SON.TV/İSTANBUL
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca komedyen İmran Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturmada yeni aşamaya geçildi.
Göktaş’ın “Ölü Deniz” isimli gösterisinde kullandığı sözler nedeniyle üç ayrı suçtan hazırlanan iddianame İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
Mahkeme iddianameyi kabul ederek dosyayı 2026/473 Esas sırasına kaydetti. Göktaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken ilk duruşmanın 28 Eylül 2026 tarihinde yapılmasına hükmedildi.
“ÖLÜ DENİZ” GÖSTERİSİNDEKİ SÖZLER DOSYAYA GİRDİ
Soruşturmanın, Göktaş’ın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelediği ve metnini kendisinin yazdığı “Ölü Deniz” isimli gösterinin 24 Haziran 2026 tarihinde YouTube hesabında yayımlanmasının ardından başlatıldığı belirtildi.
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede Göktaş’ın gösteride sarf ettiği sözler ayrı ayrı değerlendirmeye alındı.
Göktaş hakkında TCK 299 kapsamında “Cumhurbaşkanına hakaret”, TCK 216 kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve TCK 215 kapsamında “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yöneltildi.
500’Ü AŞKIN CİMER BAŞVURUSU DOSYADA
İddianamede gösterinin yayımlanmasının ardından CİMER’e yapılan 500’ü aşkın başvuru ile farklı illerde yapılan şikâyetlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ana soruşturma dosyasında birleştirildiği belirtildi.
Soruşturma kapsamında gösterinin görüntüleri çözümlendi. Göktaş’ın cep telefonu üzerinde de bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN KARARLAR İNCELENDİ
İddianamede ifade özgürlüğünün kapsamına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ile yargısal içtihatlara da yer verildi.
İfade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından benimsenen düşünceleri değil, incitici, sarsıcı veya endişelendirici görüşleri de kapsadığı, eleştirinin belirli ölçüde abartılı ve kışkırtıcı olabileceği değerlendirmelerine yer verildi.
Savcılık bununla birlikte hakaret, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet doğurmaya elverişli olduğu değerlendirilen ifadelerin hukuki korumanın dışında kalabileceğini belirtti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YÖNELİK SÖZLER İDDİANAMEDE
İddianamedeki suçlama başlıklarından biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadeler oldu.
Savcılık, Göktaş’ın gösterisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kullandığı bazı sözlerin eleştiri sınırlarını aştığı ve şeref, onur ile saygınlığını rencide edici nitelik taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Göktaş’ın soruşturma aşamasında gösterinin metnini kendisinin yazdığını ve videoyu kendi YouTube hesabından yayımladığını kabul ettiği iddianamede belirtildi.
Bu suçlama yönünden kovuşturma izninin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Ağustos 2026 tarihli “Olur” yazısıyla verildiği kaydedildi.
ORUÇ TUTANLARA İLİŞKİN SÖZLER SUÇLAMA KONUSU
İddianamenin bir diğer bölümünde Göktaş’ın dini inanç ve ibadetlere ilişkin kullandığı ifadeler ele alındı.
Gösteride oruç tutan kişiler hakkında kullanılan “canlı bomba” benzetmesi dosyaya girdi.
Savcılık, söz konusu ifadelerin İslam dininin ibadetlerinden orucu yerine getiren kişiler üzerinden toplumun bir kesimini hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.
KUR’AN-I KERİM’E İLİŞKİN İFADELER DE DOSYADA
Göktaş’ın kutsal kitaplara ilişkin gösteri bölümünde kullandığı bazı sözler de iddianamede değerlendirildi.
Savcılık, Kur’an-ı Kerim’e ilişkin kullanılan ifadelerin toplumun dini inançları bakımından farklı kesimleri arasında kin ve düşmanlık oluşturmaya elverişli olduğu iddiasında bulundu.
HAŞEMALI KADINLARA “DALGIÇ” BENZETMESİ
İddianamede denize kapalı kıyafetle giren kadınlara ilişkin gösteri bölümü de yer aldı.
Göktaş’ın bu kişileri “dalgıç” olarak nitelendirdiği belirtilirken, şüphelinin ifadesinde bu sözle denize haşema ile giren kadınları kastettiğini kabul ettiği kaydedildi.
Savcılık, sözlerin dini inançları gereği kapalı kıyafetle denize giren kadınları hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.
SAVCILIK “TOPLUMSAL BARIŞI ZEDELEYİCİ” DEĞERLENDİRMESİ YAPTI
Başsavcılık, gösteride kullanılan ifadeleri ayrı ayrı ve bir bütün olarak değerlendirdi.
İddianamede söz konusu ifadelerin “toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı” nitelikte olduğu değerlendirmesine yer verildi.
Savcılık, CİMER başvuruları ve şikâyetleri de dikkate alarak sözlerin kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike oluşturmaya elverişli olduğunu ileri sürdü.
Bu kapsamda Göktaş’ın TCK 216 ve 218 hükümleri uyarınca cezalandırılması talep edildi.
“DALTONLAR” ÜZERİNDEN YAPILAN ŞAKA DA İDDİANAMEDE
Üçüncü suçlama başlığında ise kamuoyunda “Daltonlar” olarak bilinen suç grubuna ilişkin gösteri bölümü yer aldı.
Göktaş’ın sahnede bir rakip komedyeni öldürtmek amacıyla tetikçi tutulmasına ilişkin kurgu anlatımında Telegram, Daltonlar ve Bitcoin üzerinden ödeme ifadelerini kullandığı belirtildi.
Savcılık, bu anlatımda suç grubunun tetikçilik faaliyetlerinin kolay ulaşılabilir ve sistematik bir hizmet gibi sunulduğunu değerlendirdi.
Söz konusu bölümün suç grubunun eylemlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelikte olduğu ileri sürülerek Göktaş’ın TCK 215 kapsamında “suçu ve suçluyu övme” suçundan da cezalandırılması talep edildi.
TAHLİYE KARARININ ARDINDAN YENİDEN TUTUKLANDI
Göktaş hakkındaki tutuklama sürecinde de birden fazla karar verildi.
Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde gözaltına alındı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 3 Temmuz’da halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile Cumhurbaşkanına hakaret suçlamaları yönünden tutuklandı.
Daha sonra “suçu ve suçluyu övme” suçlaması yönünden de 28 Ağustos 2026 tarihinde tutuklama kararı verildi.
Dosyadaki süreçte Asliye Ceza Mahkemesince verilen tahliye kararının ardından yapılan itiraz üzerine İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Ağustos 2026 tarihinde, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamaları yönünden yeniden tutuklama kararı verdi.
3 AYRI SUÇTAN CEZALANDIRILMASI İSTENDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamenin sonuç bölümünde Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “basın ve yayın yoluyla suçu ve suçluyu övme” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
Savcılık ayrıca TCK 53 kapsamında belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını ve gözaltı ile tutuklulukta geçen sürenin verilebilecek cezadan mahsup edilmesini istedi.
El konulan cep telefonunun karar kesinleştikten sonra Göktaş’a iadesi, telefondan elde edilen dijital imajın ise delil olarak dosyada saklanması talep edildi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ: 28 EYLÜL’DE HÂKİM KARŞISINA ÇIKACAK
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
Mahkeme iddianameyi kabul ederek Göktaş hakkında kovuşturma aşamasını başlattı. Dosya 2026/473 Esas sırasına kaydedilirken sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
İmran Deniz Göktaş’ın ilk duruşması 28 Eylül 2026 tarihinde İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek.
ETİKETLER: #DenizGöktaş #İmranDenizGöktaş #ÖlüDeniz #İstanbulCumhuriyetBaşsavcılığı #İddianame #İstanbul14AsliyeCezaMahkemesi #CumhurbaşkanınaHakaret #HalkıKinVeDüşmanlığaTahrik #SuçuVeSuçluyuÖvme









