SON.TV/İSTANBUL
Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, 9 Eylül tarihli köşe yazısında Türkiye’nin yıllardır tartışılan faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarını gündemine aldı.
Güngör, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in koordinasyonunda Türkiye’nin farklı illerindeki savcılıkların geçmişte aydınlatılamayan kritik olaylara ilişkin dosyalar üzerinde yeniden çalışmaya başladığını yazdı.
GÜNGÖR: TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİNE DAMGA VURAN DOSYALAR
Dilek Güngör yazısında ilk olarak gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993’te Ankara’daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Güngör, aradan 33 yıl geçmesine rağmen tüm yönleriyle aydınlatılamayan Mumcu suikastının yeniden incelendiğini belirtti.
HABLEMİTOĞLU DAVASINA DİKKAT ÇEKTİ
Güngör’ün işaret ettiği bir diğer dosya ise Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin dava oldu.
Hablemitoğlu suikastına ilişkin iddianamede Enver Altaylı da sanıklar arasında bulunuyor. İddianamede, FETÖ’nün sözde Türkiye imamı Mustafa Özcan’ın Hablemitoğlu’nun faaliyetlerinin engellenmesi amacıyla Enver Altaylı ile temas kurduğu iddia ediliyor. Davada yargılama halen devam ediyor.
MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASINDA DA ADI GÜNDEME GELDİ
Dilek Güngör, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ta meydana gelen helikopter kazasında BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını aktardı.
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada Enver Altaylı’nın isminin soruşturma kapsamında araştırıldığını söylemişti. Ekici ayrıca, Yazıcıoğlu’nun ölüm haberinin resmî birimlerden önce Altaylı tarafından bazı BBP yöneticilerine bildirildiğini öne sürmüştü. Bu iddia henüz kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde değil.
KAŞİF KOZİNOĞLU DOSYASINDA ESKİ İDDİA YENİDEN GÜNDEMDE
Güngör’ün yazısının dikkat çektiği çerçevede, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası da yeniden gündemde.
Enver Altaylı ile Kaşif Kozinoğlu arasındaki ilişkiye yönelik iddialar daha önce de basına yansımıştı. 2017’de Sabah’ta yayımlanan bir yazıya dayandırılan haberde, Altaylı’nın Kozinoğlu’ndan hoşlanmadığı ve ölümünün ardından ağır ifadeler kullandığı ileri sürülmüştü. Bu anlatım bir tanıklık/iddia niteliğinde olup kesinleşmiş bir yargı tespiti değil.
“HER TAŞIN ALTINDAN ÇIKIYOR”
Dilek Güngör, bütün bu dosyaları aynı yazıda bir araya getirerek Enver Altaylı isminin Türkiye’nin yakın tarihindeki çok sayıda kritik olayda gündeme geldiğine dikkat çekti.
Güngör’ün yazısının başlığı da bu tabloyu özetledi:
“Her taşın altından çıkıyor: Enver Altaylı.”
HABLEMİTOĞLU DOSYASINDA YARGILAMA SÜRÜYOR
Enver Altaylı’nın adının en somut biçimde yer aldığı dosyalardan biri Hablemitoğlu suikastı davası.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Altaylı, suikastın azmettirme zincirinde yer aldığı iddiasıyla sanık olarak gösteriliyor. Ancak bu dosyada yargılama devam ettiği için Altaylı yönünden kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
ETİKETLER: #DilekGüngör #EnverAltaylı #AkınGürlek #KaşifKozinoğlu #MuhsinYazıcıoğlu #NecipHablemitoğlu #UğurMumcu #SonTV
KAYNAK: SABAH









