARİHLİ ORTAK AÇIKLAMA

VIKZ’nin internet sitesinde 21 Ekim 2023’te yayımlanan açıklama, Kuzey Ren-Vestfalya’daki İslami dinî kuruluşlarla eyalet yönetimi arasında 16 Ekim 2023’te gerçekleştirilen görüşmenin ardından hazırlandı.

Ortak açıklamada Hamas’ın 7 Ekim saldırıları kınandı, rehinelerin derhâl serbest bırakılması istendi ve Yahudi kurumlarına yönelik saldırı çağrılarına karşı çıkıldı. Açıklamada ayrıca antisemitizmin Kuzey Ren-Vestfalya’da yerinin olmadığı belirtildi.

Aynı açıklamanın varlığı Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Hükûmetinin resmî internet sitesindeki 22 Aralık 2023 tarihli duyuruda da doğrulandı.

Ancak söz konusu açıklama, VIKZ ile eyalet yönetimi arasındaki görüşmeye katılan dinî kuruluşların ortak metni niteliğinde. Açıklamanın Alihan Kuriş soruşturmasının bir parçası olduğu veya mali çıkarlar karşılığında imzalandığı yönünde resmî olarak doğrulanmış bir belgeye ulaşılamadı.

70 MİLYON AVROLUK KOMPLEKS İDDİASI TEYİT EDİLEMEDİ

Bazı haberlerde VIKZ tarafından Köln’de 17 bin metrekarelik arazi üzerine 70 milyon avro maliyetle bir kompleks inşa edildiği ileri sürüldü.

Ancak belirtilen arazi büyüklüğü ve proje maliyetini birlikte doğrulayan güncel, birincil ve bağımsız bir resmî belgeye açık kaynaklarda ulaşılamadı. Bu nedenle söz konusu rakamlar kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirilemiyor.

ALİHAN KURİŞ VE 31 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüphelinin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.

Hâkimlik, Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Altı şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.

Soruşturma kapsamında başlangıçta 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, 13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 38 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

BEŞ AYRI SUÇLAMA YÖNELTİLDİ

Soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları kapsamında yürütülüyor.

Savcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Ele geçirilen belgeler, mali kayıtlar ve dijital materyaller üzerindeki incelemeler devam ediyor.

ETİKETLER: #AlihanKuriş #AnkaraCumhuriyetBaşsavcılığı #SuçÖrgütüSoruşturması #Ümraniye #GümüşsoySevimVakfı #MASAK #VIKZ #Almanya #Köln #MaliSuçlar #SonDakika

KAYNAK: SABAH