SON TV

Muhammed Mursi için Adalet Platformu kurulmalıdır

3 Temmuz 2013 tarihinde askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Muhammed Mursi ve beraberindeki 12 Müslüman Kardeşler yöneticisi, Kahire Ceza Mahkemesi tarafından, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 

Mursi’ye 2012 yılında İttihadi’ye olaylarında protestoculara işkence yapılması, şiddete başvurulması ve tutuklamalardaki rolünden ötürü bu cezayı verdiler.

Mursi’yi bekleyen diğer davaların nasıl sonuçlanacağını bilemiyoruz fakat önümüzdeki davalarda Katar devletine ait El Cezire televizyonu aracılığıyla bilgi sızdırmak, Hamas’a casusluk yapmak, İslamcı bazı mahkûmların hapishaneden kaçırılmasına yardımcı olmak gibi delilsiz, mesnetsiz suçlamalar var.

64 yaşında olan Muhammed Mursi, ilk davadan aldığı cezayı yatacak olsa adeta müebbet gibi 84 yaşında çıkmış olacak.

MURSİ, İLK SEÇİLMİŞ LİDERDİR

Mursi, Mısır tarihinde ilk kez halkın sandığa giderek seçtiği bir lider. 

Aynı zamanda askeri bir darbe ile görevine son verilmiş olması açısından da, üzerinde önemle durulması gereken özel bir durumu var.

Mursi’ye verilen 20 yıllık ceza karşısında ise ilk tepki Batı’dan yani merkezi Amerika’nın New York şehrinde bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) geldi.

Örgüt; darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin 20 yıl cezaya çarptırılmasını; adaletsizlik olarak niteledi ve Mısır’daki dava savcılarının Mursi ile ilgili herhangi bir delil olmadan karar verdiğini açıkladı.

Amerika Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest’in, Mursi’ye yargı sürecinde temel haklarının verilmesini ifade etmesi ilginçti. 

Türkiye’nin haricinde ise İslam ülkelerinin sessizliği ve ilgisizliği bir o kadar düşündürücüdür.

Müslüman Kardeşler davalarında son 15 gün içerisinde 63 kişiye idam ve müebbet kararı çıktı. 

Mısır mahkemeleri ise; ne İslam hukuku, ne de uluslararası hukuk kurallarını tanımaya niyetinin olmadığını göstermektedir.

Mısır’da Müslüman Kardeşler ve Mursi’nin devam eden davalarına uluslararası hukuk örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının katılmasına izin verilmemektedir. 

İnsan Hakları Gözlem Heyetleri’nin bu davaları izleme isteği maalesef karşılık bulamamıştır.

Mursi ve Müslüman Kardeşler üyeleri ilk tutuklandıkları dönemde onları savunmaya giden avukatlar dahi gözaltına alınıp tutuklandı.

Dünyanın gözleri önünde yapılan özgür şaibesiz seçimler sonucunda sandıktan çıkan bir Cumhurbaşkanına yapılan askeri darbe sonucundaki yargılama sürecinin uluslararası camiaya kapalı olması tarihi bir trajedidir.

Muhammed Mursi, halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olmasına rağmen maalesef yargılanma sürecinde özellikle uluslararası arenada, Batı medyasında yeterince destek bulamadı.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye ülkeleri ise, BM’nin Ortadoğu versiyonu bir kurum olduğu için buradan bir şeyler beklememiz hayal olurdu.

Türkiye’nin Mursi’ye başından beri verdiği desteğin bundan sonraki süreçte ise uluslararası adalet, hukuk platformunda devam etmesi daha hayırlı olacaktır.

Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler üyelerinin davalarının hukuksuzluk, delilsizlik çerçevesinde savunmasız tek taraflı bir siyasi, askeri darbe yönetimince görülüyor olması Batı dünyasında tartışılması gereken bir davadır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) meşgul etmesi gereken bir davadır.

Bu yüzden Mursi İçin Adalet Platformu’nun bir an önce kurulması gerekiyor. Türkiye, Balkanlar, Asya ve Avrupa’da hukukçu ve STK’ların oluşturacağı bir Adalet Platformu’nun, Mısır’da süren bu davalar için ortak bir çalışma yapılması gerekiyor.

Aksi halde her idam ve müebbet kararlarının sonrasında vereceğimiz tepkiler sadece kendi vicdanlarımızı tatmin etmenin ötesine geçmeyecektir.