SON TV

ADLİYELERDE PERSONEL AÇIĞI KRİTİK SEVİYEDE

ADLİYELERDE PERSONEL AÇIĞI KRİTİK SEVİYEDE

SON TV – ÖZEL HABER

MAHKEMELER KİLİTLENDİ ZABIT KATİBİ KRİZİ DERİNLEŞTİ GÜVENLİK AÇIĞI BÜYÜDÜ 15 BİN PERSONEL HAMLESİ YOLDA!

İstanbul başta olmak üzere adliyelerde mahkemeler ve başsavcılık büroları personel yetersizliği nedeniyle adeta darboğaza girmiş durumda; ağır ceza, asliye ceza, asliye hukuk, icra ve aile mahkemelerinde dosya sayısı katlanırken zabıt katibi eksikliği yargılamaları kilitlemiş durumda. Kalemlerde evrak akışı yavaşladı, duruşma tutanakları gecikiyor, dosyalar birikiyor. Terör, örgütlü, aklama, kaçakçılık ve ekonomik suçlar ile genel soruşturma, sahtecilik, müracaat ve nöbet bürolarında ciddi kadro açığı yaşanırken başsavcılar ve komisyon başkanları artan yük karşısında adeta eli kolu bağlı. Hakim ve savcıların güvenlik riski yükselirken yalnızca İstanbul Adliyesi için yaklaşık 400 güvenlik personeline acil ihtiyaç bulunduğu ifade ediliyor. İstanbul Adliyesi’nde 850, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde 900, Bakırköy Adliyesi’nde 500 personel açığı bulunurken, Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde ise büyüyen yargı çevresine paralel olarak çok daha geniş çaplı kadro ihtiyacı dikkat çekiyor. Tüm bu tablo karşısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ekonomi yönetimiyle yürüttüğü yoğun temaslar sonrası 15 bin personel alımı için Mayıs ayında ilana çıkılması bekleniyor.

Yargı kulislerinden edinilen bilgilere göre, özellikle büyük şehir adliyelerinde dosya yükü artık yönetilebilir sınırların dışına çıkmış durumda. Mahkemelerin önüne gelen dosya sayısının her geçen gün arttığı, buna karşılık mevcut personel yapısının bu yükü taşımakta yetersiz kaldığı belirtiliyor. Duruşma günlerinin ileri tarihlere verildiği, bazı dosyalarda işlemlerin ciddi şekilde geciktiği ve yargılamaların uzadığı ifade ediliyor. İcra mahkemelerinde artan dosya sayısı iş yükünü katlarken, aile mahkemelerinde hem dosya sayısının hem de dosyaların hassasiyetinin artması süreci daha da zorlaştırıyor.

Zabıt katibi eksikliği ise sistemin en kritik kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Mahkemelerde duruşma tutanaklarının yazımı, evrak akışı ve dosya işlemleri büyük ölçüde zabıt katipleri üzerinden yürütülürken, mevcut personelin birden fazla mahkemenin iş yükünü taşımak zorunda kaldığı belirtiliyor. Günlük yüzlerce işlem, onlarca duruşma ve yoğun UYAP kayıtlarıyla çalışan zabıt katiplerinin artık sürdürülemez bir iş yükü altında olduğu ifade ediliyor. Yargı kulislerinde zabıt katiplerinin adeta isyan noktasına geldiği konuşulurken, buna rağmen sistemin aksamaması için tüm yükün mevcut personelin omuzlarına bırakıldığı belirtiliyor.

Başsavcılar ve adalet komisyonu başkanlarının ise vatandaşların yargı hizmetlerinden etkilenmemesi adına yoğun bir çaba içerisinde olduğu, personel eksikliğine rağmen sistemi ayakta tutmak için mesai yükünü artırdığı ifade ediliyor. Ancak bu fedakarlığın sürdürülebilir olmadığı, hakimler, savcılar ve zabıt katiplerinin aynı anda yoğun baskı altında çalıştığı ve sistem genelinde ciddi bir yıpranma oluştuğu değerlendiriliyor.

Sorunun yalnızca kalem personeliyle sınırlı olmadığı, başsavcılık bürolarında da ciddi bir tıkanma yaşandığı belirtiliyor. Terör, örgütlü suçlar, aklama, kaçakçılık ve ekonomik suçlar büroları ile genel soruşturma, sahtecilik, müracaat ve nöbet birimlerinde yaşanan kadro eksikliği, soruşturma süreçlerinin ilk aşamasında dahi gecikmelere neden oluyor. Bu durum dosyaların mahkemeye intikalini yavaşlatırken, yargı zincirinin tamamını etkileyen bir darboğaz oluşturuyor.


Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde yaşanan personel ihtiyacı, fiziki büyüme ve yargı çevresinin genişlemesiyle birlikte çok daha kritik bir noktaya ulaştı. Bakanlık Kulislerinden elde edinilen bilgilere göre adliyenin 15 bin metrekarelik eski hizmet alanından yaklaşık 90 bin metrekare kapalı alana 29 katlı bir binaya sahip yeni hizmet binasına taşınması, mevcut iş yükünü ciddi şekilde artırdı. Bununla birlikte Eyüpsultan ilçesinin Gaziosmanpaşa yargı çevresine bağlanması ve 1 Kasım 2025 itibarıyla Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın faaliyete başlamasıyla birlikte yeni mahkemelerin kurulması ihtiyacı doğdu.

Artan yargı yükü, yeni mahkemeler ve genişleyen sorumluluk alanına rağmen kadro takviyesinin aynı oranda yapılmaması nedeniyle Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde ciddi bir personel açığı oluştuğu belirtiliyor. Boş kadrolar da dikkate alındığında, mevcut tabloda 55 yazı işleri müdürü, 3 idari işler müdürü ve 280 zabıt katibi 80 Güvelik Memuru ihtiyacı bulunduğu ifade ediliyor. Bu eksikliğin kalem hizmetlerinden mahkeme işleyişine kadar tüm süreci doğrudan etkilediği, özellikle zabıt katibi yetersizliğinin yargılamaların hızını ciddi şekilde düşürdüğü vurgulanıyor.

Öte yandan İstanbul genelinde İstanbul Adliyesi, İstanbul Anadolu, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Silivri, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Beykoz, Çatalca, Şile ve Adalar adliyelerinde personel ihtiyacının hat safhaya ulaştığı belirtiliyor. Artan nüfus, suç oranları ve dosya yoğunluğu karşısında mevcut kadroların yetersiz kaldığı ifade ediliyor.

Bu tablo üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sorunun çözümü için kurmaylarına doğrudan talimat verdiği öğrenildi. İstanbul merkezli olmak üzere tüm başsavcılıklar ve adalet komisyonu başkanlıklarından acil ihtiyaçların belirlenmesi istendi. Başsavcılar ve komisyon başkanlarının personel taleplerini Personel Genel Müdürlüğü’ne ilettiği belirtiliyor.

Yargı kulislerine göre yıllardır her geçen gün büyüyen bu yapısal soruna Adalet Bakanı Akın Gürlek adeta neşter vurmayı hedefliyor. Ekonomi yönetimiyle yürütülen temaslar sonrası planlanan 15 bin personel alımının özellikle zabıt katibi, kalem hizmetleri, yazı işleri müdürlüğü ve güvenlik kadrolarında yoğunlaşması bekleniyor.

Mayıs ayında ilana çıkılması beklenen bu sürecin yalnızca bir personel alımı değil, yargı sisteminin hızını ve etkinliğini yeniden tesis edecek kapsamlı bir müdahale olacağı ifade ediliyor. Yargı çevrelerinde yapılan değerlendirmeler ise net: Personel takviyesi gecikirse, özellikle büyük şehirlerde yargı sisteminin işleyişinde daha ciddi aksamalar yaşanması kaçınılmaz hale gelecek. Ancak atılacak bu adımın, yıllardır biriken yükü hafifletecek en güçlü hamlelerden biri olacağı değerlendiriliyor.