SON TV

Cenevre insani yardım için umut olabilir

Suriye’de üç yıldır devam eden savaşın tarafları olan rejim ile muhalefet ilk kez İsviçre’nin Cenevre kentindeki BM ofisinde karşı karşıya geldi.

Hafta sonu başlayan görüşmelere BM Suriye Temsilcisi Lakdar Brahmi aracılık yapıyor. Rejim ve muhaliflerin görüşmeleri günlerce belki de haftalarca sürebilir.

Cenevre görüşmelerinin iki ana madde üzerinden yürüyeceği şimdiden kesinleşmiş gibi görünüyor.

Birinci gündem; Suriye’nin Humus şehri öncelikli olmak üzere insani yardım koridorunun oluşturulması, ateşkesin ilan edilmesi ve tutukluların değişimidir. İkinci gündem ise siyasi görüşmeler ve geçiş yönetiminin kurulmasının ele alınması şeklinde olacak.

Burada tarafların 3 yıl sonra bir masaya oturmaları uluslararası siyaset ve kamuoyu açısından çok önemli bir gelişmedir.

Çünkü Suriye’de Bosna’yı çağrıştıran bir fotoğrafın izlerini görebiliriz. Batı dünyasında sergilenen işkence fotoğrafları da Cenevre görüşmelerinde, ABD ve Rusya’nın; Suriye meselesini çözmeye doğru bir adım attıklarının emaresidir.

Kısa vadede çözülecek bir sorun gibi görülmese de Suriye’de insani yardıma muhtaç, açlıkla ve hastalıkla mücadele eden 7 milyon insan için bir umut olabilir.

Özellikle kuşatma altında bulunan Humus ve Şam’ın bazı bölgelerinde insanlar açlıktan kaynaklanan ölüm vakalarıyla karşı karşıyadır.

Filistinli mültecilerin kaldığı Yermuk Mülteci kampında 9 ayda 55 kişi açlık sebebiyle hayatını kaybetti.

Siyasi görüşmeler, tutukluların serbestliği, hava bombardımanlarının durdurulması ve geçiş yönetimi gibi konular belki uzun sürecek bir müzakere gerektirecektir.

Bu noktada Cenevre görüşmelerinin ana gündem maddesi Suriye’de Humus başta olmak üzere kuşatma altında bulunan şehirlerin insanlık suçu olarak tanımlanan varil bombaları ve ağır silahlarla vurulmasının önlenmesi, insani yardım ihtiyacının karşılanması, şehirlerde mahsur kalan çocuk ve kadınların güvenli bölgelere tahliye edilmesinin bir an önce sağlanmasıdır.

Humus Cenevre için en büyük sınav olacaktır. Humus şehrine AF Örgütü, BM, Kızılhaç, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün bugüne kadar girmesi gerekirdi. Humus’da insani durum öylesine vahim olarak anlatılıyor ki, insanların açlıktan öldüğü, içme suyu sağlamak için kuyuların kazıldığı, sokak hayvanlarının yendiği aylardır konuşuluyor.

Cenevre hem rejim hem muhalifler hem de Batı ve İslam dünyası için büyük ama son sınav olacaktır.

Cenevre 1’in en önemli kararı geçiş hükümeti idi. Cenevre’ye tartışma halinde ikiye bölünerek gelen muhaliflerin masaya oturmalarının tek ortak noktası geçiş hükümeti meselesi idi. Geçiş hükümeti mevzusu bu müzakerenin tek ana sebebidir.

Suriye rejiminin muhaliflerle aynı masaya oturuyor duruma gelmesi rejim açısından da aslında durumun iç açıcı olmadığının kabulüdür. Siyasi görüşmeler daha uzun süre devam edebilir belki ama dünyanın gözleri önünde işkence fotoğrafları, bombalarla yerle bir edilen şehirler, milyonlarca sığınmacının Avrupa kapılarına kadar dayanması ve açlıktan bir deri bir kemik kalmış insanların fotoğrafları Suriye’de yaşanan insani trajedinin geldiği son nokta Sözün bittiği yerdir.

Özetle; Cenevre kısa vadede sadece Humus şehrinde ve diğer bölgelerde açlıkla ölüm kalım mücadelesi veren insanlara umut olabilir.