SON TV

Polis, Devletin mi? Hükümetin mi?

İçerisinde bulunduğumuz hafta adeta bir kor alevi gibi herkesi etkiledi, sıcaklığı her yana dağıldı. Yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları ile başlatılan ve aralarında 3 bakan çocuğunun da olduğu gözaltılarda bugün kimlerin tutuklu yargılanıp, kimlerin serbest kalacağını göreceğiz.

Ancak Hukuki Gündem bu operasyon ile ilgili polis ve emniyet personeli atamalarına değinecek. Yapılan tahkikat hakkında üstlerine ve amirlerine bilgi vermedikleri için haklarından “görevi kötüye kullanma” idari soruşturması başlatılan polis yetkililerinin bu durumu hukuken incelenecek. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olduğu söylenen emniyet teşkilatının operasyonu gizli tutması kanuna uygun mu? Üstlerinden bilgi saklayan yetkili komiserler suç mu işledi?

Adli Kolluk, İdari Kolluk Ayrımı

Kolluk yani polis kavramı idari hukukun en geniş alanını oluşturur. Toplum düzenini sağlamak amacı ile idari yapının vermiş olduğu gücü kullanmak için aldıkları yetki kolluk hizmetlerinin sınırını belirler. İdare kavramı burada “devleti” temsil eder. Kolluk teriminin tanımı kamu düzenini sağlamak amacıyla, kamu özgürlüklerine konulan sınırlamalardır. Polisin hizmet alanı ve sınırları da kanun ile belirlenir. Yani kamu düzenini sağlamak ve bozulan kamu düzenini yeniden tahsis etmek kolluğun yani polisin görevleri arasındadır.

Kolluk hizmetleri yani polisin hizmetleri iki temel ayrım içerisinde yer alır. Bunlardan biri Adli Kolluk hizmetleri diğeri ise İdari Kolluk hizmetleridir.

Adli Kolluk hizmetlerinin görevi, işlenen suçları ve bunları işleyen sanıkları ortaya çıkarmaktır. Gerekli tahkikat ve işlemlerden sonra yakalamak ve yetkili makamlara teslim etmektir. Başka bir değişle adli polisin görevi suç işlendiği zaman ortaya çıkıp gereğini yerine getirmesi ile sınırlıdır. Bu görevin sınırı suçluların cezalandırılmasını sağlama ve yakalanması hizmetini yerine getirmekle sona erer.

İdari Kolluk hizmetlerinin görevi ise işlenmiş suçlardan ayrı ve bunlardan bağımsız olarak, kamu düzenini korumak amacına yöneliktir. İdari polisin amacı, toplumda suç işlenmesini ve kamu düzeninin bozulmasını önlemektir. Yani en kısa tanımı ile bu bir önleyici polistir, engelleyici zabıta hizmetidir.

ADLİ POLİS, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI MI?

Gerek Ceza Muhakeme Kanunu 164. maddesi, gerekse Emniyet Teşkilatı Kanunu 12. maddesi ve Jandarma Teşkilatı Kanunu 7. maddesi gereği Adli Polis (suç takibi polisi) Cumhuriyet Başsavcılığına bağlıdır. Bu kanunların tamamı adli polisi Cumhuriyet Başsavcılığı amirliğinde görevlendirmiştir. Adli Polis emir, talimat ve görevlerini bağlı oldukları Cumhuriyet Savcılarından alır ve hizmetlerini bu sınırlar içerisinde yürütürler. Hakkında gizlilik ve kısıtlılık kararı olan bir dosya hakkında hiçbir adli polis aksine bir hizmet yapamaz ve bu gizlilik kararını amirleri ile dahi paylaşamaz.

Adli Polis hizmetlerinde ast-üst ilişkisi İçişleri Bakanlığı – Emniyet Müdürlükleri – Polis şeklinde değildir. Cumhuriyet Başsavcılığı – Adli Polis şeklindedir. Hizmet devletin yargı ve soruşturma kuvvetini elinde bulunduran Cumhuriyet Savcıları tarafından yürütülür ve üst merci olarak sadece bu makam tanınabilir. Aksi bir durum ilgili adli polisin suç işlemesine ve yargılanmasına neden olabilecektir.

POLİS HAKKINDA İÇ SORUŞTURMA NASIL YAPILIR?

Kanunda “… soruşturma işlemleri, Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle Adli Kolluğa yaptırılır. Adli Kolluk görevlileri, adli göreve ilişkin emirlerini yerine getireceği…” denilir. Adli ve İdari polis bazen aynı kimseler olabilir. Bu durumda hizmetin niteliğine göre ast-üst ilişkisi belirlenir. Polis idari işlemlerde İçişleri Bakanlığına bağlı olur, adli işlemlerde ise Cumhuriyet Savcılıklarına bağlıdırlar.

Polislerin görevleri ile ilgili işleyecekleri suçlardan kovuşturulması da adli ya da idari polis olmalarına göre değişir. İdari polis hizmetlerinden doğan mesleki sorumluluklarda “Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun” uygulanır ve bu esasa göre iç soruşturma geçirir. Adli Polis hizmetlerinden doğan yargılamalar ise Savcılık tarafından yapılır ve suç bu şekilde tespit edilir. Savcı tarafından adli polise soruşturma açılmadıysa ortada suç yoktur. Yani kanuna göre adli polise yönelik emir ve suçun tespiti Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılır.

SON SÖZ OLARAK; Görev yerleri değiştirilen üst düzey emniyet mensubu kişiler hakkında açıldığı söylenen “görevi kötüye kullanma” soruşturmalarının idari polis sıfatı iddiası ile yapılmış olduğu gözükmektedir. Halbuki içerisinde bulunulan soruşturma ve hizmetler adli polis vakasıdır ve tahkikatı Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılabilecektir. Yani hukuken analiz edildiğinde bu vakada polis, İçişleri Bakanlığına değil Cumhuriyet Savcılarına bağlıdır. Herkese Saygılar…