SON TV

Kuzey Suriye’yi es geçmeyelim

SON TV sitesinden merhaba!..

Değerli dostlar, şâyet benden bıkmadıysanız, bundan sonra haftada bir, SON TV sitesinde de beraber olacağız. Allah izin verirse, bu köşede her şeyi yazacağız… Siyaset, edebiyat, kitap, sinema, resim, kültür, sanat, tarih…

Tanıyanlar bilir… Ben kitabı ortasından açan; zülf-i yâre dokunmaktan büyük zevk alan; sözü hep meclisten içeri söyleyen; bana dokunmayan yılana da dokunan; arı kovanına ve birinin tekerine çomak sokma muzipliği yapan; herkesin tavuğuna “kışt” diyen; söylenmesi gerkene “Gözünün üstünde kaşın var.” diyen biriyim. Damardan yazmayı çok severim. Hayat düturum “3 D”dir: Deli-Dolu, Doğrudan… Deli-doluyum; çünkü “akıllı boş” olmaktansa, deli-dolu olmayı tercih ederim.

Eskiler ne dermiş: Evvel selam, ba’dehu kelam… Yani önce selam, sonra kelam…Biz de kelâma gelelim ve Kuzey Suriye konusuna girelim.

Uzaktaki yangın sizi pek ilgilendirmez ama yangın komşunuzdaysa, evinizi korumak zorunda kalırsınız.

Suriye aylardan beri yanıyor ve alevi evlerimizi tehdit etmiyor; zaman zaman da kıvılcımları düşüyor…

Ceylanpınar’a düşen bembaları ve mermileri unutmayalım. Kimse düşen bu bomba ve mermilerin, tesadüfen ve yanlışlıkla düştüğünü zannetmesin!…

Yazımın konusu, sınır ilçelerimize düşen bombalar ve mermiler değil… Sınırın hemen öte yakasında bir bölge Suriye’den koptu; farkında mısınız? Koptu ve PKK kontrolündeki legal görünüşlü PYD’nin kontrolüne girdi. Artık burada düzenli PKK ordusu çalışmaları var.

PKK’nın “Rojava, Küçük Güney, Güneybatı Kürdistan” olarak adlandırdığı bu bölge, yabana atılır bir bölge değil. Aslında Misak-ı Millî sınırları içinde. Cizre’nin karşısından başlıyor, Kırıkhan’ın karşısındaki Afrin şehrinde sona eriyor.

Cizre’nin karşısındaki El-Mâlikiye (Derik)’den başlayıp Nusaybin’in karşısındaki Kamışlı ve bunu Batıya doğru takip eden Amude, Ser-i Kâniye, Tel Ebyed, Kobani, A’zaz, Afrin ve iç tarafta Halep hattına kadar uzanan bu coğrafya, Hatay’ın Kuzeyinden Akdeniz’e açılıyor. Kuzey Suriye’nin Doğusu, zaten Kuzey Irak.

Kuzey Suriye, Suriye’den ha koptu ha kopacak… PYD görünümü altında PKK, Halep’i düşürdüğü anda bu coğrafya yeni bir Kuzey Irak’tır.

Kuzey Irak dağlarında, medenî ve teknolojik imkânlardan uzak, derme-çatma kamplarda, mağaralarda, elektiriksiz, susuz yerlerde varlığını pekiştiren PKK, Kuzey Suriye’yi mutlak surette tahakkümü altına almak istiyor. Çünkü bu coğrafya Kuzey Irak’taki gibi dağlık ve medeniyetten uzak bir alan değil. Her şeyden önce Fırat nehri buradan geçiyor ve üzerinde barajlar var. Fırat’ın Doğusu ve Batısı düz alan ve tarıma son derece elverişli. Ve hepsinden önemlisi, bu coğrafyada hatırı sayılır şehirler var. El-Mâlikiye (Derik), Kobani, Ser-i Kâniye, Afrin gibi yerleşim merkezleri, medenî imkânlarla donanmış şehirler. PKK buralarda tahakküm kurduğu andan itibâren, artık çetin dağ şartlarındaki imkânsızlıklar, yerini şehir imkânlarına terk edecektir. Yani, PKK bu coğrafyada şehirlere inecek ve daha organize, daha etkin olacaktır. Ayrıca, bu coğrafyaya göçler de yaşanacak. Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yaşanacak göçler, kimseyi şaşırtmamalıdır.

PKK şu anda kırsal kökenli bir harekettir ve imkânları çok kısıtlıdır ama Kuzey Suriye merkezli bir hareket olduğu takdirde, tabiat engelli caydırıcılık ortadan kalkacak; dağın engelleyici psikolojisi, yerini şehir câzibesine terk edecektir. Böylece Türkiye’den de PKK’ya katılımlar artacaktır.

PKK sitelerine ve televizyonlarına bakarsanız, silahlı PKK güçlerinin Kuzey Suriye sokaklarında alenî gösteriler yaptığını göreceksiniz. Kuzey Irak’ta halktan tecrit edilmiş şekilde yaşayan PKK, burada halka iç içe yaşayacaktır. Bu, terör örgütleri için en büyük kazançlardan biridir. Hangi terör örgütü bir halk tabanına dayanmak istemez? Orta ve Güney Amerika, Güney Asya terör hareketlerinin rüyalarında bile göremeyecekleri bir imkân, Suriye’nin parçalanmasıyla, PKK’ya altın tepsi üstünde takdim edilmektedir.

Kuzey Suriye’nin en doğusunda ve Cizre’nin karşısındaki El-Mâlikiye (Derik) şehrine Google Erath’tan bir göz atınız. Ana caddenin adı “Rızgari”… Diğer cadde adları: Azadî, Amed, Ararat ve Aram (Son ikisi Ermenice). PKK bu şehirde tahakkümünü kurmuştur. Bunu Ser-i Kâniye ve Afrin takip etmektedir. Kobani ve Kamışlı’da nisbî bir tahakkümü vardır.

Modern ve medenî imkânları olan şehirlere yerleşecek olan PKK’nın, bundan sonra Avrupa şehirlerinde televizyon ve radyo kurmasına gerek kalmayacaktır. Bu yayın organları, çok kısa bir zaman diliminde, Kuzey Suriye’ye taşınacak veya burada yeni televizyonlar, radyolar açılacaktır.

Türkiye’nin barış sürecine kilitlendiği şu günlerde, Suriye sınırımızda, denize açılan bir coğrafya, hem de tüm şehir donanımlarıyla, PKK’nın kontrolüne girmek üzeredir. Buraya tehcir ile yerleşen Ermeni nüfusunu ve Ermeni-PKK iş birliğini de dikkatlerden kaçırmayalım. (El-Mâlikiye’deki Ermenice cadde adlarına dikkat çekmiştim yukarıda.)

Başımızı barış sürecinden biraz kaldırıp Kuzeyimize bakalım. Burada patlamak üzere olan bir bombayı es geçmek olmaz.

Benden hatırlatması… “Nâmık hoca dediydi.” dersiniz sonra.