SON TV

Barış Süreci’ne Aşiret desteği

SON.TV’nin telefon ve bölge muhabirleri aracılığı ile ulaştığı aşiret liderleri ve aşiret mensuplarının kullandığı ortak dil barış olarak karşımıza çıkıyor. Barış sürecine ise tam destek verdikleri kaydediliyor.

Barış Süreci’ne Aşiret desteği

ÖZEL HABER – 21. yüzyıla girdiğimiz bu dönemde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da gücün adı, hâlâ aşiret… Gücün temsilcisi ise aşiret lideri. Bir sözüyle kitleleri harekete geçirebilen aşiret liderleri barış sürecinde büyük rol oynuyor. SON.TV’nin telefon ve bölge muhabirleri aracılığı ile ulaştığı aşiret liderleri ve aşiret mensuplarının kullandığı ortak dil barış olarak karşımıza çıkıyor. Barış sürecine ise tam destek verdikleri kaydediliyor.

Türk Dil Kurumu’na göre aşiret; “Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluklara” deniyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ise aşiret bir yaşam biçimi, hayatın ta kendisi.. Neden bu tanımla başladık, çünkü aşiretlerin barış sürecindeki etkisini ele alacağız.

Şanlıurfa’nın en etkili aşiretlerinden Şeyhanlılar Aşireti mensupları:

Şanlıurfa’nın en etkili aşiretlerinden Şeyhanlılar Aşireti mensupları da farksız bir şey söylemiyor. Hangi aşiret mensubuna sorarsak, ‘Silahlar sussun. Barış gelsin’ sloganı ile bizi karşılıyor. Doğu ve Güneydoğu’nun yıllardır terör yüzünden gelişemediğini savunan aşiret mensupları, “Hangi anne baba evladının cenazesini ister. Hangi Kürt oğlunu dağda olduğu için içi rahat uyur. Hangi Türk anne oğlu Güneydoğu’da çatışmada olduğu için içi rahat uyuyabilir. Hangi Kürt-Türk anne baba evladının ölüm haberini almak ister. Biz yıllardır barış istiyoruz. Bölgemize barış gelsin diyoruz. Analar ağlamasın. Terör bitsin istiyoruz. Öyle de oluyor. Bu süreç başladıktan sonra artık şehit haberi almıyoruz. Dağda PKK’lı öldü haberi almıyoruz. Kardeşçe bir yaşam istiyoruz. Yıllardır bunun acısını çektik. Bundan sonra evlatlarımız Kürdü-Türk’ü ile kardeşçe yaşasın istiyoruz. Barışın bu kez sağlanacağına biz aşiret olarak inanıyoruz” ifadelerine yer verdiler.

Şanlıurfa’nın en etkili aşiretlerinden Bin-i Muhammed aşireti mensupları:

SON.TV’nin ulaştığı birçok Bin-i Muhammed aşireti mensubu bu günlerin özlemini yıllardır çektiklerini ifade ediyor. Şanlıurfa’da bulunan aşiret mensuplarının barışı tam desteklediklerini ifade ederek, “Bizler yıllardır bölgemizde barış bekliyorduk. Köylerimiz kalkınsın. Yıllardır her iki tarafta can verdi. Ölümler arttı. Analar ağladı. Süreç başladığından bu yana bir asker, bir PKK’lı haberi gelmiyor. Analar ağlamıyor. Barış ilk meyvesini verdi” ifadelerine yer verdiler.

Diyarbakır’ın en yerleşik ve yaygın aşireti Ensarioğulları Aşireti mensupları:

Diyarbakır’ın en etkili aşiretlerinden Ensarioğulları aşireti mensupları da diğer aşiretlerden farklı bir cümle kullanmıyor. Tüm aşiret mensuplarının barıştan yana olduğunu söyleyen Ensarioğulları; “Yeter ki kan dökülmesin. Hem askerimiz, hem de diğer evlatlarımız dağlarda ölmesin. Barış gelsin. Bölgemiz ekonomik anlamda kalkınsın” diyor.

50 bin nüfusu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzyıllardır göçebe bir yaşam sürdüren Beritan aşireti mensupları:

SON.TV’nin ulaştığı Beritan Aşireti mensuplarının en büyük arzusu bulundukları bölgelere barış, istikrar ve huzurun sağlanması. Terörün biran önce bitmesi gerektiğini söyleyen aşiret mensupları bulundukları bölgeye devlet eli ile yatırımın da hızlanması gerektiğini vurguluyorlar. Barış sürecinde bütün aşiret mensuplarının tam destek verdiğini kaydeden Beritanlar, sürecin başarı ile sonuçlanacağına da inanıyorlar.

PKK’nin silahlı mücadeleye başladığı 1984 tarihinden bu yana Güneydoğu’da koruculuğu ilk kabul eden bölgenin en büyük aşiretlerinden Jirki aşireti lideri Cemil Öter :

Koruculuk sisteminin başlatılması ardından 28 yıl önce Beytüşşebap ve Hakkari bölgesinde koruculuğu ilk kabul bölgenin en büyük aşireti olan Jirki aşiret liderlerinden Cemil Öter, yaşanan barış sürecine destek verdiklerini söyledi. Süreçle birlikte rahatladıklarını belirten Öter, 1985 yılında ‘kır bekçisi’ adı altında silah aldıklarını ve 1988 yılında ise resmen geçici köy korucusu statüsüne kavuştuklarını söyledi. Öter, ” Bizim aşiretten PKK’ye katılan onlarca kişi var. Kucaklaşmaya, helâlleşmeye hazırız, yeter ki bölgemize barış gelsin” diyor.

YASAL UYARI: Bu haber kaynak gösterilse dahi, aktif link verilmeden alıntılanamaz.

0/5 (0 Reviews)