SON TV

Devlet’i devlet sırları ile tehdit eden oluşumlar!

Hakan Soylu, SON.TV için yeni parti kuran Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nu analiz etti. Soylu, çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.

Devlet’i devlet sırları ile tehdit eden oluşumlar!

Hakan Soylu, SON.TV için yeni parti kuran Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu analiz etti. Soylu, çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.

İŞTE O ANALİZ

“Devlet sırrına konu bilgiler, “gizli” ve “sır” niteliği taşır. Bir başka ifadeyle bilgiler, “Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına veya mili güvenliğine zarar verebilecek veya Ülkenin Anayasa ile kurulan düzenini veya dış ilişkilerini tehlikeye düşürebilecek nitelikte” olmakla birlikte, Devletin güvenliği uyarınca “mutlaka korunması gereken, aksi halde Devletin savunmasını ve güvenliğini zayıf duruma düşürecek” gizli bilgiler ve sırlardan ibarettir. Daha önce kritik yerlerde görev alan devlet adamları, bürokratlar, bakanlar ülke savunma ve saldırı stratejileri, MGK stratejileri, dış politika stratejileri, istihbarat, ekonomik istihbarat ve istihbarata karşı koyma stratejilerine hakim olanların DEVLET sırlarını ifşa etmek gibi bir girişimleri olamaz. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihinden bugüne kadar  devlet işleyişinde ve kodlarında yer almaz.

Bu bağlamda iki örnek ile analizimize başlayalım: İlk olarak Ali Babacan’ın siyasi biyografisini incelemeye alalım. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi ve MKYK üyesi oldu. 58. ve 59. hükûmetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 60. Hükümet’te ise Dışişleri Bakanı ve Avrupa Birliği ile müzakerelerde Başmüzakereci olarak görev yapmaktaydı. Egemen Bağış’ın Devlet Bakanı ve Başmüzakereci konumuna getirilmesinin akabinde sadece Dışişleri Bakanı olarak bir süre görevine devam etti. 1 Mayıs 2009’da gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığı’nı Ahmet Davutoğlu’na devretti. 1 Mayıs 2009 tarihinden sonra Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak hükûmetlerde görev yaptı. 28 Ağustos 2015 tarihinde başbakan yardımcılığı görevini Cevdet Yılmaz’a devretti. Davutoğlu hükûmeti döneminde başbakan danışmanlığı yapmış, 2018 yılının Haziran ayında yapılan genel seçimleri için milletvekili adaylığı için başvuru yapmadı. 8 Temmuz 2019’da kurucusu olduğu AK Parti’den istifa etti. Ali Babacan’ın kurucular kurulunu oluşturduğu bir heyet, yeni partinin kuruluş dilekçesini 9 Mart 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na verdi, partinin adı “DEVA” kısaltmasıyla Demokrasi ve Atılım Partisi oldu, 90 kişilik kurucular kurulu listesinde eski bakanlardan Sadullah Ergin, Nihat Ergün, Selma Aliye Kavaf ile AK Parti’den istifa eden İstanbul milletvekili Mustafa Yeneroğlu da yer aldı.

İkinci örnek olarak Ahmet Davutoğlu’nun biyografisini incelemeye alalım: Ahmet Davutoğlu’na, dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve dönemin başbakanı Abdullah Gül’ün 17 Ocak 2003’te birlikte aldıkları ve 18 Ocak 2003’te Resmî Gazete’de yayımlanan kararla büyükelçi unvanı verildi. 1 Mayıs 2009’da parlamento üyesi olmamasına rağmen dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dışişleri bakanlığına atandı. 2011 genel seçimlerinde Konya milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kabinesinde Dışişleri Bakanı olarak görevine devam etti. 27 Ağustos 2014’te, Adalet ve Kalkınma Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde genel başkan seçildi. 28 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başbakanlık vekaletini aldı ve 62. hükûmeti kurmakla görevlendirildi. Ahmet Davutoğlu başbakanlığında kurulan 62. hükûmet, bakanlar kurulu listesini 29 Ağustos 2014 tarihinde açıkladı. 6 Eylül 2014 cumartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan güven oylaması sonucunda 133 ret oyuna karşılık alınan 306 kabul oyuyla 62. hükûmet, Davutoğlu başbakanlığında güven oyu alarak resmen göreve başladı.  Ahmet Davutoğlu, 2015 genel seçimleri sonrasında 45 gün içinde hükûmetin kurulamamış olması üzerine cumhurbaşkanının TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi üzerine ülkeyi 1 Kasım 2015’te yapılacak seçime kadar yönetmek üzere seçim hükûmeti başbakanı oldu. Davutoğlu Başbakanlık görevinden 22 Mayıs 2016 tarihinde istifa etti. 9 Eylül 2019 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi üyeliğinden istifa etti. 13 Aralık 2019’da Ahmet Davutoğlu önderliğinde Gelecek Partisi kuruldu. Davutoğlu partinin kurucu genel başkanı seçildi.

Gelelim analizimizin can alıcı kısmına: Her iki isim Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en kritik birimlerinde görev almış, devlet işleyişi, devlet sırları ve gizli kalması gereken kodlara erişmişlerdir. Kısacası Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına veya mili güvenliğine zarar verebilecek veya Ülkenin Anayasa ile kurulan düzenini veya dış ilişkilerini tehlikeye düşürebilecek nitelikte birçok sırra vakıflardır.

Bu sırlara vakıf olan iki isim kaynağı ve gücü nereden geldiği belli olmayan farklı oluşumlar içerisine girmiş ve yeni siyasi partiler kurmuşlardır. Ancak düşündürücü olan siyasi parti kurmaları değil, mevcut DEVLET yönetimini hedef almak için farklı medya kanalları üzerinden DEVLET sırlarını ifşa etmeye yönelik üstü kapalı ifadeler kullanılmasıdır.

Unutulmamalıdır ki kişiler geçici, DEVLET kalıcıdır. DEVLET kendisine üst düzeyden alt düzeye hizmet eden tüm evlatlarını emekliliğinde de korumaya alır, emeklilik maaşları ve diğer ekonomik ve sosyal desteklerle ekonomik özgürlüğünü verir. Ayrıca kişilerin güvenliğine kadar ciddi bir bütçe harcar.

Özetle; DEVLET’in bütün imkanlarından yararlanıp, bunca sırra ve bilgiye sahip olan iki ismin mevcut DEVLET başkanına muhalefet olmak adına devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve mili güvenliğine zarar verebilecek veya Ülkenin Anayasa ile kurulan düzenini , dış ilişkilerini tehlikeye düşürebilecek nitelikte sosyal medya ve medya kanallarında konuşmaya ve/ya sosyal medya hesaplarında organize hesaplarla yeltenmeleri, görevde bulundukları süre ile ilgili demeç vermeleri  son derece üzücüdür. DEVLET, bu ve benzeri eylemler karşısında dış ilişkilerine, milli savunmasına veya mili güvenliğine zarar gelmemesi için bir kanun çıkarır, bu ve benzeri eylemlere giren eski üst düzeyden tutunda alt düzeydeki isme kadar olanların rütbesini alır, normal emekli maaşı ile yaşamına devam etmesinin yolunu açar.”

2.7/5 (7 Reviews)