Le Méridien’de JAMMER’lı İhanet, Penthouse Ofis ve Sızdırılan Devlet Sırları:
ÖZEL HABER | SONTV
Le Méridien’de JAMMER’lı İhanet, Penthouse Ofis ve Sızdırılan Devlet Sırları: İmamoğlu Dosyasında Derin Devlet Alarmı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ve Ekrem İmamoğlu’nun da “suç örgütü yöneticiliği, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma” suçlarından şüpheli olarak yer aldığı büyük yolsuzluk dosyası her geçen gün devletin en kritik katmanlarına kadar uzanıyor.
Soruşturmayı bizzat İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek yürütüyor. Ancak artık soruşturma sadece belediye içindeki yolsuzluk iddialarıyla sınırlı değil.
Sinyal kesici JAMMER’lı görüşmeler, bedava tahsis edilen penthouse ofisler ve en çarpıcısı: bazı üst düzey kamu bürokratlarının açıkça İmamoğlu lehine hareket ettiği şüpheleri soruşturmanın seyrini tamamen değiştirmiş durumda.
Le Méridien’in 18. Katı “Gizli Üs” müydü?
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart’ta gözaltına alınmadan hemen önce Le Méridien Etiler Hotel’in 18. katındaki lüks penthouse dairede, JAMMER cihazlarıyla korunan bir görüşme yaptı. Bu dairenin, İmamoğlu’na bedelsiz olarak tahsis edildiği ve uzun süredir çok sayıda “gizli buluşma” için kullanıldığı iddia ediliyor.
Sinyal kesici sistemler eşliğinde yapılan bu görüşmenin amacı hâlâ bilinmezliğini korurken, Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek şu soruyu kamuoyu adına sordu:
“İmamoğlu, Sayın Cumhurbaşkanımıza ihanet etmeye hazırlanan bazı işadamlarıyla mı görüştü?”
İstanbul-Londra Hattında Yakınlık:
Le Méridien Hotel’in sahibi Adnan Çebi ile Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul-Londra uçuşunda aynı uçakta birlikte seyahat ettiği iddia edildi. Bu seyahatin bir tesadüf mü yoksa özel bir temasın parçası mı olduğu ise halen açıklığa kavuşmuş değil.
SONTV’nin ulaştığı bilgilere göre, Ekrem İmamoğlu’na yönelik alınan CMK 135 ve 140 kapsamındaki iletişimin dinlenmesi ve teknik takip kararlarının önceden sızdırıldığını tespit etti.
İmamoğlu’nun JAMMER cihazlarıyla dolaşması, teknik takip bilgilerine önceden sahip olduğuna işaret ediyor.
MASAK’taki Raporu Uzman Yardımcısı Hazırladı?
Soruşturmanın bir başka tartışmalı boyutu da MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) zayıf raporu oldu.
Söz konusu kritik raporun altına sadece bir “uzman yardımcısının” imza atmış olması, Ankara’da sert eleştirilere neden oldu.
Ekonomik suçlarda görevli, tam yetkili MASAK uzmanlarının değil de, sınırlı sorumluluğa sahip bir uzman yardımcısının görevlendirilmesi, “devlet içinden bir elin İmamoğlu’na kalkan oluşturduğu” yorumlarına yol açtı.
Bu durum, kamuoyunda şu soruları doğurdu:
• MASAK bu kadar kritik bir siyasi soruşturmada neden en yetkili uzmanları görevlendirmedi?
• MASAK Başkanı Hasan Kaymak, neden bu zayıf hazırlığı kabul etti?
• Uzman yardımcısının hazırladığı raporun amacı, İmamoğlu’nun üzerine yürüyen soruşturmayı etkisiz hale getirmek miydi?
Devlet Sırrı Sızdıran Ağ mı Oluşturuldu?
Başsavcılık, sadece İmamoğlu’na değil, onunla birlikte hareket eden bürokratlar, işadamları ve içeriden bilgi taşıyan kripto kamu görevlileri üzerine çok yönlü bir tahkikat başlattı.
Gürlek’in hazırladığı dosya, sadece yargı değil, devletin üst kademeleri tarafından da değerlendiriliyor…
İddialar arasında, MASAK’tan Adliye’ye, Emniyet’ten ilgili bakanlıklara kadar uzanan kripto bir yapı bulunduğu da şüphelerini güçlendirdiği kulislerde konuşuluyor.

Bu Artık Bir Suç Dosyası Değil, Milli Güvenlik Meselesidir
Le Méridien’deki 18. katta dönen olaylar, bir belediye başkanının yolsuzluk dosyasını çoktan aşmış durumda.
Bu artık bir devletin sinir uçlarına uzanmış ihanet zincirinin çözülmesi meselesi…
Ve bu mücadeleyi Başsavcı Akın Gürlek şu kararlılıkla yürütüyor:
“Kim devletin içinden dışarı bilgi taşıdıysa, hesabını mutlaka verecek!”
