SON TV

FETÖ KOM, Terör ve İstihbaratı böyle kullanmış!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstihbarat Daire Başkanlığı’nı ele geçirmeye çalıştıkları gerekçesiyle36 kişi hakkında hazırlanan iddianamede FETÖ’nün kadrolaşma faaliyetleri ve örgütsel amacı gerçekleştirmek için işlediği suçlar yer aldı.

FETÖ KOM, Terör ve İstihbaratı böyle kullanmış!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstihbarat Daire Başkanlığı’nı ele geçirmeye çalıştıkları gerekçesiyle çoğu dairenin eski çalışanı 36 kişi hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı bilgiler yer aldı.

İddianamede, Fetullahçı Terör Örgütü’nün KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele), Terör ve İstihbarat birimlerindeki kadrolaşma faaliyetleri ve örgütsel amacı gerçekleştirmek için işlenen suçlar yer aldı. 

İŞTE İDDİANAMEDEKİ O BÖLÜM:

“Örgüt Polis Koleji, Polis Akademisi ve Polis Okulları gibi eğitim birimleri ve Personel Daire Başkanlığı’nın merkez ve taşra birimlerinde yeterli güce ulaştıktan sonra ‘korku imparatorluğu’ oluşturmak, hedeflerine ulaşmak için istihbarat arşivindeki bilgi ve belgeleri amaca uygun hale getirerek hasım cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde kullanmak, himmet vermeyenleri, piyasadaki serbest rekabet şartlarına aykırı olarak ekonomik anlamda zarara uğratmaya çalışmak ya da kamudaki mensupları aracılıyla çeşitli gerekçelerle denetlemeler yaptırmak ve cezalar kestirmek veya organize suç örgütü kapsamında operasyon yaparak baskı altında tutmak ve menfaat elde etmek, ele geçirmeyi hedeflediği kamu kurumunda kendi elemanlarının önünü açmak maksadıyla çeşitli suç isnatlarında bulunarak itibarsızlaştırmak, meslekten ihracını sağlamak, bu kapsamda operasyonlar gerçekleştirmek gibi örgütsel hedefler doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü’nün stratejik/operasyonel birimlerini (KOM, terör, istihbarat vb.) kullandığı müşteki ifadelerinden ve savcılık iddianamesinden anlaşılmaktadır.

SORUŞTURMA GEÇİREN MENSUBUNU…

Örgüt KOM, terör ve istihbarat gibi birimleri amaçları doğrultusunda aktif bir şekilde kullandığı gibi kendisine yönelik ciddi iddiaları da araştırmayarak veya sürüncemede bırakarak kapatma yoluna gittiğine, soruşturma geçiren örgüt mensubu personelini Genel Müdürlüğün çok önemli Daire Başkanlıklarına yerleştirerek korumaya aldığına dair örneklere geçmiş dönemli araştırma ve raporlarda rastlanmaktadır. Bu durum örgütün emniyetin stratejik/operasyonel birimlerini hedeflerine uzanan bir sıçrama tahtası olarak görerek hem saldırı hem de savunma amaçlı kullandığını göstermektedir.

Örgütün, devlet yapılanması içerisinde en güçlü olduğu alanların başında, güçlü bir istihbarat ağına sahip olması gelmektedir. Öyle ki, kamu kurumlarında çalışan örgüt mensupları elde ettikleri bilgileri örgüte aktarmakta ve toplanan bütün bilgiler yukarıda birleştirilerek, büyük bir havuz oluşturulmaktadır. Örgüt, hedeflerine ulaşmak için bu havuzdaki bilgi ve belgeleri amaca uygun hale getirerek hasım cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde kullanmaktadır. Süreç, önce olayın kendilerine yakın medyaya sızdırılması ve kamuoyu oluşturulması ile başlamaktadır.

Dini ve milliyetçi söylemi konjonktüre göre örgüt çıkarlarına hizmet eden bir motif olarak kullanan Fetullah GÜLEN, bir konuşmasında “(…) bir yandan hasım cepheyi, mükemmel işleyen haber alma teşkilatıyla içinden tanırken, öte yandan da hasım cephenin aynı faaliyetlerine kendi içimizde sürdürmesine müsaade edilmemeli ve imkân tanınmamalıdır. Evet, devlet ve milletin bekası ve hayatiyeti adına önem arz eden her dinamiğin üzerinde etraflıca durmalı, bu dinamikleri sistematik hale getirmeli, günümüzün teknolojik imkânlarından da faydalanarak bu faaliyetleri gerçekleştirmeli. (…) ve bilhassa haber alma hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde olunmalıdır.” diyerek örgüte yol göstermekte ve varacağı hedefi işaretlemektedir.

Örgütün ‘istihbarat ağı ya da gücü’ konusunda bahsedilmesi gereken bir husus da F. GÜLEN’in sahip olduğu ileri sürülen arşivdir. Bu yasadışı arşivde; örgütün yasadışı adli ve önleme dinlemeleri, kendine ait gelişmiş cihazlarla yaptığı teknik takip, telefon ve ortam dinleme kayıtları, kamu personeline yönelik fişlemeler ile örgütle teması olan öğrencilerin ve ailelerinin bilgileri bulunmaktadır. Söz konusu arşive veri aktaran en önemli unsurların başında İstihbarat birimleri gelmektedir.

ARŞİVLEME!

FETÖ/PDY’nin Devletin tasarrufunda bulunması gereken kamu gücünü, kendi örgütsel çıkarları lehine kullanmakta olduğu anlaşılmaktadır. Topluma hizmet etmek için var olan Emniyet teşkilatının istihbarat birimleri;

Örgüt tarafından mensuplarının kendilerine bağlılık derecesini,

Şahısların ne iş yaptığını ve kazancını tespit ederek himmet toplantılarında kullanabileceklerini gelir düzeylerine göre kategorize etme ve asgari finansman sağlamada,

İşadamlarının açıklarını tespit ederek şantajla örgüte finansman sağlamada,

Kendilerinden olan ve olmayanların tutum ve davranışlarını takip etmekte,

Bireylerin dini, siyasi, ekonomik, etnik köken vb. durumlarını kayıt altına almakta,

Kişisel zaafları dâhil şahıslar hakkında biyografik bilgi formları tutmakta,

Örgüt güvenliğine yönelik önleyici iş ve işlemlerde,

Örgütün ele geçireceği hedeflere yönelik keşif faaliyetlerinde ve taarruza geçileceğinde silah olarak faydalanılabilecek tüm argümanların toplanmasında, 

İstihbarat, KOM ve Terör gibi örgütün yapılandığı operasyonel birimlerle işbirliği içinde örgütün organizasyonuyla usulsüz soruşturmaların icra edilmesinde,

Devleti, siyaseti ve toplumu dizayn etmede kullanılmaktadır.

Kamu kurumlarında çalışan örgüt mensuplarının bilgileri de örgüt tarafından güncel olarak arşivlenmektedir.

17-25 ARALIK…

Elde edilen istihbari mahiyetteki bilgilerin, istihbarat birimlerindeki örgüt mensupları tarafından sorumlu olunan bir üstüne gönderildiği ve arşiv oluşturduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu arşivden, örgütün ihtiyaç duyduğu anlarda pek çok kez faydalanıldığı görülmüş, örneğin örgütün komple taarruza geçtiği 17-25 Aralık sürecinden sonra montajlı kasetlerin örgüte yakın medya organlarına servis edilmek suretiyle kullanıldığı, örgütsel işbirliği içerisinde polis-medya birimlerinin ele ele vererek belirlenmiş hedeflere saldırıya geçtiği, süreç sonrasında ise örgüt açsından işlerin yolunda gitmemesi nedeniyle söz konusu örgüt mensubu polis-medya birlikteliğinin birbirini sahiplenme derecesine vardığı, tüm bunların örgütün varlığını ve gücünün ulaştığı noktayı gösteren önemli deliller olduğu kanısına varılmıştır.”