SON.TV/ANKARA
Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Dosyada yer alan şüpheli ifadelerinde, olay günü görev yapan askeri pilotlar, sivil ve askeri kaza kırım heyetleri ile emniyet personelinin dikkat çeken beyanları yer aldı. Şüphelilerin büyük bölümü haklarındaki suçlamaları reddederek suçsuz olduklarını savundu.
PİLOTLAR: “SONİK PATLAMAYLA HELİKOPTER DÜŞÜRMEK TEKNİK OLARAK ÇOK ZAYIF”
Adli kontrolle serbest bırakılan F-16 pilotları Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçaslan, ifadelerinde olay günü planlı “Taxan” hava-hava atış denetleme görevi icra ettiklerini belirtti.
Şüpheliler, planlanan uçuş rotasından radar bilgisi dışında ayrılmanın veya izinsiz alçak irtifaya inmenin mümkün olmadığını, hava şartlarının son derece kötü olduğunu, hiçbir helikopter görmediklerini ve jetlerin “sonik patlama” ile helikopter düşürmesinin teknik olarak çok zayıf veya imkânsız olduğunu savundu.
Pilotlar ayrıca askeri radar sistemlerinin uçuşları sürekli takip ettiğini ve radar dışında kalmanın teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti.
F-4 pilotları Ali Armağan ve Ahmet Turhan da ifadelerinde olay günü rutin eğitim uçuşu yaptıklarını belirterek suikast iddialarını reddetti.
Ali Armağan, olay saatinde Sivas üzerinde görev yaptığını ve Kahramanmaraş bölgesinde bulunmadığını savunurken, Ahmet Turhan ise uçuşun tamamen radar kontrolünde gerçekleştirildiğini, radar kayıtlarında öne sürülen ani irtifa değişikliklerinin teknik olarak mümkün olmadığını ve helikopter kazasının savaş uçaklarıyla bağlantılı olmadığı kanaatinde olduğunu ifade etti.
KAZA KIRIM HEYETİ: “ARGUS CİHAZI İKİNCİ GİDİŞTE YERİNDE YOKTU”
Sivil kaza kırım heyetinde görev yapan Mehmet Sevdim, üüve Kerem Mumcuoğlu ifadelerinde ilk incelemede ELT yer tespit cihazını mevzuata uygun şekilde sökerek savcılığa teslim ettiklerini anlattı.
Şüpheliler, 31 Mart’taki ikinci incelemede kokpitte bulunan ARGUS 5000 CE navigasyon cihazının yerinde olmadığını fark ettiklerini, durumu savcıya sözlü olarak bildirdiklerini ancak “kamuoyunda spekülasyon oluşmaması” gerekçesiyle resmi rapora yazmadıklarını öne sürdü.
Dosyaya göre bu eksikliğe ilişkin tutanak daha sonra Mayıs 2009 tarihinde geçmişe dönük tarih şerhiyle imzalandı.
ASKERİ HEYET: “CİHAZLARI GÖRMEDİM, SÖKMEDİM”
Askeri arama kurtarma ve kaza kırım heyetinde görev yapan Ebubekir Semih Yüksekkaya ise ifadelerinde sivil enkaza personelinin gitmemesi yönünde talimat verdiğini belirtti.
Yüksekkaya, kaybolduğu öne sürülen ARGUS 5000 CE ve SKYMAP IIIC cihazlarını görmediğini, sökmediğini ve sökülmesi yönünde emir vermediğini savundu. Şüpheli ayrıca söz konusu cihazların sivil havacılık ekibinin elindeyken kaybolmuş olabileceğini öne sürdü.
“HATIRA AMAÇLI PARÇA ALMAK İSTEDİ” İDDİASI
Askeri ekipte görev yapan Nusret Memiş, Nedim Bakırhan ve Cemal Şahin ifadelerinde görevlerinin askeri helikopterle ilgili olduğunu, çalışmalar tamamlandıktan sonra merak nedeniyle sivil helikopter enkazına gittiklerini anlattı.
Şüpheliler, Aydın Özsıcak’ın enkazdan “hatıra amacıyla parça almak istediğini”, ancak buna karşı çıktıklarını ifade etti.
Bekir Çerikçi ise sivil helikopter enkazına hiç gitmediğini, herhangi bir teknik cihaz sökmediğini ve yalnızca askeri helikopterle ilgili görev yaptığını savundu.
EMNİYET PERSONELİNDEN DİKKAT ÇEKEN BEYANLAR
Olay tarihinde Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru İsmail Kaya, “Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağı kırık, sağ olarak hastaneye götürülüyor” içerikli bilgi notunu kendisinin hazırlamadığını, dönemin şube müdür yardımcısının talimatı üzerine 81 ile gönderdiğini ileri sürdü.
İsmail Kaya ayrıca aynı şubede görev yapan polis memuru İlyas Uçar’ın kazanın yerini yaklaşık 1,5 kilometre hassasiyetle tespit ettiğini söylediğini, buna rağmen belirlenen koordinatlara gidilmediğini iddia etti.
Dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen ise söz konusu bilgi notunun televizyon yayınları, 155 ihbarları ve açık kaynaklardan derlenerek tedbir amacıyla çevre illere gönderildiğini, yer tespit bilgilerinin TİB’den gelir gelmez jandarmaya aktarıldığını savundu.
FEZLEKEDE İSTİHBARİ DEĞERLENDİRMELER DE YER ALDI
Soruşturma fezlekesinde yalnızca şüpheli ifadeleri değil, olaya ilişkin istihbari değerlendirmeler de yer aldı.
Dosyada, olay günü bölgede görev yapan F-4 ve F-16 savaş uçaklarının radar kayıtları, uçuş verileri ve teknik incelemeleri ile FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasına ilişkin HTS kayıtları, iletişim trafiği ve örgütsel irtibat iddialarının soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI REDDETTİ
Soruşturma dosyasında ifadeleri bulunan şüphelilerin tamamı, FETÖ üyeliği, delil karartma, teknik cihazların sökülmesi, helikopter kazasına müdahale edilmesi ve diğer iddiaları kabul etmedi.
Şüpheliler ifadelerinde suçsuz olduklarını belirtirken, dosyada yer alan beyanlar şüpheli savunmalarını ve soruşturma makamlarının değerlendirmelerini içeriyor olup, olayla ilgili yargı süreci devam ediyor.
Bu düzenleme ile tekrar eden Ebubekir Semih Yüksekkaya, Dursun Özmen, Cemal Şahin, Bekir Çerikçi ve F-4 pilotları bölümleri tek başlık altında toplandı. Böylece haber yaklaşık %25-30 kısaldı ve akışı daha profesyonel hale geldi.
ETİKETLER:#MuhsinYazıcıoğlu #MuhsinYazıcıoğluSoruşturması #HelikopterKazası #AnkaraCumhuriyetBaşsavcılığı #FETÖ #Adliye #Yargı #SONTV









