DANIŞTAY’DA FETÖ’YE KALE GİBİ DİMDİK DURAN TEK ÜYE!
SONTV ÖZEL HABER
17-25 Aralık’ın simge isimlerinden Metin Özçelik hakkında verilen tartışmalı kararda, Danıştay 5. Dairesinde çoğunluğa karşı dimdik duran tek isim Üye İsmail Kalender oldu.
SON TV’nin ulaştığı Danıştay’ın skandal kararında dikkat çeken ayrıntı yargı kulislerinde büyük yankı uyandırdı. HSK’nın meslekten çıkarma kararını iptal eden çoğunluk kararına yalnızca Danıştay 5. Daire Üyesi İsmail Kalender karşı çıktı.
Daire Başkanı Fethi Aslan ile üyeler Yunus Aykın, Kenan Balan ve Yusuf Karaloğlu davanın kabulü yönünde oy kullanırken, üye İsmail Kalender karara “X” karşı oy şerhi düşerek tek başına adeta çoğunluğa direndi.
DANIŞTAY ÇOĞUNLUĞUNDAN TARTIŞMA YARATAN GEREKÇE
Danıştay çoğunluğu kararında, eski Fetullahçı kamikaze hâkim Metin Özçelik’in verdiği dinleme ve teknik takip kararlarının örgütsel amaçla verildiğine ilişkin yeterli somut delil bulunmadığını savundu.
Kararda şu skandal ifadeler kullanıldı:
“Hakim olarak görev yapan davacının yargısal görev ve takdir yetkisini kullanırken yanılma ihtimalinin de bulunduğu, sahip olduğu yargısal takdir hakkının sınırlarını aşarak örgütsel amaçlarla hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacıya isnat edilen eylemlerin sübuta ermediği ve bu haliyle davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” Denildi.
Bu değerlendirme yargı kulislerinde büyük tartışma yaratırken, özellikle 17-25 Aralık ve Selam Tevhid sürecinin kamuoyundaki hafızası nedeniyle karar “FETÖ’yü adeta görmezden gelen yaklaşım” eleştirilerine neden oldu.
İSMAİL KALENDER’DEN KALE GİBİ KARŞI OY
Tam bu noktada Danıştay Üyesi İsmail Kalender’in yazdığı çok sert karşı oy gerekçesi dikkat çekti.
Kalender, karşı oyunda FETÖ’nün yargı ve kolluk içerisindeki örgütsel yapılanmasına açık şekilde vurgu yaptı. Selam Tevhid dosyasının sıradan bir soruşturma değil, devletin üst yönetimini hedef alan sistematik bir operasyon olduğunu kayda geçirdi.
Karşı oyda, FETÖ ile bağlantılı yargı mensupları ve kolluk görevlilerinin “hayali bir terör örgütü” kurgusu üzerinden dönemin Başbakanı, Bakanları, milletvekilleri, MİT Müsteşarı ve üst düzey devlet yöneticilerini hedef aldığı belirtildi.
İsmail Kalender, verilen dinleme ve teknik takip kararlarının yalnızca yargısal hata olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek “planlı ve sistematik bir organizasyonun parçası” olarak hareket edildiğini vurguladı.
“DEVLETİN ZİRVESİ HEDEF ALINDI”
Karşı oy gerekçesinde, devletin en kritik makamlarının soruşturma kapsamına alınmasının hukuk devleti açısından ağır sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
Bazı dinleme ve teknik takip kararlarının yeterli hukuki inceleme yapılmadan uzatıldığı, soruşturma ile doğrudan bağlantı kurulmadan devlet yöneticilerinin iletişimlerinin kayıt altına alındığı belirtildi.
Kalender ayrıca, Metin Özçelik’in verdiği kararlarda somut delile dayalı kuvvetli şüphe şartlarının yeterince araştırılmadığını da kayda geçirdi.
“FETÖ’NÜN YARGI ORGANİZASYONU”
Karşı oy yazısında, FETÖ ile iltisaklı yargı mensupları ve kolluk görevlilerinin yetki ve nüfuzlarını örgütsel amaçlar doğrultusunda kullandığı değerlendirmesine de yer verildi.
Kalender, dinleme kararlarının FETÖ’nün hukuk dışı menfaatlerine hizmet eden planlı bir organizasyonun parçası olduğunu vurguladı.
SON TV’DEN SORUMLU YAYIMCILIK VURGUSU
SON TV, devletin anayasal düzenini hedef alan FETÖ yapılanmasına karşı hukuk devleti refleksi gösteren, yargı bağımsızlığına ve milli iradeye sahip çıkan Danıştay Üyesi İsmail Kalender’in ortaya koyduğu duruşun yargı dünyasında takdirle karşılandığını görmekte; sorumlu yayımcılık anlayışı gereği bu kararlı tutumu adına Kalender’in FETÖ ile mücadelesinin yanındadır…
