SON TV

Avukat Dilara Yıldız cinayetinde sanığın savunması kan dondurdu

Türkiye'nin gündemine oturan ve Tuzla'da eski nişanlısı avukat Dilara Yıldız'ı katlettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan Oktay Dönmez'in yargılanmasına devam edildi. Savunmasında olayların bu raddeye gelmesinin suçlusu olarak Dilara Yıldız'ı gösteren sanığın "Ben meşru müdafaa yaptım, kendi kumpasında taksirle ölen biri" sözleri kan dondurdu. Acılı anne babanın gözyaşları ise tüm salondakilerin yüreklerini dağladı.

Avukat Dilara Yıldız cinayetinde sanığın savunması kan dondurdu

Hayatının baharında erkek cinayetine kurban giden genç bir avukatın hikayesi.. Avukat Dilara Yıldız, 10 Ocak tarihinde 10 gündür Samsun’daki ailesinin yanındayken gizlice Tuzla’daki evine giren eski nişanlısı Oktay Dönmez tarafından katledilmişti. Eve geldiğinde karşısında Dönmez’i bulan genç avukat, eski nişanlısını restorana gitmeye ikna etmiş, fakat arkadaşının polisi aramasıyla karşısında polisleri gören Dönmez, elindeki silahla 5 el ateş ederek Dilara Yıldız’ın hayatına son vermişti. Olay sonrası ise adli makamlarca tutuklanan şüpheli Dönmez hakkında 6 ayrı suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve 36 yıl 3 aya kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. celsesi bugün İstanbul Anadolu Adliyesi’nde bulunan konferans salonunda görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Oktay Dönmez bulunduğu cezaevinden getirilirken müştekiler Dilara Yıldız’ın annesiyle babası ve taraf avukatlarıyla birlikte birçok avukat da salonda hazır bulundu.

SUÇU GENÇ AVUKATA ATTI

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Oktay dönmez, yaklaşık 5 yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bomba imha uzmanı olarak görev yaptığını söyleyerek, “İdlib’te ve Suriye’de görev yaptım. Dilara ile tanıştığımda Kuzey Irak’ta görevdeydim. Kendisine inandım ve güvendim. Kendisiyle konuşmalarımız devam etti, 3 ay operasyon bölgesinde kaldım. O dönemde psikolojim iyi değildi” şeklinde konuştu. Daha sonra ailelerin tanıştığını ve nişanlandıklarını anlatan sanık, “Dilara’nın eski eşi bize musallat olmaya başladı. Bize rahatsızlık veriyordu. O dönemde sallantılı bir dönem atlattık. Nişan yaptık, altınlar onda kaldı. Dilara birden bire değişmeye, sorun çıkarmaya başladı. İlerleyen süreçte benden ayrılmaya çalıştı. Nişanda takılan takıların bir kısmını teslim etti” diye konuştu. Sonrasında İzmir’de mesleğime devam ederken tekrar barışıp ayrıldık. Beni maddi ve manevi yönden yıkıntıya uğrattı” dedi.

SANIKTAN SKANDAL SAVUNMA

Dilara Yıldız’ın kendisini arayarak, “Sen benim eve dönmemi bekle ben geleceğim” dediğini söyleyen sanık Oktay Dönmez, “31 Aralık’ta evine gittim. Kapıyı çilingirle açtırdım. Sürekli geleceğini söyleyerek beni oyaladı. Olay günü yemeğe çıkmak istediğini söyledi. El ele gittik, oturduk, yemek yedik, tatlı yedik. Bir anda karşıma 3 adam dikildi. İçlerinden biri direkt sandalyeyi çekip oturdu. ‘Sende silah varmış’ dedi. Ben de ‘Evet askerim’ dedim. ‘Seni buradan çıkarmayacağız, öldüreceğiz’ gibi şeyler söylediler. Bu sırada sağlıklı düşünme yetim kayboldu” ifadelerini kullandı.

“KENDİ KUMPASINDA TAKSİRLE ÖLEN BİRİ”

Sanık savunmasının devamında kendisine kumpas kurulduğunu öne sürerek, “Kötü niyetim, öldürme kastım yoktu. Adamlar da elini beline atıp etrafımı sarmaya çalıştı. Adamlar üzerime doğru gelince beni öldüreceklerini düşündüm. Ben Dilara’yı kenara çekmeye çalıştım. Amacım 2 el havaya ateş etmekti, adamları korkutup kaçırmaktı. Cinnet geçirdim bir anda. Ondan sonrası benim için film, gözümü açtığımda cezaevindeydim. Bir insanla evlilik yoluna girdim, kendimi cezaevinde buldum. Tamamen tezgaha düştüm ben. Kendi kumpasında taksirle ölen kendisi. Ben asker adamım. Bu cinayeti işleyecek ve kötü niyetli olan bir adam olsam dağlık alanda öldürür gömerdim. Ben kendimi savunmak istedim, meşru müdafaa yoluna gittim” dedi.

“GÜNLERCE UYKU UYUMADIM, GÖZ BEBEĞİM GİTTİ”

Acılı baba Ali Yıldız duruşmada gözyaşlarını tutamayarak, ” Ben olay olduğunda cezaevindeydim. Kızım yanıma gelip ‘Araba çok yakıyor, satıcam’ dedi. ‘Tamam’ dedim. İnternete koyduğunda satıcı çıkmış, Oktay’mış o da. Sonra geldi söyledi. Ardından Dilara İzmir’e gitti. Sonra aralarında duygusal bir bağ olmuş, söz kestiler. Ardından olaylar gelişmiş işte, çilingir çağırmış, kızım eve geldiğinde karşısında onu görmüş. Ben videoyu 1 buçuk ay sonra internetten izledim. Kaç gün uyumadım. Benim kızım altın gibi bir çocuktu. Çok çaresizim. Şikayetçi olsam ne olacak ki benim göz bebeğim gitti. Ben adalete güveniyorum” diye konuştu.

ACILI ANNENİN GÖZYAŞLARI SEL OLDU

Dilara Yıldız’ın annesi Elvan Akyel ise “Kızım ilk nişanlısından ayrılmıştı. O sırada da arabasını satışa çıkardığında Oktay’la tanışıyorlar. Kızımın o bunalımında aklını çeldi çiçek çikolatalarla. Kızım bana dedi ki beni istemeye gelecekler, ailesi geldi tanıştık, evde söz yaptık. Nişanlıkları 1 ay sürdü. İzmir’deki evde yaşlı kadınlarla bir sürü fotoğrafını görmüş kızım, ‘Şantaj yapıp kadınlardan para alıyormuş’ dedi, ayrılmak istediğini söyledi ben de destekledim. Kızımdan da sürekli para istiyordu. Kızım şikayet etmiş, uzaklaştırma aldırmış. Ardından kızım yeni araba almıştı, fotoğrafını görüp kızımı tehdit etmeye başladı. Arabayı istedi, keşke kızım arabayı verseydi de benimle kalsaydı. Polisler de bir işe yaramadı, çocuğumu kurtarabilirlerdi. Hiç kimse kurtarmamış, çocuğumun ölümünü herkes seyretmiş orada. Bafra’dayken zaten kızıma ‘Senin kanında duş aldıracağım’ diye mesaj atmıştı” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

ÇİLİNGİRE KENDİ EVİ GİBİ DAVRANMIŞ

Duruşmada tutuklu sanık Oktay Dönmez’e olay günü Avukat Dilara Yıldız’ın evinin kapısı açan çilingir Oğuz G. de tanık olarak dinlendi. Tanık Oğuz G., “Sanık bana kışlada asker olduğunu söyledi. ‘Anahtarımı kışlada unuttum’ dedi. Evin içine girdiğinde kendi eviymiş gibi ışıkları yaktı. Ben sadece kapıyı açtım, yeni anahtar çıkarmadım. ‘Göbeğin değişmesine gerek yok’ dedi” şeklinde konuştu. Müşteki avukatı sanığın cinayeti tasarlayarak yaptığının altını çizerek cezalandırılmasını isterken çilingir ve sitenin güvenliğinin de sanık sıfatıyla dosyada yer alması gerektiğini savundu.

SANIK AVUKATINDAN PSİKOLOJİK İLAÇ İDDİASI

Cumhuriyet savcısı mütalaasında sanığın kullandığı hattın tespit edilmesini, sanığın yeniden telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, tüm kamera görüntülerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Sanık avukatı ise “Müvekkil 5 yıl boyunca Kuzey Irak’taki operasyonlara giderek askerlik mesleğini yapmıştır. Bundan dolayı da ciddi şekilde psikolojisi bozulmuştur. Bu olaylar olduğu dönemde de psikolojik tedavi görüyormuş, hala da cezaevinde görüyor ve ilaç kullanıyor” dedi.

AKIL SAĞLIĞI İÇİN RAPOR ALINACAK

Duruşma sonu mahkeme, gelmeyen tanıklar hakkında zorla getirme emri çıkarılmasına, sanığın telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair rapor alınmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı erteledi.

“KIZIMIN KANI YERDE KALMASIN”

Çıkışta basına yapan anne Elvan Akyel, “Kızımın kanının yerde kalmamasını istiyorum. Sanığın çok ceza almasını istiyorum. Hatta idam edilmesini istiyorum. İdam da gelsin istiyorum. Böylelerinin idam edilmesi gerekir. Benim çocuğum haksız yere öldürüldü. Herkesin gözü önünde. Orada kurtaracak çok kişi vardı. Benim çocuğumu kimse kurtarmadı. Polisler de kurtarmadı. Avukatlarımız sanığa gereken cezayı aldıracak. Kanunlarımıza, Devletimize güveniyorum.” diyerek konuşmasını bitirdi.