SON.TV/İSTANBUL
Ulaştırma eski Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un yaklaşık 10 yıl önceki ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden açılan soruşturmada yeni deliller dosyaya girmeye devam ediyor.
Başsavcılığın 2026/8086 sayılı soruşturmasında Denizolgun’un ölümünün ve geçmişte yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikâyetler üzerine feth-i kabir kararı alınmış, Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı 19 Ağustos’ta açılmıştı.
Soruşturmanın son aşamasında ise olay gecesi yapılan 155 Polis İmdat görüşmelerine ilişkin çözüm tutanağındaki kayıtlar dikkat çekti.
“İHBARI KİM YAPTI BİLMİYORUM” BEYANINA KARŞI KRİTİK KAYIT
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan Doktor Nurettin Demirkol’un, olayın üzerinden geçen yılların ardından acil ihbarı yapan kişinin kim olduğunu bilmediğini beyan ettiği öğrenildi.
Ancak dosyaya giren 8 Eylül 2016 tarihli 155 Acil Çağrı İhbarı Çözüm Tutanağı, söz konusu ihbarın bizzat Demirkol tarafından yapıldığını ortaya koydu.
Tutanakta iki ayrı telefon görüşmesi yer aldı. Demirkol’un her iki görüşmede de kendisini ismiyle tanıttığı görüldü.
İLK ARAMA SAAT 00.29’DA
İhbar çözüm tutanağına göre ilk görüşme saat 00.29’da başladı.
155 operatörünün telefonu açmasının ardından arayan kişi kendisini “Ben Doktor Nurettin Demirkol” sözleriyle tanıttı.
Demirkol, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini belirterek ölüm nedeninin belli olmadığını ve olayın adli makamlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Demirkol’un görüşmede, aile hekimi olduğu hastasının ani şekilde vefat ettiğini, ölüm nedeninin belli olmadığını ve hâkim ile savcının görmesi gerektiğini belirttiği tutanağa geçti.
ADRES OLARAK BEYKOZ RİVA’YI VERDİ
155 operatörü görüşme sırasında Demirkol’dan olayın gerçekleştiği adresi istedi.
Demirkol, olay yerinin Beykoz Riva’daki Öğümce Köyü olduğunu söyledi ancak açık adresi tam olarak bilmediğini belirtti.
Bölgenin jandarma sorumluluk alanında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine 155 operatörü Demirkol’dan 156 Jandarma hattıyla irtibata geçmesini istedi.
İlk görüşme bu şekilde sona erdi.
4 DAKİKA SONRA İKİNCİ KEZ 155’İ ARADI
Ancak telefon trafiği bununla sınırlı kalmadı.
İhbar çözüm tutanağına göre Demirkol, ilk görüşmeden yalnızca 4 dakika sonra, saat 00.33’te 155 Polis İmdat hattını yeniden aradı.
Demirkol ikinci görüşmede de kendisini ismiyle tanıtarak biraz önce vefat eden bir kişiyle ilgili aradığını bildirdi.
Jandarmayla görüştüğünü ancak kendisine olay yerinin polis sorumluluk bölgesinde olduğunun söylendiğini aktaran Demirkol, yeniden 155’ten yardım istedi.
OPERATÖR SORDU: “BURADA ŞÜPHELİ ÖLÜM KONUSU MU VAR?”
İkinci görüşmedeki en dikkat çekici bölüm ise 155 operatörünün ölümün niteliğine ilişkin sorusu oldu.
Operatör, Demirkol’a olayda şüpheli ölüm bulunup bulunmadığını sordu.
Tutanağa göre Demirkol, ölümü “şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm” şeklinde tanımladı.
Böylece Demirkol’un olay gecesi yaptığı ihbarda Denizolgun’un ölümünü yalnızca ani bir ölüm olarak değil, açık şekilde “şüpheli ölüm” olarak nitelendirdiği kayıtlara geçti.
“SAVCININ GÖRMESİ GEREKİYOR”
Dosyaya giren kayıtlardaki bir başka ayrıntı ise Demirkol’un ilk görüşmede adli makamları işaret eden sözleri oldu.
Demirkol, ölüm nedeninin belli olmadığını belirterek olayın hâkim ve savcı tarafından görülmesi gerektiğini ifade etti.
155 operatörü adres bilgisinin alınmasının ardından ekiplerin yönlendirilmesi amacıyla kayıt oluşturdu.
Görüşmenin sonunda olay yerinin bulunamaması durumunda ihbar sırasında kullanılan telefon numarasından kendisine ulaşılacağı Demirkol’a bildirildi.
Demiryol ise beklediklerini söyledi.
Tutanağa göre görüşmenin arka planındaki bir kişinin kendisine ulaşıp ulaşamadığını sorması üzerine Demirkol, ulaştığını belirtti.
İFADE İLE 155 KAYDI ARASINDAKİ FARK DOSYADA
Soruşturma bakımından dikkat çeken noktalardan biri, Demirkol’un sonradan verdiği ifade ile olay gecesine ait 155 kayıtlarının içeriği arasındaki farklılık oldu.
Demirkol’un acil ihbarı yapan kişinin kim olduğunu bilmediği yönündeki beyanına karşılık, 155 çözüm tutanağında iki ayrı görüşmede kendisini “Doktor Nurettin Demirkol” olarak tanıttığı kayda geçti.
Aynı kayıtlarda Demirkol’un ölüm nedeninin belli olmadığını söylemesi, savcının olayı görmesi gerektiğini belirtmesi ve ölümü “şüpheli, beklenmedik ani ölüm” şeklinde nitelendirmesi de yer aldı.
FETH-İ KABİRDEN SONRA ÜÇ AYRI BİRİM İNCELEDİ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma yalnızca 2016 yılındaki kayıtlarla sınırlı değil.
Başsavcılığın talebiyle Denizolgun’un mezarı açıldı ve gerçek ölüm nedeninin yeniden belirlenebilmesi amacıyla adli inceleme süreci başlatıldı.
3 Eylül 2026 itibarıyla soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Feth-i kabir işleminden elde edilen materyaller üzerinde Adli Tıp Kurumu bünyesindeki Morg İhtisas Dairesi Kemik ve Diş İnceleme Şubesi, Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi ve Biyoloji İhtisas Dairesi tarafından ön incelemeler tamamlandı.
DOSYA ATK 1. İHTİSAS KURULU’NDA
Ön incelemelerin tamamlanmasının ardından dosya, mevcut bilgi ve belgeler üzerinden rapor hazırlanması amacıyla Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’na havale edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Arif Ahmet Denizolgun’un ölüm nedeninin ve ölüm şeklinin açıklığa kavuşturulmasına yönelik soruşturması devam ediyor.
ETİKETLER: #ArifAhmetDenizolgun #NurettinDemirkol #BakırköyCumhuriyetBaşsavcılığı #ŞüpheliÖlüm #155Polisİmdat #FethiKabir #AdliTıpKurumu #Denizolgun









