SON TV

ADALET BAKANLIĞI’NDA YAPISAL DÖNÜŞÜM: KULİSLERİN EN ÇOK MERAK ETTİĞİ SORU: KİM MÜSTEŞAR OLACAK?

ADALET BAKANLIĞI’NDA YAPISAL DÖNÜŞÜM: KULİSLERİN EN ÇOK MERAK ETTİĞİ SORU: KİM MÜSTEŞAR OLACAK?

MÜSTEŞARLIK 7 YIL SONRA YENİDEN İHDAS EDİLDİ

SONTV | ANKARA 

16 Mayıs 2025 tarihli Bugunkü  Resmî Gazete’de yayımlanan 7547 sayılı Kanun ile birlikte, 2018 yılında kaldırılan Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı yeniden kuruldu. Aynı kanunla Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) yapısında da önemli bir değişiklik yapıldı ve kurulda Adalet Bakanı’nın yanında yer alacak isim, yeniden bakan yardımcısı değil, müsteşar olarak belirlendi.

Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, dünkü yapısal dönüşümü mercek altına alarak bir analiz kaleme aldı. Şimşek’in değerlendirmesine göre, müsteşarlığın geri dönüşü, adalet teşkilatında teknik bilgiye dayalı karar süreçlerinin yeniden güç kazanmasını sağlayacak.

Bu gelişme, kamu yönetimi ve yargı idaresinde kurumsal işleyişin yeniden yapılandırılması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

MÜSTEŞARLIK MAKAMI NEYİ TEMSİL EDİYORDU?

Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı, geçmişte bakanlığın idari işleyişini yöneten, teknik koordinasyonu sağlayan ve siyasetten gelen Adalet Bakanı ile kurumsal sürekliliği temsil eden en yüksek bürokratik makam olarak öne çıkıyordu. Kurumlar arası eşgüdüm, personel politikalarının uygulanması ve teşkilat yapısının denetimi gibi kritik sorumluluklar müsteşar eliyle yürütülüyordu.

Abdurrahman Şimşek’in değerlendirmesine göre; müsteşarlık makamı, esasen siyasi dalgalanmalardan etkilenmeden kamu hizmetlerinin teknik zeminde işlemesini sağlayan bir denge noktasıydı.

2018’DEKİ DEĞİŞİKLİK VE SONRASI

9 Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle birlikte müsteşarlık kaldırılmış, yerine doğrudan atanan bakan yardımcıları görevlendirilmişti. Bu değişiklik, bakanlık içi idari hiyerarşiyi farklı bir modele taşımıştı. Bakan yardımcıları, ağırlıklı olarak siyasi nitelikli isimlerden oluşmuş, teknik-teşkilat içi birikim biraz zayıflamıştı. Ancak siyasetten gelen bazı bakan yardımcılarının büyük çabasını da unutmamak gerekiyor. Mesela bir örnek vermek gerekirse Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can… Adalet Bakanlığı’nda bugüne kadar görülmemiş bir hızda hareket eden Bakan Can’ı hakim ve savcıların lojman sorurundan tutunda yeni adliye binalarının yapımına kadar  bir çok konuda siyasetin verdiği güçle yargı teşkilatına adeta çarpan etkisi yapmıştır…

Yeni düzenleme ile Adalet Bakanlığı’na müsteşar kadrosunun yeniden ihdası, sistemin teknik ihtiyacını gözeten yapısal bir güncelleme olarak dikkat çekiyor.

HSK TEMSİLİNDE DEĞİŞİKLİK: TEKNİK UZMANLIK GÜÇLENİYOR

Kanunla birlikte HSK’da Adalet Bakanı’nın yanında yer alacak üyenin niteliği de değişti. Artık kurulda bakan yardımcısı değil, doğrudan Adalet Bakanlığı Müsteşarı yer alacak.

Bu durum, HSK’daki temsilin idari ve mesleki yönü açısından güçlendirilmesini beraberinde getiriyor.

Şimşek’in analizine göre; müsteşarların hakim-savcı kökenli olması, kurul kararlarında yargı mensuplarının karşılaştığı sorunların daha doğru analiz edilmesini ve adalet hizmetlerinin daha gerçekçi bir perspektifle yönetilmesini sağlayacak.

TEŞKİLAT İÇİNDEN GELEN KADROLARLA GÜÇLÜ BAĞ

Yeni düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri de, yeniden göreve getirilecek müsteşar ve yardımcılarının teşkilat içinden gelen, özellikle hakim-savcı sınıfında yetişmiş isimler arasından belirlenmesinin öngörülmesi.

Bu yapı sayesinde:

• Adalet teşkilatının iç dinamiklerine hâkim ve savcı kadroları görev alacak,

• Kurum içi tıkanıklıklar daha hızlı tespit edilebilecek,

• Uygulama süreçlerine dönük idari kararlar daha sahici verilerle oluşturulabilecek.

Şimşek bu noktada şunu da vurguluyor:

“Adliyelerin nabzını tutan, meslek içi işleyişe hâkim müsteşar ve yardımcıları, sadece makam değil, aynı zamanda teşkilatın refleksidir.”

KURUMSAL HAFIZA VE UYGULAMA DİSİPLİNİ ÖN PLANDA

Müsteşarlık makamının yeniden ihdasıyla birlikte, adalet hizmetlerinin planlanması ve yönetilmesinde teknik liyakat yeniden öne çıkmış oldu. Kurum hafızasının korunması, teşkilat içi eşgüdümün yeniden inşa edilmesi ve personel yönetiminin daha profesyonelce yürütülmesi hedefleniyor. Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a Adalet Bakanlığı Müsteşarlığının yeniden sisteme geri getirilmesi noktasında bir gazeteci olarak şahsım adına teşekkürlerimi bir borç bilirim. Şimdi beklenen adalet teşkilat şemasının yani müsteşar yardımcılıklarının nasıl ve hangi isimlerden oluşacağıdır…

KULİSLERİN MERAK ETTİĞİ SORU: KİM MÜSTEŞAR OLACAK?

Tüm bu yapısal düzenlemelerin ardından kamuoyunun ve yargı kulislerinin en çok merak ettiği konu ise şu:

Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı gibi kritik bir göreve kim atanacak?

Teşkilatın içinden gelen, meslek birikimi yüksek, HSK atama,  terfi, disiplin ve adliye organizasyonlarını bilen isimler üzerinde durulurken; bu göreve hangi tecrübeli ismin getirileceği Ankara bürokrasisinde merakla bekleniyor. Aslına bakarsanız benim aklımda bir isim var ama şimdilik izninizle bende kalsın…

SONTV | ANKARA