SON TV

Yeniden Dershane

Son günlerde dershane deniyor başka bir şey denmiyor. Benim gençlik yıllarımda dershane diye bir olgu yoktu. Köyümüz çocuklarından bütünlemeye (o zaman ikmale denirdi) kalan çocuklara ders verirdik. Zaten dershanelerin başlangıcı böyle olmuştur. Daha sonra üniversiteye giriş işine döndü bu iş. Öğrenci sayısı arttıkça, okullar arasındaki farklılıklar çoğaldıkça dershane ciddi bir nitelik kazandı ve kurumlaştı.
Uzun lafın kısası herkesin hemfikir olduğu gibi, bu kurumlar bir ihtiyaçtan doğdu. Böyle bir şey olmasa dershane diye bir işletme olur mu? İhtiyaç bir yerde eğitimdeki fırsat eşitsizliğini giderme işlevi de görür oldu. Eskiden kent merkezlerinde olan dershaneler giderek küçük kasabalara kadar indi. Başlangıçta kendileri de bir eşitsizlik yaratıyordu; kentlerde idi bir, varlıklı aile çocukları gidiyordu iki. Süreç içinde yaygınlaşınca tam tersine eşitsizlikteki makası daraltmaya yarar oldular. Öyle olduğu için kamuoyu sahiplendi, neredeyse savunmayan kalmadı. İlk yıllarda belli varlıklı kesime hitap ediyor diye sol görüşlüler karşı çıktı ve alternatif kurslar açıyorlardı. Sol hayallerden biri de buydu. Bakıldı ki gönüllü işle yürümüyor –ki yürümez- tamamen özel işletmeler oldular. Şimdi, solcu da sağcı da savunuyor.
AKP durup dururken ve bir istek de yokken kapatmaya kalkıştı. İttifak içinde oldukları Hizmet ya da Gülen grubuyla çatışmaya girdiler. Dershanelerin en az üçte birinin bu gruba ait olması nedeniyle muhalefeti bu grup götürüyor. Grubun önderi Gülen Hoca da var gücüyle kavgaya dahil oldu. Sanki ölüm kalım savaşı vardı. Hocaefendi, ağır kinayeli sözlerle Tayyip Erdoğan’a saldırdı. Nereye varır bilemeyiz. İş tatlıya bağlanmalıdır.
Ben, kişi olarak bu konulara kafa yoran biriyim. Yazılar yazdım. Vardığım sonuç şu oldu, herkesin söylediği gibi, iyi denetlenerek ihtiyaç bitinceye kadar devam etmelidirler. Her çeşit dershaneye izin vereceksin, matematik, biyoloji dershanelerine yasak koyacaksın, olmaz. Ayrıca bu iş ticaret alanı. Ticaret ihtiyaçtan doğar. Örneğin eşek yok, semere ihtiyaç kalmadı semerciler tarih oldu. İktidar yayınevlerini kapatıp yayımları ben yapacağım dese ne olur. Bu kafayla diyebilir, zira, Kültür Bakanlığı yayın da yapıyor. Nitekim okur yazarın az olduğu yıllarda insanlar kitabı devlet yayınlarında buluyorlardı. Şimdi ise bakanlık satışı az kaynak kitapları yayımlıyor. Bu iş böyledidir.
Dershaneler bilgi vermiyor teknik öğretiyor diyenler var. Doğrudur. O da bir gereksinmeden oluyor. Siz devlet olarak sınavları bilgiyi tam ölçecek şekilde sorduğunuzda, dershaneler de dönüşecek, tekniği değil bilgiyi öne alacaktır. Eşitsizliği fazla gidermiyor diyenler var. Bence bu da doğru. Ancak, epeyce giderdiği de bir gerçek. Özellikle eğitim olanaklarından yoksun okul öğrencilerinin bilgi açığını bunlar kapatıyor. Eğitimdeki eşitsizlik o derece derin ki gidermek çok zor ve yakın zamanda olmaz. Bir örnek vereyim. Bugün köylerdeki okulların öğretmenleri artık köylerde oturmuyor. 120 km ileriye günü birlik gidip gelen öğretmenler var. Uyuyarak gidiyor, uyku sersemi ders veriyor ve uyuyarak evine dönüyor. Böyle bir öğretmenden ne hayır gelir. Yıllar önce Denizli Acıpayam İlçesi’ne ÖSYM görevlisi olarak gitmiştim. Konu açıldı, eğitim müdürü şunları söyledi: Yolçatı köyündeki öğretmen hakkında şikayet vardı. Soruşturma açtık. Köy Denizli’ye 120 km. Öğretmeni çağırdık, geldi. Bindik arabaya bir süre sonra yol çatallaştı. Hangi yola gideceğimizi bilemedik. Öğretmene sorduk, efendim ben dolmuşla gelip gidiyorum ve uyuyorum bilemem. Vaziyeti alem budur. Böyle bir öğretimin açığını dershaneler kapatmaya çalışıyor, kapatabildiği kadar. Başarı kuşkusuz sadece dershaneye bağlı değil. Ailenin sosyoekonomik durumu, çocuğun zekası ve ilgisi önemli etmen. Dershane güdüleyici, sosyalleştirici ve yönlendirici etki yapıyor. Okulun açığını bir ölçü de kapatıyor.
Dershaneye veliler çocuklarını neden gönderiyor. Çok çalışkan bir çocuğu da gönderiyorlar. İleride kazanamaz da bizden bilir güdüsü baş etken. Ben de iki çocuğumu öyle gönderdim. İleride, ana baba, çocuğuna karşı suçlu olmayayım duygusu etkili oluyor.
Meslek liseleri var. Bunlar genel liselere göre haliyle tam bilgi vermiyor. Şimdi ne dendi, bütün liseler eşit sınava girecek ve kazanan istediği yere gidecek. Doğru da. Ancak, meslek lisesi bilgisiyle çocuk istediği yere giremez. Kader kurbanı olarak ailenin zoruyla o liseye giren çocuğun önü kesiliyor. İşte, dershaneler, çalışkan akıllı meslek liseleri öğrencilerine yardımcı oluyor. Bir AKP milletvekili, ben dershaneler olmasa İHL’yi bitirdikten sonra hekim olamazdım, dedi.
Dershaneleri kapatmak, Talim Terbiye Kurulu eski Başkanı Ziya Selçuk’un deyişiyle, “yasayla ben fay hattının yerini değiştirdim” demeye benzer. Eşyanın tabiatına aykırıdır. Girişimci özgürlüğü büyük yara alır. Yarın öbür gün her işi devlet yapacak denmeyeceği ne malum. Başbakan TV’de yaptığı konuşmada kararlı olduğunu söyledi. O böyle dedikçe meydan savaş alanına dönecek. Ben de isterim paralel eğitim kurumu olmasın. Ancak, koşullar öyle demiyor. Özel okullara dönüşsünler deniyor. Sanki özel okullar bedava imiş gibi. Ekmek bulamazsan pasta yiyin hikayesini anımsatıyor. Bunun yerine şu yapılabilir. Başbakan fakir öğrenciler dershanelere gidemiyor diyor. Öyleyse, özel okula gittiğinde vermek istediğin paranın daha azını kursa gidemeyen fakir öğrencilere kurs parası olarak ver. Adalet daha da pekişsin.
AKP bu olay nedeniyle ağır bir süreçten geçiyor. Özellikle Gülen topluluğu ile çatışmasından memnun olanlar var. Olaya böyle bakmak yanlış ama, siyaset maalesef böyle yanlışlara düşüyor. M. Kemal’in dediği gibi akıl ve bilim ne diyorsa o yapılmalıdır. Yapılması gereken şu anda acil iki şey var. Dershaneleri denetlemek ve dershaneye gidemeyen yoksul çocuklara katkı yapmaktır. Zaten, öğretimde ve tercih edilen okullara girişte düzeltmeler yapıldıkça bu kurumlar kapanır ya da çok azalırlar. Sağduyunun egemen olması dileğiyle.

YAZARIN SON YAZILARI
AYM-ASKER YEMEĞİ - 4 Ocak 2014
Mehmet Akif Ersoy - 25 Aralık 2013
Fişleme ve MGK - 12 Aralık 2013
MGK Kararı - 2 Aralık 2013
Yeniden Dershane - 21 Kasım 2013
YÖK 32 Yaşında - 11 Kasım 2013
Cumhuriyet - 2 Kasım 2013
Yeni Diyarbakır - 22 Ekim 2013
İslam ve Terör - 4 Ekim 2013