SON TV

Bu odanın sessizliği çıldırtıyor

Bu odadaki sessizliğe en fazla dayanabilen kişi 45 dakika durabilmiş. Sessizlik o kadar fazla ki, halüsinasyonlara neden oluyor.

Bu odanın sessizliği çıldırtıyor

Sessizlikten çıldırtan oda. Bu sessizliğe en fazla dayanabilen kişi 45 dakika durabilmiş. Sessizlik o kadar fazla ki damarınızdan akan kanın sesini bile duyabiliyor, halüsinasyonlar görebiliyorsunuz.

SES TESTLERİ İÇİN YAPILMIŞ

İnsanı sessizlikten çıldırtan bu oda işitme cihazlarının testleri için yapılmış. Oda, ABD’nin Minnesota eyaletinin Minneapolis kentindeki Orfield Laboratuvarında bulunuyor.

ÇILDIRTAN SESSİZLİK

Odanın ses şiddeti, sessizlikten çıldırmanıza neden olan -9 desibel seviyesinde. Sessiz ortamlarda bile 30 ile 60 desibel ses bulunduğu hesaba katılırsa, -9 desibelin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılır.

İnsan kulağının işitebileceği en düşük şiddet 0 desibel olarak belirlendiği düşünüldüğünde -9 desibel ses şiddetine sahip bu odanın tüm sesleri yuttuğu net olarak anlaşılmış olur.

TÜM SESLERİ YUTUYOR

Dolayısıyla -9 desibel, “gerçekten” çok ama çok sessiz bir ortam demektir. Ekosuz oda olarak bilinen bu oda içerisindeki hiçbir ses dalgası yansımamaktadır, ses kaynaklarından çıkan tüm ses dalgaları, özel yalıtım malzemeleri tarafından emilerek tamamen söndürülmektedir. Bu da türümüzün algılayabileceği sesler açısından mutlak bir sessizlik ortamı yaratmaktadır.

Odanın akustiği çıkarılan sesleri yüzde 99.99 yutunca insanın duyabildiği tek ses, vücudundan çıkardığı sesler oluyor. Yani vücut kendinin ürettiği sesleri duyuruyor. Yani kalbinin, damarlarında akan kanın şıkırtısını borudan akan su gibi duyuyor. Kalp atışınızı ve kulaklarınızın içerisindeki kemiklerin kendi doğalarından ötürü çıkardıkları sesleri de bu oda içerisinde net bir şekilde duymanız mümkün.

BU KADAR SESSİZLİK ÇILDIRTIYOR

Ne var ki insan beyni bu kadar sessiz ortamlara adaptif değildir. İnsanın evrimi, belli düzeyde fon sesi olan ortamlarda olmuştur ve beynimiz de doğduğumuzdan sonra sürekli olarak sesli ortamlarda bulunmuştur. Bulunduğumuz en sessiz odalarda bile belli başlı sesler bulunur ve beynimiz buna adapte olur. Ancak bu odada, bu seslerden eser yoktur. Bu yüzden beynimiz bu odada ciddi sorunlar yaşar.

45 DAKİKADAN FAZLA DAYANAN OLMAMIŞ

Öyle ki, bu oda içerisinde en uzun süre durabilmeyi başaran kişi 45 dakikadan fazla dayanamamıştır! Çünkü odadaki sessizliğin bir noktadan sonra beynin çelişkili sinyaller üretmesine ve halüsinasyonlar görmeye başlamasına neden olduğu tespit edilmiştir. Beyin, alışık olmadığı bu durumu düzeltmek için sanrılar görmeye başlamaktadır.

Laboratuvar yetkilisi Steven Orfield odayla ilgili olarak şunları söyledi:
“Bu odada en çok vakit geçiren kişi sadece 45 dakika oturabildi. Sessiz bir ortamda insanın kulakları ortama uyum sağlar. Oda sessizleştikçe siz de daha fazla şey duymaya başlarsınız: kalp atışınızı, akciğerlerinizi, midenizden gelen sesleri.”

“Yankısız Oda”da oturan kişinin sesin kendisi olduğunu belirten Orfield sözlerine şöyle devam etti:

“Yürürken yaydığınız sesler sayesinde bulunduğunuz ortama uyum sağlarsınız. Bu odada takip edeceğiniz bir işaret yok. Denge kurmanızı sağlayan algılamanız zorlaştığı için de yarım saatten fazla kalmayı düşünüyorsanız odada mutlaka sandalyeye oturmak zorundasınız.”

ASTRONOTLAR BURADA TEST YAPIYOR

Odaya giren kişilerin bir süre sonra halüsinasyon görmeye başladığını söyleyen Orfield Amerika’nın dört bir yanından şirketlerin odada bazı testler yapmak için geldiğini belirtirken özellikle NASA’nın astronotlarına uyguladığı “halüsinasyon testleri”nin burada gerçekleştiğini söyledi.

ETİKETLER: