SON TV

Mescid-i Aksa’yı ziyaret edin, yalnız bırakmayın

Filistinli Müslümanların, dünya Müslümanlarına bir sitemi var.

Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmayın. Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak ancak onu ziyaret etmekle mümkün olur” diyorlar.

Hz. Muhammed’in; “Yalnız üç mescide ziyaret için gidilir: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa ve benim bu mescidim (yani Mescid-i Nebi)” buyurarak methettiği Mescid-i Aksa, hicretten on altı ay sonraya kadar Müslümanların kıblesi olarak kalmıştır.

638 senesinde Hz. Ömer; Suriye seferinde, Şam’dan sonra Kudüs’e uğrayıp Mescid-i Aksa’yı ziyaret ediyor ve uzun yıllar kendi haline terk edilen Mescid-i Aksa’nın etrafındaki pislikleri temizletiyor. Ezan okutarak cemaatle namaz kıldırıyor.

Kudüs, Mirac’ın başlangıcı ve üç dinin önem verdiği kutsal bir şehir. Kudüs ve Mescid-i Aksa, Müslümanlar için vazgeçilmez olduğu kadar Müslümanların bu kutsal şehri ve mekanları koruma uğruna yaşadığı imtihanlar da binlerce yıldır sürüp gitmektedir.

KUDÜS VE AKSA, TARİH BOYUNCA 

SALDIRILARA UĞRAMIŞTIR

Tarihin seyrinde Kudüs ve Aksa hep Yahudi saldırılarına hedef olmuştur. Bu saldırıları şu şekilde sıralayabiliriz:

l21 Ağustos 1969: Denis Ruhan adlı bir Yahudi, Mescid-i Aksa’yı kundaklama girişiminde bulundu.

lNisan 1980’de Meir Kahane, Mescid-i Aksa’nın bir köşesine patlayıcı madde koyarak patlatmaya çalıştı.

l8 Nisan 1982’de bir kez daha Mescid-i Aksa’nın ana girişine patlayıcı madde yerleştirildiyse de cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı.

l10 Nisan 1982’de Meir Kahane taraftarlarından bir grup militan, zorla Mescid-i Aksa’ya girmek istedi.

l21 Mart 1983’te Mescid-i Aksa’ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldığı tespit edildi.

l14 Ocak 1986’da Knesset üyesi bazı parlamenterler askerlerin koruması altında Mescid-i Aksa’ya girmek istediler.

l8 Ekim 1990 tarihinde Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıda 30 Filistinli hayatını kaybetti, 800’e yakını yaralandı.

l4 Kasım 2014 tarihinde İsrail askerleri, Mescid-i Aksa’ya 1967 yılından bu yana ilk kez baskın yaptı. İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa külliyesinin ana mihrabının bulunduğu kubbenin altına kadar girerek mihrabı postallarıyla çiğnediği bildirildi.

İSRAİL’İN YAHUDİLEŞTİRME 

POLİTİKALARI DEVAM EDİYOR

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, Kudüs İntifadası’nın başladığı Ekim 2015’ten bugüne kadar Batı Yaka ve Kudüs’ün içinde ve dışında 61 Filistinlinin işgal güçlerinin yargısız infazları sonucu hayatlarını kaybettiğini belirtti.

Bugün Kudüs ve Mescid-i Aksa’da, işgal güçlerinin “kendileri için tehlike arz etmediği halde” insanları acımasızca öldürdüğüne şahit olmaktayız.

İsrail’in aşamalı “Yahudileştirme” politikaları Batı desteğiyle devam ediyor. Siyonist rejim emrivakilerle fiili durum oluşturarak dünyayı bu yeni duruma alıştırmak istiyor. İslam âlemi ise bu tehlikeli gelişmeler karşısında Mescid-i Aksa’ya maalesef gereğince sahip çıkamıyor.

Yaşanan zorlukların ve sıkıntıların temelinde işgal var. Müslümanların yoğun olduğu bölgede İsrail hâkimiyeti uluslararası kararlarda “işgal” olarak tanımlandığı halde işgalci, 1967 öncesinde inşa edilmiş evleri bile “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıkıyor.

Evi yıkılan birisinin yeniden ruhsat alabilmesi için inşaat maliyetinden fazla ödeme yapması isteniyor ve buna rağmen çoğu zaman ruhsat verilmiyor.

Müslüman veya Hristiyan Filistinlilerin yoğun olduğu bölgeler her türlü altyapı hizmetinden yoksun bırakılıyor. Çocuklarına eğitim hizmeti verilmediğinden kendi eğitim kurumlarını kurmak zorunda kalıyorlar.

Oralarda çarklarını döndürebilmek için ücret almak zorunda kalıyorlar. İşyerlerinden ağır vergiler isteniyor. Bütün bunlara ek olarak sık sık evlerine baskınlar düzenleniyor ve göstermelik sebeplerle tutuklamalar yapılıyor.

Bütün bunlara rağmen yine Filistinliler o yerlerin bekçiliğinden vazgeçmiyor, oraları işgalcilere teslim etmemek için bütün zorluklara katlanarak Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkıyorlar. Buradaki görev Müslümanların da onlara sahip çıkmasıdır.

Çünkü, Kudüs’te ümmetin değerlerini savunmaya devam etmek, tarihi ve kültürel mirası koruyabilmek için Filistin halkının yardım ve desteğe ihtiyacı var. 

Bugün Kudüs için bir şeyler yapma, Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmama günüdür.

Ümmetin alimleri, devlet yetkilileri, yöneticileri, iş adamları, akademisyenleri, uluslararası kurum ve kuruluşları, turizm şirketleri Kudüs’ün özgürlüğü ve burada yaşayan Müslümanların ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel sorunlarının çözümü için bir şeyler yapmalıyız. Çünkü Müslümanların işsizlik sorunu ekonomik manada ayrı bir sorunu teşkil ediyor. Kudüs Müslümanlarının madden desteklenmesi unuttuğumuz çok önemli bir vazifedir.

DİYANET’TEN GÜZEL ÇALIŞMA

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2015-2016 umre sezonunda; 1-3 gün veya gece Kudüs – 3 gün veya gece Medine – 7 gün veya gece Mekke olmak üzere 13 günlük Kudüs bağlantılı umre programı gerçekleştiriyor.

3 ay önce Filistinli yetkililerle yapılan istişarede bu program sayesinde yılda 100 ile 150 bin umre ziyaretçisinin Kudüs’ü ziyaret etmesi planlandı.

Turizm firmalarımızın yaz sezonunda Kudüs turları başlatmaları Kudüs’te yaşayan Müslümanlar için çok önemlidir.

Kudüs’ün nüfusu 1 milyon. Nüfusun yüzde 80’i Yahudi, yüzde 18’si Müslüman, yüzde 2’si ise Hıristiyan. Batı Kudüs -Yeni Kudüs- tamamen Yahudi, Doğu Kudüs yani Eski Kudüs’ün ise yüzde 60’ı Müslümandır. Tüm kutsal mekanlar, ibadethaneler buradadır.

Bütün bu bilgilerden sonra özetle şunu diyebiliriz: Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı ziyaret edin, oradaki Müslümanları yalnız bırakmayın. 

0/5 (0 Reviews)