SON TV

Sahte Mehdiler

Sosyal ve güncel konularda yazılar kaleme alan Prof. Dr. Sefa Saygılı’nın bu haftaki köşesinde Türkiye’de ve dünyada tartışılan Mehdilik yer alıyor.

SAHTE MEHDİLER

55-60 yaşlarında mühendis karı-koca görüşmek istediler. “Bize vakit ayırmanız gerekir. Kızımızla ilgili çok büyük derdimiz var. Sizin fikrinizi soracağız.”

Kızları iyi yetişmiş, üniversiteyi parlak derece ile bitirmiş, halen endüstri mühendisi olarak çalışan biriymiş. “Ben sol fikirlere sahibim. Kızımı dinden uzak yetiştirdim. “ diye söze başladı baba ve sözlerine şöyle devam etti: “Ne olduysa üniversite öğrenimi sırasında oldu. Kızım oruç tutmaya, bazen namaz kılmaya başladı. Ben hoşgörülü ve demokrat bir insanım. Hiç itiraz etmedim. Ancak şimdi durumun farklı olduğunu anladım. Anormallik var ortada. Kızım ortaokul terk, çalışmayan başıboş bir erkeğin peşine takılmış. Onunla aynı evde kalıyor. Üstelik bir hanım daha var aynı evde. Yani adam kızımı haremine katmış. Kızım onun mehdi olduğuna, 10 yıl sonra kıyametin kopacağına inanıyor. Müridi olduğu kendisinden 10 yaş büyük adamla konuştum. Gözüm hiç tutmadı. Kızımın sırtından geçinen, onu kullanan bir serseriydi bence.”

Şehir Anneleri ve H. Ç.

28 Şubat sürecinde ülke gündemini sık meşgul etti. H. Ç. “şehir anneleri” diye bir kadınlardan oluşan grup kurmuştu. “Kaçak yapılaşma, fuhuş ve uyuşturucuya hayır” sloganıyla faaliyetler yapıyordu. “Kendine Müslümanım diyen insanların, benim düşüncelerimi dinledikten sonra bana Müslüman demesi mümkün değil.” , “İstihbarat örgütleri adına çalışıyorum.” gibi garip ve beylik cümleleri vardı. Kadınlar çalışıyor, ücretlerini H. Ç. alıyordu. Televizyonda bir programda bu grubu kollayan gibi konuşmama rağmen kendimi beğendirememiş olacağım ki hakaret ettiler. “Sen H. Ç.’ya hakkını vermedin. O mehdidir.” diye bağırıyorlardı.

Aradan yıllar geçti. Grubun mensubu bir kadın birkaç ay önce ofisime geldi. Başladı anlatmaya: “Meğer H.Ç. ajanmış. Bizi karın tokluğuna çalıştırdı, çok para kazandı. Şimdi ABD’de yaşıyor. Kızlarla cinsellik yaşadığı da ortaya çıktı. Mehdi zannettiğimiz kişi bizi aldattı. Sahtekârın tekiymiş.”

Beyaz Atındaki Mehdi

Meslek olarak bu tip mehdilik hezeyanına sahip hastalarla çok sık karşılaşır oldum. Aslında bu iddia ile ilk defa üniversitede öğrenci iken muhatap olmuştum. Bir arkadaşım şeyhinin mehdi olduğunu, kendisini şu an gördüğünü ve işittiğini, 1400 hicri yılının başında beyaz atıyla ortaya çıkarak mehdiliğini ilan edeceğini inanarak anlatıyordu. Şeyhini birlikte ziyarete gittiğimizde değil onu her an izlemek, tanımadığını gördüm. Şeyh çok yaşlıydı ve sandalyede zorlukla oturabiliyordu. Belli ki bunama sürecine girmişti. “Bu mübarek daha yerde oturamıyor, ata nasıl binecek?” diye soracak oldum. Arkadaşımın öfkeli bakışları üzerine sustum. Bu konudaki soruyu bile kabullenememişti.

Ne mi oldu? Arkadaşımın şeyhi 1400 yılına girmeden vefat etti.

Daha sonra çok sayıda mehdilik iddiasıyla karşılaştım ve karşılaşıyorum. Yukarda anlattıklarım sadece bir kaçı…

Mehdilik Nedir?

Mehdi, kurtarıcı anlamındadır ve Kur’an’da sözü edilmez. Zayıf kabul edilen bazı İslami kaynaklarda geçer. İslâm dünyasında, özellikle kargaşa ve ümitsizliğin hakim olduğu devirlerde “mehdi bekleme” fikri ve “mehdi olduğunu iddia etme” toplumu sarmış, yaygınlaşmıştır. Bunlardan oldukça başarı kazananlar da mevcuttur. Sudan’da ortaya çıkan ve “mehdi” olduğunu iddia eden Ahmet adlı kişi 1884 yılında İngilizlerle mücadele ederek yönetimi ele geçirmiş ve halifeliğini ilan etmiştir.

Kendisinde dini üstün bir nitelik görerek çevresine taraftar toplayan ve yalıtılmış topluluklar oluşturan bir çok mistik kişiye bugün de çeşitli ülkelerde rastlanılmaktadır. Bu toplulukların birçoğunun bilgisizlik, hurafe veya dini fanatizme dayanan psikotik, dissosiyatif veya hipnotik durumlar olduğuna inanılmaktadır. 1978 yılında Guyana’da Halkın Tapınakları mezhebi lideri James Jones ve 1000’den fazla taraftarının kitleyi intiharı dikkatleri bu grupların üzerine çekilmiştir. ABD’de buna benzer az veya çok otistik olan yüzlerce dini topluluk bulunmaktadır.

Son yıllarda ülkemizde de mehdilik veya mesihlik hezeyanıyla ortaya çıkan ve çevresine taraftar toplayan mistik kişiler giderek artmaktadır. Bu kişilerin kiminin şarlatan, kiminin de hezeyanlı algılamaları olan ve hezeyanına kendisi de inanan paranoyaklar olduğu görülmektedir. Ailelerin çocuklarına sahip çıkarak bu tür kapılmalardan uzak tutmaları şarttır.

Mehdilik iddiasındaki bu paranoyakları nasıl anlayacağımıza gelince:

Sahte mehdilerin en belirgin farkları mağrur, kibirli, kendilerine aşırı güvenen kişiler olmalarıdır.
Paranoyaklar, tavsiye ve telkini hiçbir zaman dikkate almazlar. En akıllı, en üstün kendileridir ve böyle şeylere ihtiyaçları yoktur.

Paranoyaklar, kullara teşekkürü bilmezler. Başlarına gelen her nimeti, kendisine gösterilen her yakınlık ve yardımı mehdiliklerine bağlarlar, herkes ona hizmet etmelidir.
Her olayı, her tavrı hezeyanına yarayacak şekilde yorumlarlar. Kabahati, günahı, kusuru hiçbir zaman üstlenmezler.

Paranoyak mehdiler sathi bakışla dini yaşayışa sahip görünseler de incelendiklerinde; dinin hükümlerini alt üst ettikleri, birçok farz ibadeti reddettikleri veya saptırdıkları halde, olmayan bazı ibadet türlerini uyguladıkları görülür.

Yalancı mehdiler başkasına verici davranmazlar. Aksine taraftarlarından devamlı alır, onların sırtından zenginlik ve konfora ererler.

En mühim özelliklerinden biri de yalancı olmaları ve takıyye yapmalarıdır. Bunu mehdiliklerini ispat için gerekli ve şart görürler. Mehdi olduğuna inandırabilmek gayesiyle herkese değişik ve çelişkili davranışlarda, açıklamalarda bulunurlar.

YAZARIN SON YAZILARI
Yaşlılıkta cinsellik - 17 Şubat 2017
Anne ile sohbet - 10 Mayıs 2016
Yürüyüş - 2 Ocak 2016
İyilik terapisi - 6 Ekim 2015