SON TV / İSTANBUL
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında, şüphelilerin telefonlarından elde edilen mesajlar ve ses kayıtlarına ilişkin yeni iddialar kamuoyuna yansıdı.
Sabah gazetesi muhabiri Kerim Cengil’in gündeme taşıdığı yeni ayrıntılar, organizasyonun yalnızca kadınların yurt dışındaki merkezlere yönlendirilmesiyle sınırlı kalmadığını, ödeme süreçlerinden ilaç teminine kadar farklı aşamaların da takip edildiğini ortaya koydu.
Soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen Hacer T.’nin ifadeleri ve dijital yazışmaları, organizasyonun faaliyet gösterdiği iddia edilen ülkeler ile kadınlara yapılan ödeme tekliflerine ilişkin önemli bilgiler içeriyor.
KADINLARIN ADET TAKVİMLERİ BİLE PLANLANMIŞ
Dosyaya yansıyan yazışmalara göre Hacer T., yurt dışına gönderilmesi planlanan bir donör adayının adet döngüsüne müdahale edilmesi yönünde mesajlar gönderdi.
Gürcistan’daki yumurta toplama işlemi için hazırlık yapıldığı anlaşılan görüşmelerde Hacer T.’nin, kadına adet düzenleyici ilaç kullanmasını önerdiği ve kısa süre içerisinde adet görmesi gerektiğini söylediği belirtildi.
Yazışmalarda “3 güne regli olman gerekiyor” ifadesinin yer alması, organizasyonun kadınların biyolojik süreçlerini de yurt dışındaki işlemlerin takvimine göre düzenlemeye çalıştığı iddiasını gündeme taşıdı.
PASAPORT İŞLEMLERİNİ DE ORGANİZASYON ÜSTLENMİŞ
Sabah gazetesinin haberine göre, görüşmelerde donör adayının pasaportunun bulunmadığını belirtmesi üzerine Hacer T.’nin pasaport işlemlerini halledebileceğini söylediği görüldü.
Aynı yazışmalarda Gürcistan’daki ödemelerin daha yüksek olduğunun ifade edilmesi, kadınların yönlendirileceği ülkelerin belirlenmesinde maddi koşulların da etkili olduğunu gösteren bir ayrıntı olarak dosyada yer aldı.
Hacer T.’nin donör adayına, yurt dışındaki kişiler tarafından seçildiğini bildirdiği mesajlar da soruşturma kayıtlarına yansıdı.
ÜCRETLER ÜLKEYE GÖRE DEĞİŞMİŞ: 3 BİN 500 AVRO DETAYI
Soruşturma dosyasındaki bir ses kaydında, donör adaylarına yapılacak ödemelerin ülkelere göre farklılaştığına ilişkin görüşmeler bulunduğu aktarıldı.
Bir kadının başka bir bağlantıdan 2 bin avro teklif aldığını söylemesi üzerine Hacer T.‘nin Kıbrıs’ta bu tutarda ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunduğu belirtildi.
Hacer T.‘nin, Gürcistan ve Amerika’daki ödemelerin daha yüksek olduğunu ifade ederek 3 bin 500 avro tutarından söz ettiği kaydedildi.
Aynı görüşmede donör adayının göz rengi, kan grubu ve önceki yumurta toplama işlemlerine ilişkin iddialarını ücret pazarlığında öne çıkardığı belirtildi.
Bu görüşmeler, soruşturma kapsamında kadınların biyolojik özelliklerinin de ödeme pazarlıklarında kullanıldığı iddiasını gündeme getirdi.
KARGOYLA GÖNDERİLEN İLAÇLAR BOZULDU MU?
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer başlığını, yumurta toplama işlemleri öncesinde kullanıldığı belirtilen ilaçların taşınma koşulları oluşturdu.
Hacer T.’nin WhatsApp yazışmalarında, kargoyla gönderilen ilaçların bulunduğu paketlerdeki buzların eridiğine ilişkin mesajlar tespit edildiği aktarıldı.
Söz konusu yazışmalar, sıcaklık kontrollü taşınması gereken ilaçların uygun koşullarda muhafaza edilip edilmediği sorusunu gündeme taşıdı.
Ancak ilaçların gerçekten bozulduğu veya kadınlar tarafından bozulmuş hâlde kullanıldığına ilişkin kesinleşmiş bir tespit haberde yer almadı.
DONÖR BULANLARA KOMİSYON İDDİASI
Sabah gazetesi muhabiri Kerim Cengil’in aktardığı soruşturma ayrıntılarında, organizasyona yeni kadınların yönlendirilmesi karşılığında komisyon istendiği de belirtildi.
Dosyadaki bir mesajda, daha önce donör adayı yönlendirdiğini söyleyen kadının Hacer T.’den ödeme talep ettiği görüldü.
Ayrı bir grup görüşmesinde ise bir kişinin, yeterli ödeme alması durumunda yeni donör adaylarını da yönlendirebileceğini söylediği aktarıldı.
Bu yazışmalar, soruşturma konusu organizasyonda yalnızca yumurta toplama işlemlerine katılan kadınlara değil, yeni aday bulan aracılara da ödeme yapılmasının konuşulduğunu gösterdi.
HACER T.’NİN İFADESİNDE DONÖRLÜKTEN ELDE EDİLEN GELİR
Etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği belirtilen Hacer T.’nin, geçimini çalıştığı şirketten aldığı maaşın yanı sıra donörlükten elde ettiği gelirle sağladığını anlattığı kaydedildi.
Hacer T.’nin erken yaşlardan itibaren çalışmak zorunda kaldığını söylediği ifadesi de dosyaya yansıyan ayrıntılar arasında yer aldı.
ORGANİZASYONUN YURT DIŞI BAĞLANTILARI GENİŞLEMİŞ OLABİLİR
Soruşturmada dikkat çeken bir diğer iddia ise organizasyonun faaliyet gösterdiği öne sürülen ülkelerin sayısı oldu.
Hacer T.’nin ifadesinde, kendisini bu faaliyetlerle tanıştırdığını söylediği Emine Ç.’nin yaklaşık 12 yıldır aynı işi yaptığını öne sürdüğü belirtildi.
İfadeye göre kadınların yönlendirildiği iddia edilen yerler arasında Kıbrıs, Gürcistan ve Arnavutluk’un yanı sıra Lübnan, Dubai ve Kosova da bulunuyor.
Bu beyanlar, organizasyonun uluslararası bağlantılarının kapsamının soruşturma açısından önem taşıdığını ortaya koyarken, söz konusu ülkelerdeki faaliyetlerin tamamının bağımsız biçimde doğrulandığı anlamına gelmiyor.
BAŞSAVCILIK SORUŞTURMASINDA DİJİTAL KAYITLAR ÖNE ÇIKIYOR
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan son ayrıntılarda, şüpheli ifadeleri, telefon yazışmaları ve ses kayıtları öne çıktı.
Sabah gazetesinin yayımladığı haber, yasa dışı üreme hücresi ticareti iddialarının yalnızca donör teminiyle sınırlı olmadığını; yurt dışı bağlantıları, ücret pazarlıkları, komisyon talepleri ve ilaç lojistiği gibi farklı başlıkların da soruşturma dosyasına yansıdığını gösteriyor.
ETİKETLER:#DonörSoruşturması #YumurtaTicareti #İstanbulAnadoluBaşsavcılığı #YasaDışıÜremeTicareti #HacerT #SabahGazetesi #SonTV









