Silivri Cezaevi’ndeki bir tutuklunun İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla babasının cenazesine katılması için yol süresi hariç 2 gün izin verildi. Bir astsubay, bir uzman çavuş ve 2 er, tutukluyu cezaevi aracıyla 24 Kasım 2011 sabahı Tekirdağ Muratlı’daki cenaze evine götürdü, definin ardından geceyi geçirmesi için Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne kondu. Tutuklu ertesi gün, tekrar cenaze evine götürüldükten sonra Silivri’ye geri getirildi. Dönemin Silivri Savcısı Mehmet Kurt, tutukluya refakat eden askerler hakkında, “Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan resen soruşturma başlattı. Tutuklu şikayetçi olmamasına rağmen soruşturmayı sürdüren savcı, cenaze izninin kullanılmasına dair yazışmalarda adı ve imzası olmayan, diğer sanıklara bu yönde emir verdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunamayan dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanı Hüseyin Kurtoğlu’nu, en üst dereceli kolluk amiri sıfatıyla soruşturmaya dahil etti. Kurtoğlu’nun soruşturulabilmesi için ilgili yasa gereğince HSYK’dan izin alınması gerekirken Savcı Kurt, buna uymadan iddianame düzenledi.
YERİNE MİT TIRLARINI DURDURAN CELEPOĞLU GELDİ
İddianamenin kabulü üzerine başlayan yargılamada dönemin Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Ahmet Türkeri, Kurtoğlu’nun 2 yıl 6 ay hapsine hükmetti. Yargıtay 14. Ceza Dairesi ise Kurtoğlu hakkında verilen kararı onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme istemi üzerine dosyayı yeniden görüşen ve farklı heyetle toplanan Yargıtay 14. Ceza Dairesi bu kez kararı bozdu. Kurtoğlu, söz konusu dosyadan beraat etse de generalliğe yükselemedi. Davanın açıldığı yıl Kurtoğlu’nun yerine Tuğgeneralliğe yükselen isim ise; FETÖ’nün örgüt amacı kapsamında hareket eden Hamza Celepoğlu’ydu. Celepoğlu 1 Ocak 2014’te Hatay Kırıkhan’da ve 19 Ocak 2014’te ise Adana Ceyhan’da MİT tırlarına yönelik düzenlenen operasyonun emrini vermişti.
KAYNAK:SABAH
