SON TV

Cimbom’un borcu belli oldu!

Galatasaray'ın 31 Aralık 2018 itibarıyla borcunun 2 milyar 825 milyon lira olduğu açıklandı. Borç-alacak farkının ise 1 milyar 265 milyon lira olduğu duyuruldu.

Cimbom’un borcu belli oldu!

Galatasaray’ın 31 Aralık 2018 itibarıyla borcunun 2 milyar 825 milyon lira olduğu açıklandı. Borç-alacak farkının ise 1 milyar 265 milyon lira olduğu duyuruldu.

Sarı-kırmızılı kulübün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Anadolu Auditorium Toplantı Salonu’nda yapılan yıllık olağan mali genel kurulunda üyelere dağıtılan raporlarda, gerçekleşen hesap hareketleri konusunda bilgiler yer aldı.

Kulüp ve bağlı ortaklıkların net borcunun toplam 2 milyar 825 milyon 755 bin 791 lira, alacakların ise 1 milyar 560 milyon 123 bin 356 lira olduğu belirtildi.

Borç-alacak farkının 1 milyar 265 milyon 632 bin 435 lira olduğu aktarıldı. Galatasaray Kulübünün 31 Aralık 2017 itibarıyla borç alacak farkı, 1 milyar 163 milyon 430 bin 729 lira olarak gerçekleşmişti.

GALATASARAY SPOR KULÜBÜ, 1905

Galatasaray Spor Kulübü, Türk Spor Tarihi’ndeki öncü olma özelliğini hiç kuşkusuz içinden doğduğu ve gene öncü bir kurum olan Galatasaray Lisesi’nden (Mektebi Sultani) almıştır. Okul ile kulüp arasındaki koparılmaz bağ, yadsınamayacak bir gerçeklik ve övünç kaynağıdır.

Devlet adamı yetiştirmek amacıyla II. Beyazıt tarafından 1481’de kurulan mektep, adını kurulduğu bölgeden alır ve “Galata Sarayı” olarak anılmaya başlar. Okul modern konumuna 1 Eylül 1868’de Sultan Abdülaziz döneminde kavuşur. Okul’ un yeniden yapılanmasıyla birlikte, Türkiye’de de gerçek anlamıyla ilk sportif çalışmalar başlamış olur ve okulda Beden Eğitimi dersi jimnastikçi ‘Monsieur Curel’ tarafından eğitim programına konur. Bu atılımlar gerçekten bir devrim niteliği taşımaktadırlar. Curel, modern aletler eşliğinde çalıştırdığı öğrencileri sportif açıdan geliştirirken, onlar için Kağıthane’de bir idman Bayramı düzenler. Yıl 1870’tir. Bu etkinlikte başarı gösteren sporcular değişik ödül ve madalyalar kazanır ve yarışmaların sonunda öğrencilere “kuzulu pilav” verilir. Bu da, sonraki yıllarda bir başka geleneğin başlangıcını oluşturur.

Curel’den sonra görevi devralan yabancı spor hocaları (M. Moiroux, Signor Martinetti, Stangali gibi), jimnastik ve atletizmin yanı sıra, değişik branşlara da eğilerek (yüzme, kürek, aletli jimnastik), bir ilki daha başlatmış olurlar. Bu çalışmaların ürünü çok geçmeden alınmaya başlanır ve adı Türk Spor Tarihi’ne altın harflerle yazılan Faik Üstünidman’ın yanı sıra, Binbaşı Mazhar Kazancı, Abdurrahman ve Ahmet Robenson kardeşler GSL’nde görev alıp, izcilik, tenis, hokey gibi spor dallarının öğrenciler arasında yaygınlaşmasını sağlarlar. Özellikle Üstünidman’ın ön ayak olmasıyla, öğrenciler futbolla tanışırlar. Ama oynanan futbol, bir kör dövüşünden farklı olmayan ve kural tanımayan bir koşuşturmayı andırmaktadır. Ama futbol GSL’ nin Tören Kapısı’ndan adımını atmış ve tam bir salgına dönüşmüştür.

1901 yılında İstanbul’da yaşayan iki İngiliz, James Lafontaine ve Horace Armitage, Rum ve İngiliz oyunculardan oluşan Kadıköy Futbol Kulübü’nü kurmuşlar ama 1903’te takımdaki İngilizler bir anlaşmazlık sonucu ayrılarak Moda Kulübü’nü oluşturmuşlardır. 1904 yılında ise bu kulüpler, Imogen, Elpis, Strugglers takımlarıyla anlaşarak, İstanbul Futbol Birliği’ni hayata geçirmişler ve bugünkü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın yerinde bulunan “Union Club-İttihat Spor” sahasında düzenli karşılaşmalar yapmaya başlamışlardır. Görüldüğü gibi bu takımlar yabancı ya da azınlık takımlarıdır. Türk olmayan ekiplerin gerçekleştirdikleri bu ilk futbol karşılaşmaları, GSL öğrencilerini hem ilgilendirir hem de çok üzer. Artık onların amacı, kendi futbol kulüplerini kurmak, ölesiye sevdikleri bu oyunun kurallarını “hatmetmek” ve yabancılarla boy ölçüşmektir.

0/5 (0 Reviews)
ETİKETLER: