SON TV

Dünya Kupası Yolunda

​Geçtiğimiz hafta içinde oynanan maçlar sonrası 2014 Dünya Kupasına gidecek son takımlarda belli olmuş oldu.

​Dünya Kupası için dünyanın çeşitli yerlerinde oynanan play-off maçları sonrası Avrupa’dan dört, Afrika’dan iki ve Güney Amerika’dan bir takım kupaya katılmaya hak kazandı. Play-Off maçlarının en ilgi çekenleri kuşkusuz Avrupa ayağındaki maçlar oldu.

​Özellikle müthiş gol ayaklarına sahip iki takım olan İsveç-Portekiz eşleşmesi büyük bir mücadelenin habercisiydi. Bir tarafta Ronaldo diğer tarafta ise İbrahimoviç’in olması taraflı tarafsız herkesin ilgisini çekmeye yetmişti. Portekizde’ki ilk maç sonunda Ronaldo sözünü söyledi ve takımının 1-0’lık galip gelmesini sağlayan golü attı ve söz söyleme sırasını İbrahimoviç’e bıraktı. Sahaya çıkmadan gerçek anlamda söz söyleyen Zlatan’ın kendini Tanrı yerine koyan açıklamasıyla eşleşmenin galibini sadece kendisinin belirleyeceğini belirtti. İkinci maçta ise Ronaldo, Zlatan’a senden daha iyisi de var dedi. Belki de ulusal takımdaki en iyi performansını göstererek üç gol attı ve takımına Brezilya biletini kazandırdı. İbrahimoviç ise sahada konuşmak yerine basına konuşmayı tercih etti ve “Benim olmadığım Dünya Kupası izlemeye değmez” dedi. Onun gibi bir yıldızın Dünya Kupasın’da olmaması kuşkusuz büyük bir eksiklik olacak ancak katıldığı 2002 ve 2006 turnuvalarında ne yapıp ne yapmadığını da düşünmesi lazım.

​Fransa-Ukrayna eşleşmesinde ilk maçı 2-0 kaybeden Fransa, ikinci maç için saha içinden çok saha dışında çalışmış olsalar gerek, kendileri için artık alışılagelen hakem kararları sayesinde maçı 3-0 kazanmayı başardı. Hakemler için Fransa’nın topu kaleye nasıl soktuğunun her nedense bir önemi olmuyor. Elle olsun, ofsaytla olsun top çizgiyi geçiyorsa sorun yok gol sayılıyor. Bu da Michel Platini faktörü olsa gerek. Kendisinin de daha önce dediği gibi “Siz de UEFA başkanı çıkarın sizin de olsun”.

​Hırvatistan-İzlanda eşleşmesinde Hırvatistan’ın turu geçmesi hiç de şaşırtıcı olmadı. Play-Off’a katılan takımlar içindeki en zayıf ekip olan İzlanda ise her geçen elemelerde üzerine koyarak yol aldığını gösterdi. Toplam 320.000 nüfusu olan bir ülkenin nasıl bu seviyede yer alıp 80 milyona yakın nüfusu olan ülkemizin ise grubunda nasıl dördüncü olduğu büyük bir ciddiyetle düşünülmeli ve ona göre adımlar atılmalı.

​Bizim grubumuzdaki Romanya, Yunanistan’la eşleşti. İlk maçı 3-1 kazanan Yunanistan deplasmanda da istediği skoru aldı ve son yıllarda gösterdiği istikrara uygun şekilde yine Dünya Kupasına katılmayı başardı.

​Afrika’dan Gana ve Cezayir ve Güney Amerika’dan Uruguay’da turnuvaya katılmaya hak kazanarak, 2014 Brezilya’nın 32 katılımcısı tamamıyla netleşmiş oldu. Artık 6 Aralık günü yapılacak olan kura çekimi bekleniyor. Biz ise son iki turnuvada olduğu gibi yine ekran karşısında “İyi olan kazansın” diyerek turnuvayı yarı uykulu yarı uykusuz bir şekilde takip edeceğiz.

Avrupa’da ve Türkiye’de Bu Hafta

​Milli maçlar sonrası yine lig maçalarına dönecek olursak. Bu hafta Avrupa Ligleri çok çekişmeli maçlara sahne olacak.

​İlk olarak İngiltere’de haftanın maçı olmaya aday olan Merseyside derbisi, Everton’ın ev sahipliğinde Goodison Park’ta oynanacak olan maçta şehrin mavileri mi yoksa kırmızıları mı kazanacak göreceğiz.

Bu haftanın asıl büyük maçı ise geçen yılın Şampiyonlar Ligi finalistlerini karşı karşıya getirecek olan Borussia Dortmund-Bayern Münih maçı. İki takımda çok formda ve çok istekli şiddetle izlenmesini tavsiye ettiğim bu iki maçta cumartesi günü ilk maç 14:45’te ikinci maç ise 19:30’da izlenmesi tavsiye olunur.

Bizim ligimizde ise lider Fenerbahçe, Antalya deplasmanına konuk olacak. Çıkış içindeki Antalya, lidere dur diyebilecek mi izleyip göreceğiz. Real Madrid maçı öncesi Galatasaray ise Sivasspor’u konuk edecek.

Haftanın bir başka önemli maçı ise Bursa ile Kasımpaşa arasında oynanacak. Son günlerde en önemli oyuncusu olan Batalla ile yaşadığı sorunların takıma yansımasının ne boyutta olduğunu görme açısından gayet önemli bir maç. Takip edilmesi gereken maçlar arasında yerini alıyor.

Futbolseverler için keyifli bir haftasonu olması dileklerimle.