SON TV

Ezgi Mola’dan sinemaya muhteşem dönüş!

‘Aydede’ adlı filmde dul bir kadını oynayan Ezgi Mola, “Dram ya da komedi tercihi yapmam, bu renkliliği seviyorum” diyerek ekledi: Yeri geldiğinde üniversite öğrencisini de oynayabilirim, üç çocuklu anneyi de...

Ezgi Mola’dan sinemaya muhteşem dönüş!

Son yıllarda oynadığı komedi filmleriyle adından söz ettiren Ezgi Mola, ‘Aydede’ filminde bambaşka bir rolle seyirciyi şaşırtıyor. Abdurrahman Öner’in yönettiği filmde ‘Rabia’ adlı bir çocuklu dul bir kadını oynayan Ezgi Mola, filmin Adana Film Festivali’ndeki gösteriminde Sabah gazetesi editörü ile söyleşi gerçekleştirdi.

İşte o röportaj:

Filmi izlerken ne hissetiniz?

Koca perdede izlemek çok güzel. O zaman sinema yaptığını her şeyiyle hissediyorsun. Bundan sonra da farklı rollerin devamı gelir inşallah.

‘Dram da oynarım, komedi de’ diyorsunuz…

Tercih yapmıyorum, bu renkliliği ve çeşitliliği çok seviyorum. Son beş yıldır çok fazla popüler işlerle anıldım. Gişede karşılık bulup çok fazla insana ulaşmış işlerdi. Sadece popüler işlerde yer alan bir oyuncu olmamaya çalışıyorum. Dram da çok keyif aldığım bir tür. Yeni oyuna başlayacak çocuk gibi her işe heyecanlanıyorum, gözlerim parlıyor.

Hem bağımsız, hem de popüler işlerde yer almak nasıl bir his?

Zamanında bana bir arkadaşım “Ya sanat filmi yaparsın ya da popüler iş yaparsın. Birini seçmen gerekir, yoksa tutunamazsın” dedi. Öyle düşünmediğimi anlattım. Bunun tutunmakla alakası yok. Aksine benim tam da istediğim şey buydu. Ben bir oyuncuyum; yapabileceğime inandığım işlerde oynarım.

Filmin yönetmeni size rolü teklif etmeye çekinmiş. Neden böyle bir algı var sizce?

Aslında böyle bir algı olmadığını göstermiş oldum. Projeye inanmam ve oynayacağım karakteri sevmemden daha güzel ne olabilir? Son beş yıldır komedi işleriyle anıldığım için böyle düşünmelerini anlayabiliyorum.

EN BÜYÜK PROBLEM İLETİŞİMSİZLİK

‘Rabia’yı neden sevdiniz?

Çok etkileyici buldum ‘Rabia’yı. Oğluyla arasındaki iletişimsizliği, kopukluğu, çocuğu ve kendi hayatını kurtarmak için bir zemin oluşturmaya çalışan bir annenin çaresizliğini, yoksulluğunu, yoksunluğunu çok iyi anlatıyordu. Çok güçlü bir karakter.

‘Rabia’nın yaşadığı iletişimsizliği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında hepimizin hayatındaki en büyük problem iletişimsizlik. Bir fikrimi söylüyorum, hemen taşlıyorlar. Sosyal medyada çok rastlıyoruz bu duruma. Çünkü klavyenin arkasına sığınarak o cümleyi yazmak çok basit herkes için. Empati duygumuz çok gelişmediği için bunları yapıyoruz.

Karakter veya film ne kattı size?

Adını koyamıyorum ama bende kalan şey ne dersen; içime sinen, beni mutlu eden bir film yapmanın hazzı. 70’ime geldiğimde dönüp arkama baktığımda arkasında durabileceğim filmlerden biri daha. Ölümsüz bir şey bıraktık.

Anne rolleri için kendinizi nasıl görüyorsunuz?

Anne rollerine alışığım; çok da keyif alıyorum. Yaşı dert eden biri değilim. Yeri geldiğinde bir üniversite öğrencisini de oynayabilirim, üç çocuklu bir anneyi de.

Sağlığınıza çok dikkat ediyorsunuz; epey kilo verdiniz…

Daha önce beslenmeme bu kadar özen göstermiyordum. İstediğim rolleri oynayabilmem için kendime daha iyi bakmam gerekiyor. Kendine iyi bakarsan farklı roller geliyor. Beş haftada doktor kontrolünde doğru beslenip spor yaparak 10 kilo verdim. Bir de istemekle alakalı bir durum.

AŞKI GERİ PLANA ATMADIM

Uzun zamandır kimseyle görünmüyorsunuz. Aşkı geri plana mı ittiniz?

Hayır, geri plana attığım bir şey yok. Bir ilişkim olduğunda göz önünde yaşamayı tercih etmiyorum. Beni nerede çekeceklerini de biliyorum. Ona göre davranıp ona göre yaşıyorum. Dolayısıyla herhangi bir sürpriz de olmuyor.

Sabah

0/5 (0 Reviews)
ETİKETLER: