20 Ekim 2026 · Salı · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
İçişleri Bakanlığı

SIĞINAK OLAMAZ! Bakan Çiftçi’den Belçika’ya net mesaj: “Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Brüksel’deki temaslarının ardından Belçika’ya terör ve organize suçlarla mücadelede somut iş birliği çağrısında bulundu. Çiftçi, 2026’da bin 741 operasyonda 625 organize suç çetesinin çökertildiğini, 44 ülkeden 714 firarinin Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. Belçika’da bulunduğu değerlendirilen 33 FETÖ mensubuna da dikkat çeken Çiftçi, “Avrupa’nın kalbinde atan bu güzel ülke, teröre değil dostluğa kapı aralamalıdır” dedi.

SON.TV/ANKARA

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı kapsamında bulunduğu Belçika’nın başkenti Brüksel’deki temaslarını Anadolu Ajansı muhabiri Muhammed Nuri Erdoğan’a değerlendirdi.

Terörle ve sınır aşan organize suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurgulayan Çiftçi, “Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz” ifadesini kullandı.

EGM İLE BELÇİKA FEDERAL POLİSİ ARASINDA ORTAK EYLEM PLANI

Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü ile Belçika Federal Polisi arasında imzalanan 2027-2028 Yılları Ortak Eylem Planı’na ilişkin, “Bu plan ile terörizm, organize suçlar, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti başta olmak üzere sınır aşan suçlarla mücadelede işbirliğimizi güçlendireceğiz” dedi.

Organize suçlarla mücadeleye ilişkin verileri de paylaşan Çiftçi, şu açıklamalarda bulundu:

“Yalnızca 2026 yılında Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gerçekleştirdiği bin 741 operasyonda, 22’si uluslararası düzeyde olmak üzere toplam 625 organize suç çetesini çökerttik.”

“Yalnızca bu yıl, 44 ülkeden 714 firariyi, aralarında 170 organize suç örgütü elebaşı ve mensubu bulunacak şekilde, kolluk kuvvetlerimizin kararlı takibiyle ülkemize getirdik; halihazırda 969 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştır.”

10 YIL SONRA EGMONT SARAYI’NDA BULUŞMA

Belçika ile köklü diplomatik ilişkilerin 188’inci yılını idrak ettikleri bu dönemde, iki ülkenin Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanlarını aynı masa etrafında buluşturan toplantının dördüncüsü için Brüksel’de, Egmont Sarayı’nda olduklarını hatırlatan Çiftçi, bu formatın son durağının 2016 yılında Ankara olduğunu belirtti.

Çiftçi, aradan geçen 10 yılın ardından 7 bakan olarak yeniden bir araya gelmelerinin, başlı başına anlamlı bir iradenin ifadesi olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte Belçikalı mevkidaşları Bernard Quintin, Annelies Verlinden, Maxime Prevot ve Anneleen Van Bossuyt ile Türkiye’nin güvenliğini ve vatandaşların huzurunu doğrudan ilgilendiren başlıkları masaya yatırdıklarını bildirdi.

“GERÇEK DOSTLUK, SUÇ ODAKLARINA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELEYİ GEREKTİRİR”

Brüksel’de yaşayan, üreten ve bu ülkenin ekonomisine değer katan yaklaşık 300 bin Türk vatandaşının, iki ülke arasındaki en güçlü bağ olduğuna dikkati çeken Çiftçi, “Ancak gerçek dostluk, iyi günde yan yana durmak kadar, huzurumuzu hedef alan suç odaklarına karşı birlikte mücadele etmeyi de gerektirir” ifadesini kullandı.

Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye’nin, dış politikada hem masada hem sahada sözü dinlenen bir ülke konumuna geldiğini vurgulayarak, “Dışarıdaki bu kararlılık, içeride de güçlü bir cephe kurmayı zorunlu kıldı; 10 yıllarımızı heba eden terör prangalarından milletçe kurtulmanın eşiğine geldik. Terörsüz Türkiye hedefimize adım adım yaklaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.

BİN 741 OPERASYONDA 625 ORGANİZE SUÇ ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ

Çiftçi, organize suç ve yeni nesil suç yapılanmalarıyla mücadeleye ilişkin şunları kaydetti:

“Huzurun kök saldığı bu zeminde ise yeni bir tehdit baş gösterdi; organize suç ve onun yeni nesil uzantıları. Yalnızca 2026 yılında Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gerçekleştirdiği bin 741 operasyonda, 22’si uluslararası düzeyde olmak üzere toplam 625 organize suç çetesini çökerttik. Kaçakçılık ve Organize Suçla Mücadele, Narkotik ve Siber birimlerimiz bu mücadeleyi hem sokakta hem dijital dünyada kesintisiz sürdürmektedir. Her türlü oluşumun karşısında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Emniyetiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle bu milletin, huzurunu kimseye çiğnetmeyeceğinin altını çizen Çiftçi, bu devletin kolunun, bir vatandaşına uzanan tehdidi dünyanın öbür ucunda da yakalayacak kadar uzun olduğunu vurguladı.

“VATANDAŞIMIZIN KAPISINA KONAN BOMBA, DEVLETİMİZİN KAPISINA KONMUŞ SAYILIR”

Çiftçi, yeni nesil suç örgütlerinin önemli bir bölümünün faaliyetlerini yurt dışı bağlantıları üzerinden yürüttüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Belçika’nın da aralarında bulunduğu ülkelerde vatandaşlarımızı tehdit etmekte, iş yerlerine ve evlerine saldırmaktadırlar. Bunun en somut ve kabul edilemez örneği, Brüksel Hanımeli Pastanelerinin sahibi Sayın Oğuz Arkaya’dır. Kendisi Haziran 2026’da Daltonlar Çetesi tarafından önce tehdit edilmiş, ardından evine bombalı saldırı düzenlenmiştir. Bu cüretkar tehditlerin, Başkonsolosluğumuzda görevli bir diplomatımızın yakınlarına kadar uzanması, meselenin vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Bir vatandaşımızın kapısına konan bomba, devletimizin kapısına konmuş sayılır.”

BELÇİKA’DA BULUNDUĞU DEĞERLENDİRİLEN 5 KİŞİNİN İADESİ TALEP EDİLİYOR

Bakan Çiftçi, suç ağlarının yöneticisi veya mensubu olduğu belirtilen kişilere ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Şu anda bu suç ağlarının yöneticisi yahut mensubu olan ve bizim için özellikle önem taşıyan 5 şahsın Belçika’da bulunduğunu değerlendiriyoruz. Interpol birimlerimiz ve kolluk kanallarımız vasıtasıyla, Adalet Bakanlığımızla eşgüdüm içinde, bu kişilerin ülkemize iadesini talep ediyoruz.”

“2027-2028 YILLARI ORTAK EYLEM PLANI”

Bu kararlılığın en somut göstergesinin, bugün Emniyet Genel Müdürlüğü ile Belçika Federal Polisi arasında imzaladıkları “2027-2028 Yılları Ortak Eylem Planı” olduğunu ifade eden Çiftçi, şöyle konuştu:

“Bu plan ile terörizm, organize suçlar, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti başta olmak üzere sınır aşan suçlarla mücadelede işbirliğimizi güçlendireceğiz. Karşılıklı uzman toplantıları ve ortak eğitim faaliyetleriyle bilgi ve tecrübe paylaşımını artıracak, iki ülkenin güvenlik birimleri arasındaki mesleki temasları daha ileri taşıyacağız.”

Çiftçi, Ortak Eylem Planı’nın bir protokolün adı değil, iki devletin suça karşı verdiği ortak sözünün adı olduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı:

“Bugünkü görüşmelerde mevkidaşlarımın ortaya koyduğu irade de ümit vericidir. Değerli mevkidaşım Sayın Bernard Quintin’in ifade ettiği gibi, suç ağları giderek daha uluslararası bir nitelik kazanıyor; bu da polis teşkilatlarımız arasındaki koordinasyonu daha hızlı bilgi paylaşımı, uzmanlık alışverişi ve ortak eğitimlerle güçlendirmeyi zorunlu kılıyor. Adalet alanında ise Sayın Annelies Verlinden’in vurguladığı üzere, organize suç sınır tanımamaktadır.”

“44 ÜLKEDEN 714 FİRARİYİ ÜLKEMİZE GETİRDİK”

Suçun ağı sınır tanımıyorsa, teşkilatlar arasındaki iş birliğinin de sınır tanımayacağına dikkati çeken Çiftçi, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“Bugünkü mesajımızı daha geniş bir çerçeveye oturtmak isterim. Yurt dışına kaçarak devletin elinden kurtulacağını sananlara karşı yürüttüğümüz güvenlik diplomasisini, kamuoyumuz ‘Sınır Ötesi Kapan’ olarak biliyor. Bulgaristan’dan Gürcistan’a, Yunanistan’dan bugün Brüksel’e kadar attığımız her adım, bu kararlı duruşun bir halkasıdır. Yalnızca bu yıl, 44 ülkeden 714 firariyi, aralarında 170 organize suç örgütü elebaşı ve mensubu bulunacak şekilde, kolluk kuvvetlerimizin kararlı takibiyle ülkemize getirdik; halihazırda 969 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştır. Suçlu bir sınır geçtiğini sanır; oysa aştığı her sınır, onun için yeni bir kapanın kapısıdır. Devletimiz uyumaz, hiçbir suçluyu unutmaz; vakti ve saati geldiğinde suçlunun tepesine biner.”

Bakan Çiftçi, suç örgütleri için dünyanın hiçbir yerinin “güvenli liman” olmadığını vurgulayarak, suç işleyip sıkışınca sınırın ötesine kaçmanın bir kurtuluş değil, yalnızca yakalanmayı birkaç durak öteye ertelemek olduğunu belirtti.

“TERÖR BUGÜN BİR ÜLKENİN DERDİ, YARIN HERKESİN KABUSUDUR”

Mücadelelerinin yalnızca organize suçla sınırlı olmadığına dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:

“Belçika’da PKK, DHKP-C, MLKP, TKP-ML ve FETÖ gibi terör örgütü mensuplarının varlık göstermesi, hatta bu ülkeyi bir üs gibi kullanması, müttefiklik ruhuyla bağdaşmamaktadır. Terör bugün bir ülkenin derdi, yarın herkesin kabusudur. Nitekim PKK, DHKP-C ve MLKP gibi örgütler, Belçika’da silahlı eylem gerçekleştirmeseler de finansman temini, militan kazanma ve propaganda faaliyetlerini sürdürmektedir. Bilhassa PKK’nın ‘fesih söylemini’ istismar etmesine müsaade edilmemesi, geçmişte yaşanan Ariadna kararı benzeri olumsuzlukların tekrarlanmaması bizim için büyük önem taşımaktadır. Terörün bittiğini ilan etmek başkadır, terör ağlarının tümüyle dağıldığından emin olmak başkadır.”

“BU YAPI BELÇİKA’YI ADETA BİR SIĞINAK OLARAK KULLANMAKTA”

Çiftçi, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da millete karşı hain bir darbe girişiminde bulunduğunu anımsatarak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu yapı bugün Belçika’yı adeta bir sığınak olarak kullanmakta; FEDACTIO çatısı altındaki çeşitli dernek ve eğitim kuruluşları aracılığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu okul ve sivil toplum kuruluşlarının yakından izlenmesi halinde dolandırıcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama gibi birçok suçun gün yüzüne çıkacağına inanıyoruz. Bakanlığımızın Terör Arananlar Listesi’nde yer alan 33 FETÖ mensubunun Belçika’da bulunduğunu değerlendiriyor; bu kişilerin sahte bilgi ve belgelerle iltica sistemini istismar etmesinin önüne geçilmesini bekliyoruz. Bu mesele bugün mevkidaşıma iletilmiş, gerekli adımların atılması talep edilmiştir.”

DEAŞ VE YABANCI TERÖRİST SAVAŞÇILARLA MÜCADELE

“Dini istismar eden DEAŞ’a karşı da sahada göğüs göğse mücadele eden tek NATO ülkesiyiz” ifadesini kullanan Çiftçi, “Yabancı Terörist Savaşçıların” kaynak ülkelerine geri gönderilmesinin, bu örgütün bölgede yeniden zemin kazanmaması bakımından büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Çiftçi, bu konuda muhataplarına her türlü desteği vermeye de hazır olduklarını aktardı.

“BELÇİKA’YA İLETTİĞİMİZ İADE TALEPLERİNDEN BUGÜNE KADAR HİÇBİRİ KABUL EDİLMEMİŞTİR”

Aşırı sol terörün Belçika’daki yüzünün de karşılarında olduğunu belirten Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:

“DHKP-C iltisaklı Grup Yorum isimli yapılanmanın, 19 Aralık 2026’da Liege’de bir konser düzenleyeceği tespit edilmiştir. Hepimizin hatırladığı Fehriye Erdal dosyası ise devletin takibinin asla zaman aşımına uğramayacağının hatırlatıcısıdır.

2016’dan 2026’ya uzanan on yılda, terör suçları kapsamında Belçika’ya ilettiğimiz iade taleplerinden bugüne kadar hiçbiri kabul edilmemiştir. Ağırlıklı olarak PKK ve FETÖ mensuplarına ilişkin bu talepler, ya reddedilmekte ya da cevapsız bırakılmaktadır. Bu tablo, terör örgütü üyelerinin kendilerini Belçika’da güvende hissetmelerine yol açmaktadır. Terör mensuplarının mülteci statüsünü istismar etmesinin önüne geçilmesi, hem güvenliğimizin hem vicdanımızın ortak talebidir. Aradan zaman geçse de, devletin takibi asla durmaz.”

“GÖÇ VE VİZE BAŞLIKLARINI DA DOSTANE BİR ÇERÇEVEDE ELE ALDIK”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, mülteci statüsünün, zulümden kaçana açılmış bir kapı ve zulmedene tutulmuş bir kalkan olmadığına dikkati çekerek, “Göç ve vize başlıklarını da dostane bir çerçevede ele aldık. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla göç hareketlerinden en çok etkilenen ülkelerden biridir; yaklaşık 2,2 milyonu Suriyeli olmak üzere 3,6 milyon yabancıya ev sahipliği yapıyoruz” ifadesini kullandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın denizlerde, kolluk birimlerinin karada aldığı tedbirlerle göçmen kaçakçılığı şebekelerini kaynağında çökerttiklerini, düzensiz göçü büyük ölçüde engellediklerini, artık sınırlardan rahatça girilip çıkılamayacağı algısının da yerleştiğini aktaran Çiftçi, şu açıklamada bulundu:

“Vatandaşlarımızın karşılaştığı vize sorunlarının çözülmesi, düzensiz göçle ortak mücadele ve iade süreçlerinin hızlandırılması, iki ülkenin ortak menfaatinedir. Nitekim Belçikalı mevkidaşımız Sayın Anneleen Van Bossuyt’un, idaresinin Türkiye’nin göç yönetimi uygulamalarını yerinde görmesi yönündeki talebini memnuniyetle karşılıyoruz; bu, sahadaki işbirliğimizi daha da pekiştirecektir.”

“TÜRKİYE İLE İLİŞKİ KURMADAN AVRUPA GÜVENLİĞİ CİDDİ BİÇİMDE ELE ALINAMAZ”

Çiftçi, kendileri için güvenliğin, suç işlendikten sonra değil, işlenmeden önce başladığını vurgulayarak, “Bu çerçevede, Sayın Maxime Prevot’nun bugün dile getirdiği ‘Türkiye ile ilişki kurmadan Avrupa güvenliği ciddi biçimde ele alınamaz’ sözünü, iki ülkenin ortak aklının bir ifadesi olarak değerli buluyorum” ifadesine yer verdi.

“BU GÜZEL ÜLKE, TERÖRE DEĞİL DOSTLUĞA KAPI ARALAMALIDIR”

Türkiye’nin, uluslararası hukuka ve NATO müttefikliği ruhuna uygun olarak her türlü iş birliğine kararlılıkla devam edeceğinin altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti:

“Aynı kararlılığı dost ve müttefik ülkelerden de bekliyoruz; çünkü gerçek müttefiklik, aynı masada oturmak kadar aynı tehdide karşı aynı safta durabilmektir. Temennimiz açık ve samimidir: Avrupa’nın kalbinde atan bu güzel ülke, teröre değil dostluğa kapı aralamalıdır. Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz.

Uluslararası işbirliğimizi güçlendirerek ortak güvenlik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmayı, vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini korumayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu düşüncelerle Belçikalı mevkidaşlarıma misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, bugünkü temaslarımızın iki ülke ve iki dost millet için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

ETİKETLER: #MustafaÇiftçi #İçişleriBakanlığı #Belçika #Brüksel #TerörleMücadele #OrganizeSuç #SınırÖtesiKapan #FETÖ #AdliİşBirliği #EmniyetGenelMüdürlüğü