SON.TV/İSTANBUL
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Sağlık Bakanlığı’nın ev sahipliğinde, Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğiyle İstanbul’da düzenlenen Tıp ve Adalet Sempozyumu’na katıldı.
17 Ekim 2026 tarihinde “Hekim ve Hâkim Perspektifinden Tıbbi Uygulamalar” temasıyla gerçekleştirilen programda konuşan Özkaya, tıbbi uygulamalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hasta ve sağlık çalışanlarının haklarının korunmasına ilişkin önemli mesajlar verdi.

SAĞLIK VE YARGI DÜNYASI BİR ARAYA GELDİ
Tıbbi uygulamalardan kaynaklanan uyuşmazlıkların, niteliğine göre adli veya idari yargıda görüldüğünü belirten Özkaya, bu uyuşmazlıkların temel hak ve özgürlüklere ilişkin yönleriyle Anayasa Mahkemesi’nin önüne de gelebildiğini aktardı.

Sağlık ve yargı dünyasının temsilcilerini buluşturan sempozyumu son derece anlamlı bulduğunu ifade eden Özkaya, kurumlar arasındaki iş birliğinin önemini şu sözlerle anlattı:

“Kamu kurumlarımızın ortak meselelerde bir araya gelmesi, birbirlerinin bilgi ve tecrübelerinden yararlanması ve çözüm yollarını birlikte değerlendirmesi son derece önemlidir. Çünkü kamu hizmetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi, kurumlarımızın kendi görev ve yetkileri çerçevesinde uyum ve iş birliği içerisinde çalışmalarıyla mümkündür.”

“BU İKİ ALANIN ORTAK NOKTASINDA İNSAN BULUNMAKTADIR”
Özkaya, tıbbi uygulamalardan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların hem sağlık çalışanlarının hem de yargı unsurlarının bakış açısıyla ele alınmasının karşılıklı anlayışı geliştireceğini ve uygulamadaki sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirtti.

Tıp ve hukukun ortak amacına dikkat çeken Özkaya, şöyle konuştu:
“Tıp ve hukuk ilk bakışta birbirinden farklı iki disiplin olarak görülebilir. Tıp, insan yaşamını ve sağlığını korumayı amaçlarken hukuk, insan haklarını ve adaleti korumayı hedefler. Ancak bu iki alanın ortak noktasında insan bulunmaktadır.”

DOĞRU TEŞHİS VE MADDİ GERÇEĞİN TESPİTİ VURGUSU
İnsan bedeninin ve ruh sağlığının korunmasına yönelik bir sorunu çözmeye çalışan hekim ile insanın karşılaştığı haksızlığı gidermeye çalışan hâkimin farklı alanlarda görev yaptığını belirten Özkaya, insan hayatının ve insan onurunun korunmasının her iki alan için temel değer olduğunu vurguladı.

Özkaya, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız, her gün bu büyük sorumluluğun gereğini yerine getirmek için çaba göstermektedir. Adaletle yoğrulmuş bir hukuk sistemi de insanın değerini korumayı, uğradığı haksızlıkları gidermeyi ve insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Bu bakımdan tıp ile hukuk insan değerini koruma ortak amacında buluşmaktadır. Bir hekim için doğru teşhis ne kadar önemliyse bir hâkim için de maddi gerçeğin doğru tespit edilmesi o kadar önemlidir. Hekimin tedavi sürecinde gösterdiği dikkat ve özen, hâkimin yargılama sürecinde göstermesi gereken dikkat ve özenle benzeşmektedir. Her iki meslek de bilgi, tecrübe, vicdan ve büyük sorumluluk gerektirmektedir. Tıbbın merkezinde insan hayatı, hukukun merkezinde ise insan onuru ve adalet vardır. Bu nedenle tıp ile hukuk arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi hem sağlık hizmetlerinin kalitesine hem de adaletin gerçekleşmesine önemli katkılar sağlayacaktır.”

HASTALARIN VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARI BİRLİKTE GÖZETİLMELİ
Hastaların kendilerini güvende hissetmesinin, gerekli sağlık hizmetine ulaşabilmesinin ve insan onuruna uygun muamele görmesinin temel bir gereklilik olduğunu dile getiren Özkaya, sağlık çalışanlarının da güvenli bir ortamda, mesleki bağımsızlık ve hukuki güvence içinde görev yapabilmesinin önemine işaret etti.

Özkaya, şunları söyledi:
“Bu nedenle sağlık alanındaki hukuki düzenlemelerde ve yargısal değerlendirmelerde hem hastaların haklarının hem de sağlık çalışanlarının haklarının gözetilmesi gerekmektedir. Adalet, hastanın hakkını korurken hekimin emeğini ve mesleki sorumluluğunu da hakkaniyetle değerlendirmeyi gerektirir.”

“AKLIN VE BİLİMİN REHBERLİĞİNDE KARAR VERMEK”
Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kapsamında verdiği kararlarla sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde ortaya çıkan sorunları temel hak ve özgürlükler yönünden değerlendirdiğini belirten Özkaya, yargının sorumluluğuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Hâkimler olarak bizlere düşen görev, önümüze gelen uyuşmazlıklarda adaleti ve hakkaniyeti esas almak; aklın ve bilimin rehberliğinde karar vermektir. Bu sorumluluk, özellikle insan yaşamının ve sağlığının söz konusu olduğu uyuşmazlıklarda daha da büyük bir önem kazanmaktadır. Bir tarafta yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle hak arayan hasta ve yakınları, diğer tarafta büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanları bulunmaktadır. Bu uyuşmazlıklarda adaletin gerçekleşmesi, bütün tarafların haklarının korunmasını ve sorumluluğun somut olayın koşullarına göre belirlenmesini gerektirmektedir. Hekimlerin hata yapma korkusuyla mesleklerini icra edemez hâle gelmeleri, sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde hastaların karşılaştıkları zararlar karşısında etkili bir hukuki korumadan yoksun bırakılmaları da hukuk devleti ve adalet ilkesiyle bağdaşmaz. Bu nedenle sağlık hizmetlerinde hukuki güvenliğin sağlanması, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir sorumluluk anlayışının geliştirilmesi ortak hedefimiz olmalıdır.”

YARGI VE SAĞLIK YÖNETİMİNDEN KATILIM
Sempozyuma Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili İrfan Fidan ile Anayasa Mahkemesi Üyeleri Muhterem İnce ve Yılmaz Akçil de katıldı.

ETİKETLER: #KadirÖzkaya #AnayasaMahkemesi #TıpVeAdaletSempozyumu #HastaHakları #SağlıkÇalışanları #HukukiGüvence #SağlıkBakanlığı #AdaletBakanlığı #İstanbul









