SON TV

Kendin için yakınına, yolcuya, miskine iyilik yap

Osman Atalay

Osman Atalay

Bir ramazan ayına daha girdik… İslam coğrafyalarında, iç savaşların, yoksullukların ve yoksunlukların had safhada olduğu acı sürecin şahitleriyiz…

Muhasebe ve iyilik ayı ramazan; komşudan akrabaya, yakından uzak diyarlara kadar imkan çerçevesinde iyilik yapmaya bizi mecbur kılıyor.

Kendimiz için iyilik yapmak zorundayız… İyilik en büyük antidepresandır. Ruhunuzu başka hiçbir şeyle tatmin edemezsiniz.

Kur'an, yardım edecek güce sahip oldukları halde yoksullara, miskinlere yardım etmeyen kişilerin başına dünyada gelebilecek belaları, bir bahçenin sahiplerinin başlarına gelenlerin hikâyesiyle örneklendirir.

Buna göre meyvelerini toplayacak olan bahçe sahipleri, sırf miskin kişiler yanlarına gelmesin diye çok erken saatte bahçelerine giderler. 

Miskinlere bir şey vermek istemedikleri gibi, her şeyin Allah'ın gücü ve iradesi ile olup bittiğinin de bilincinde değildirler. 

Bu nedenle Allah, gece bir salgın göndererek bahçeyi kapkara kestirir. 

Sahipleri bahçeye vardıklarında, gördüklerinden büyük bir şaşkınlığa düşerek yollarını şaşırdıklarını sanırlar. Ama sonunda azgınlıklarını itiraf etmek zorunda kalırlar. 

Kur'an bu küçük kıssayı “İşte azab böyledir, ama âhiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler” buyurarak bitirir. (El-Kalem, 68/17-33). 

Hz. Peygamber (s.a.s), iki hadisinde miskinin eksiksiz bir tanımını yapar. Buna göre miskin “kendini bir iki hurmanın, bir iki lokmanın geri çevirdiği dilenen bir insan değildir. Miskin, ihtiyaç içerisinde bulunduğu halde istemeyen, durumu halk tarafından bilinmediği için yardım edilmeyen, iffet, nezâfet sahibi mü'mindir.”

Hz. Peygamberin (s.a.s) bu tanımını Kur'an'ın yardım edilmesini buyurduğu yoksullara ilişkin tanımı ile aynıdır. Bu konuda Kur'an şöyle buyurur: “Verin o yoksullara ki Allah yolunda kapanmışlardır. Şuraya buraya dolaşamazlar. İstemekten çekindikleri için bilmeyen onları zengin zanneder. Onları simalarından tanırsın, halkı bizar etmezler.” (el-Bakara, 2/273). 

Miskinlerin ihtiyaçlarının karşılanması zengin Müslümanlar için zorunlu bir görevdir. Çünkü “mallarında sail ve mahrum için bir hak” vardır (ez-Zâriyât, 51/19). 

“Yakınına, miskine, yolcuya hakkını ver” (el-İsra, 17/26: er-Rum, 30/38)

“Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, yakınlara, yetimlere, miskinlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin.” (en-Nisa; 4/36)

Son söz olarak Suriye, Arakan, Afganistan, Doğu Türkistan ve Patani gibi ülkelerde insanlar, açlık, yoksulluk ve muhacirlikle sınanıyor. Yardıma muhtaç olan insanları hatırlamamız dileğiyle hayırlı ramazanlar!