SON TV

Jeopolitik depremlere hazırlıklı olmak

Ülkelerin tarihinde her gün her yıl her on yıl önemlidir. Ancak önümüzdeki on yılın Türkiye için en önemli zaman dilimlerinden biri olacağına dair her türlü işaretin var olduğunu söylemek mümkün.

Öncelikle 1984’den beri devam eden ve ülkeye her açıdan maddi manevi çok önemli faturalar çıkaran ayrılıkçı terörün sona erebileceğine dair ilk defa ciddi sayılabilecek işaretler alınmaya başlandı. Demokratik hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi, hukuk ve sosyal devlet yapısının güçlendirilmesiyle ülke bütünlüğünü etkileyen diğer mezhepsel ve ideolojik fay hatlarının gittikçe daralması ve ortadan kalkma sürecine girebilecektir.

Önümüzdeki dönemlerde iç yapısını güçlendirmiş, siyasi ve ekonomik istikrar içinde gelişen bir ülke olarak Türkiye uluslararası toplulukta özlenen saygın yerini alabilecek, bulunduğu hassas coğrafyada bölgesel ve küresel sorumluluklarını yerine getirebilecektir.

Bu dönem aynı zamanda Türkiye’nin AB üyelik süreci düğümünün şu veya bu şekilde çözümleneceği bir zaman dilimi olacaktır. Düğümün tam üyelik veya başka bir yönde gelişmesi Avrupa-Atlantik ve Avrasya jeopolitiğinde kaçınılmaz önemli sonuçlar doğuracaktır. Öte yandan, daha da önemlisi, yakın bölgemiz tarihi bir dönüşüm içine girmiş gibi görünüyor.

Suriye’nin geleceği halen bir muamma olmaya devam ediyor. Gelişmelerin alacağı seyir, bütün bölgeyi şu veya bu şekilde etkileyecektir. Bu gelişmelere, 1990 Körfez savaşıyla Irak’da başlayan gelişmelerin vardığı son aşama da eklenince denklemin kapsamı daha da genişlemektedir. Irak deyince hemen akla gelmesi gereken bir ana unsur olarak İran’ın Körfez de dahil geniş coğrafyadaki rolü ve buradan hareketle bütün bu manzaranın geri planını oluşturan ve Dünya’nın büyük aktörlerinin ana rolü üstlendikleri enerji sorunları , hemen yanımızaki “büyük oyunun” diğer unsurlarını teşkil ediyor.

O itibarla, Türkiye’nin önümüzdeki on yılda yakın bölgemizde (Balkanlar-Kafkasya- Orta-Doğu) yaşanması muhtemel jeopoliitik depreme karşı koyabilmek için iç bünyesini süratle sağlamlaştırmak durumundadır. Bunun da yolu, kurucu üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi’nin demokrasi, insan hakları hak ve özgürlükler, hukuk devleti gibi evrensel kurallarına sımsıkı bağlanmakdan, içselleştirip uygulamaktan geçiyor.

Bu konuda, resmi kurum kuruluşlar yanında , özellikle STK’lara, medyaya önemli bir rol düşüyor. Gelişmelerin dikkatle ve yakından takibedilmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gereği ortaya çıkıyor .

Gerçekle dezenformasyonu, doğruyla yanlış bilgilendirmeyi , amaçlı yönlendirmeyle objektif yorumları ayırdetmek ve kamuoyunun soğukkanlı ve akılcı biçimde ülke çıkarları doğrultusunda bilgilendirmek ve yorumlarla beslemek yaşamsal bir önem kazanıyor.

SON.TV’nin bu amaçlar doğrultusunda ve bu ihtiyaca cevap vermek üzere yola çıktığına inanıyorum.

SON.TV’ye başarılı uzun bir yaşam diliyorum.

YAZARIN SON YAZILARI