SON.TV/İSTANBUL
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren iş insanı ve avukat Hüseyin Başaran’ın beyanları soruşturma dosyasına girdi.
Başaran, Haluk Levent ile ticari ilişkisinin kısa sürede çok büyük bir boyuta ulaştığını belirterek yaşadığı süreci, “6-7 ayda bu boyuta ulaştı. Tılsımlı gibiydi.” sözleriyle anlattı.
İfadede yer alan iddialara göre Başaran, Haluk Levent’in uluslararası yardım fonlarından para geleceğini söylemesi üzerine güven duyduğunu ve bu süreçte milyonlarca liralık taşınmaz devri gerçekleştirdiğini öne sürdü.
“ULUSLARARASI FON GELECEK” DEDİ İDDİASI
Başaran, Haluk Levent ile yaklaşık dört yıl önce Trabzon’da tanıştıklarını, daha sonra yeniden bir araya geldiklerinde Levent’in Göktürk’teki projelerden toplu daire almak istediğini söyledi.
İfadesine göre Levent, satın alınacak taşınmazların bedelinin yurt dışındaki yardım fonlarından gelecek paralarla ödeneceğini belirterek bir “barter sistemi” oluşturduklarını anlattı.
Başaran, bu anlatımlar nedeniyle Haluk Levent’e güvendiğini ileri sürdü.
21 DAİRE VE 1 FABRİKA DEVREDİLDİ
İfadeye göre süreç içerisinde toplam 21 daire ile 1 fabrika Yeliz Kaya adına devredildi.
Başaran, bu devirler karşılığında herhangi bir nakit ödeme almadığını, yalnızca Haluk Levent’in şahsi senetlerini teslim aldığını belirtti.
Başaran ayrıca, Ahbap Derneği’nin kefil olduğu herhangi bir senedin bulunmadığını da ifade etti.
“100 TAŞINMAZLIK PROTOKOL İMZALADIK”
Başaran’ın ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri ise yaklaşık 100 taşınmazı kapsayan satış protokolleri oldu.
İfadesine göre taraflar arasında çok sayıda taşınmaz için satış protokolü hazırlanmasına rağmen fiilen yalnızca 22 taşınmazın tapu devri gerçekleştirildi.
Başaran, diğer taşınmazların devrini ise ödeme alamadığı için yapmadığını söyledi.
“İPOTEKSİZ DEVRETTİK, SONRA KREDİ ÇEKİLDİ”
Başaran, devredilen 22 taşınmazın tamamının ipoteksiz şekilde teslim edildiğini belirtti.
Bunun gerekçesinin ise Haluk Levent’in, uluslararası fonların gelebilmesi için taşınmazların üzerinde ipotek veya şerh bulunmaması gerektiğini söylemesi olduğunu iddia etti.
Başaran’ın anlatımına göre taşınmazlar kısa süre sonra Esin Önder Çağlayan ile Globus ve Kanat şirketlerine devredildi.
Daha sonra bu taşınmazların üzerine yüksek tutarlı ipotekler konularak banka kredileri kullanıldığı ileri sürüldü.
JET VE TEKNE İDDİALARI DA DOSYADA
Başaran, ifadesinde yalnızca gayrimenkul değil jet ve tekne ticaretine ilişkin görüşmelerin de bulunduğunu anlattı.
Haluk Levent’in ABD’deki bir iş insanına tekne satışı yapılabileceğini söylediğini, ayrıca kendisine ait jeti satın almak istediğini ancak satışların gerçekleşmediğini öne süren Başaran, jetin iki kez kiralandığını ancak kira bedellerinin de ödenmediğini iddia etti.
“TILSIMLI GİBİYDİ”
Başaran, Haluk Levent ile arasındaki ilişkinin kısa süre içerisinde çok büyük hacimli ticari işlemlere dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“6-7 ayda bu boyuta ulaştı. Tılsımlı gibiydi.”
Başaran ayrıca Ahbap Derneği’nin faaliyetlerini bilmediğini, yurt dışında Haluk Levent ile herhangi bir ticari ortaklığı bulunmadığını ve dosyada adı geçen Güney Köse isimli kişiyi tanımadığını söyledi.
Müdafileri ise Başaran’ın suç örgütü kapsamında hareket etmediğini, olayda mağdur olduğunu, taşınmazlarını geri alabilmek için hukuk davaları açtığını savundu.
Soruşturma kapsamında taşınmaz devirleri, senetler, para transferleri, şirket ilişkileri ve ipotek işlemlerine ilişkin incelemelerin sürdüğü öğrenildi.
ETİKETLER: #Ahbap #HalukLevent #HüseyinBaşaran #İstanbulCumhuriyetBaşsavcılığı #YelizKaya #EsinÖnderÇağlayan #Globus #Kanat #Taşınmaz #Soruşturma









