SON TV

Suriye’de vekâlet savaşlarından asalet savaşlarına geçiş

Suriye’de Rusya’nın YPG güçleriyle Halep Azez yolunu kuşatmaya alması ve Menag havaalanı üzerinden Azez kasabasına doğru yaklaşmasıyla birlikte Türkiye angajman kuralları çerçevesinde Suriye topraklarını fırtına obüslerle vurmaya başladı.

 Türkiye; Afrin, Cerablus arasını kırmızı çizgisi olarak bütün dünyaya duyurmuştu.

 Suriye’de 2016 yılı anlaşılan o ki kırmızı çizgiler savaşına dönüşecek.

 Vekâlet savaşlarından asalet savaşlarına geçiş…

 AB, NATO, BM ve Körfez Krallıkları başta olmak üzere herkes kendi ulusal çıkarları noktasında gereken savaşı veriyor.

 SURİYE’DE 

KIRMIZI ÇİZGİLER SAVAŞI

 Şimdi gündemdeki konuları bir başa alalım…

 YPG, Menag Hava Üssü’nü ele geçirdi.

 Azez koridorunu kırmaya hazırlanıyor.

TSK topçu atışıyla YPG mevzilerini vuruyor.

Başbakan Davutoğlu, YPG’nin kesinlikle Azez çevresinden uzaklaşmasını istedi.

PYD Eş Başkanı Salih Müslim, hava üssünü boşaltmayacaklarını açıkladı.

ABD; bir yandan Türkiye’ye “ateşi, gerilimi durdur” derken öte yandan YPG’ye, “Suriye’nin kuzeyindeki yeni toprak elde etme çabasını bırak” diyor. Fakat diğer yandan da Türkiye’nin terörist yapı olarak gördüğü PYD’yi terörist bir yapı olarak görmediğini ısrarla vurguluyor.

YPG Rusya ve ABD’den açık destekle, Esed rejimi ile de ortak operasyona katılmasına rağmen Türkiye angajman kurallarını uygulamaya sabırla özen gösteriyor.

Türkiye, sınırda tam teyakkuz durumunda… Fırtına obüsleri, tank ve füzeler ile seçkin birlikleriyle 24 saat göreve hazır bir halde beklerken NATO, BM ve AB ile sürekli temas halinde kırmızı çizgilerinin altını çiziyor.

Suriye’nin kuzeyinde yaşanacak gelişmeler, Halep ve Rakka civarında yaşanan çatışmalar, savaşın seyrini çok ciddi bir şekilde değiştirmeye gebedir.

SUUDİ ARABİSTAN’DAN TARİHİN EN BÜYÜK ASKERİ TATBİKATI

Suudi Arabistan’ın Ra’du’ş Şimal (Kuzeyin Gök Gürültüsü) ismiyle bölge tarihinin en büyük askeri tatbikatına 20 Arap ve İslam ülkesiyle birlikte hazırlık yapıyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Bahreyn, Senegal, Sudan, Kuveyt, Maldivler, Fas, Pakistan, Çad, Tunus, Komorlar, Cibuti, Umman Sultanlığı, Katar, Mısır, Moritanya ve Mauritius’un yanı sıra El-Cezire Kalkanı Gücü’nün katılacağı tatbikat, ülke sayısının fazlalığı, gelişmiş teknoloji ürünü silahların kullanılması, hava savunma sistemleri ve deniz kuvvetlerinin de iştirakiyle bu zamana kadar gerçekleştirilmiş en büyük tatbikat olma özelliğini taşıyor.

Tatbikatla Suudi Arabistan ve diğer ülkelerin, “bölge istikrarı ve barışını korumak, karşılaşılan bütün zorluklarla başa çıkmak için yekvücut oldukları” mesajını vermek istediği belirtiliyor.

BUGÜN ARAP BAHARI’NIN DOĞAL DEPREMLERİNİN ETKİSİNİ YAŞIYORUZ

Ortadoğu’da sekteye uğratılan Arap devrimleri ve Suriye’de yaşanan gelişmeleri 1992 Yugoslavya’nın dağılma süreci ve Avrupa’da kurulmaya çalışılan düzenin devamı ile birlikte okumak gerekir.

Bugün Arap Baharı’nın doğal depremlerinin etkisini yaşıyoruz ve belki de daha uzun yıllar yaşamaya devam edeceğiz.

Başta Arap devrimleri olmak üzere Ortadoğu’da cereyan eden olaylar ve Suriye özelinde geldiğimiz noktada bütün batılı ve doğulu analizcilerin, strateji uzmanlarının dahi büyük ölçüde yanıldığına şahit oluyoruz.

İsrail’in Arap devrimleri sürecinde; “Eğer Arap devrimlerinin önünü alamazsak, bölgede İslam İmparatorluğunun önünü alamayız” sözünü bir kez daha hatırlayalım.

ABD ve Rusya İslamcı muhalif yapılar diskalifiye edilene kadar Suriye’de bu trajik oyunu sürdürmekte kararlılar.

Türkiye’nin Suriye politikası, ABD, Rusya ve İran ile tamamen zıt kutuplarda oluşu riskli bir sürecin habercisidir.

0/5 (0 Reviews)