SON TV

SONTV ANALİZ | TEK KOMUTA YERİNE ÇOK BAŞLILIK: EMNİYETTE YENİ YASA FELAKETİ Mİ HABER VERİYOR?

SONTV ANALİZ | TEK KOMUTA YERİNE ÇOK BAŞLILIK: EMNİYETTE YENİ YASA FELAKETİ Mİ HABER VERİYOR?

SONTV ANALİZ HABER:

Emniyet teşkilatının yıllardır başarıyla uyguladığı, kriz anlarında reflekslerini koruyabildiği ve sahaya hâkimiyetini sağlayan hiyerarşik yapının ciddi şekilde sarsılacağı bir yasa tasarısı gündemde. Yeni düzenlemeyle birlikte ilçe emniyet müdürlüklerine 1. sınıf emniyet müdürlerinin atanması planlanması iddia ediliyor. Ancak bu hamle, yalnızca görev tanımlarını değil, emir komuta bütünlüğünü, koordinasyon zincirini ve güvenlik reflekslerini kökten sarsma riski taşıyor.

EŞİTLENEN RÜTBE, BÖLÜNEN KOMUTA: TEŞKİLATIN DİNAMİĞİ SARSILABİLİR

1. sınıf emniyet müdürü rütbesine sahip il emniyet müdürü ile aynı rütbede birden fazla ilçe müdürünün görev yapması, teşkilatın yıllardır benimsediği hiyerarşi alt-üst sistemini çökertebilir. İl Emniyet Müdürünün emir komuta zinciri bozulurken, ilçelerde merkezden atanan müdürler sahada bağımsız davranabilecek. Bu da güvenlik alanında çok başlılık riski yaratacak.

KİM KARAR VERECEK? KİM KOORDİNE EDECEK?

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde aynı anda birden fazla ilçede gelişebilecek bir toplumsal olayda —örneğin Kadıköy, Fatih, Şişli, Beşiktaş ve Esenyurt’ta eş zamanlı eylemler olduğunda— kuvvet planlaması ve kriz yönetimini kim yapacak?

• Beş ilçeyi kapsayan eylemde çevik kuvvet hangi müdürün talimatıyla harekete geçecek?

• İl Emniyet Müdürü eş rütbede olduğu ilçe müdürlerine doğrudan talimat veremeyecekse olayın kontrolü kimde olacak?

• İlçeler doğrudan Ankara’dan mı talimat alacak?

Bu sorular yanıtlanmadan teşkilata şekil vermek, sahada zafiyet doğurmakla kalmaz; krizin yönetilemeyeceği bir yapıyı da daha da kalıcı hale getirir.

GEZİ, SARAÇHANE, ODTÜ… BAŞARI NEREDEYDİ?

Türkiye, yakın tarihinde birçok kritik toplumsal olayla karşılaştı. Gezi Parkı ve Dolmabahçe olayları, Saraçhane eylemleri, ODTÜ protestoları ve daha fazlası, ancak ve ancak tek merkezli kriz masalarıyla yönetilebildi. O dönemlerde il emniyet müdürleri ve valiler tarafından kurulan kriz koordinasyon merkezleri, tüm ilçelere anlık güç yönlendirme yaparak kamu düzenini yeniden tesis etti.

GEZİ, SARAÇHANE, ODTÜ BAŞARISI TEK MERKEZLİ AKILDIR. 

Bu olayların bastırılabilmesinde temel unsur, tek merkezli kriz yönetimidir.

• 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Gezi Olayları’nda tüm kuvvetlerin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve Valilik koordinasyonunda, bölge bölge sevk edilmesi sağlanmıştır. İlçe bazlı müdahaleyle bu başarı mümkün olamazdı.

• Saraçhane’deki eylemler, hem Taksim’e hem Fatih’e sıçrama potansiyeli taşıyordu. İl düzeyinde kurulan özel kriz masasıyla eş zamanlı ve senkronize müdahale yapılabildi.

• Ankara ODTÜ’deki olaylar, Keçiören, Çankaya, Sıhhiye gibi ilçelere yayılma riski taşırken, İl Emniyet Müdürlüğü’nün üst düzey koordinesiyle büyümeden bastırıldı.

Bu olaylar ilçe bazlı dağınık müdahaleyle değil, koordineli ve senkronize reflekslerle bastırıldı. SONTV’nin edindiği bilgilere göre; bugün ise önerilen model, geçmişteki bu başarı örneklerinin aksine, rütbe eşitliği içinde otorite krizine zemin hazırladığı iddia ediliyor. 

KAYSERİ ÖRNEĞİ: BİR EMEVİ MAHALLESİNDE BAŞLAYAN OLAY, SURİYE’YE SIÇRADI

Geçtiğimiz yıl Kayseri’de yaşanan ve Suriyelilere yönelik gelişen sokak olayları, yalnızca Kayseri’yi değil Türkiye’nin dış politikasını da tehdit etmişti. İl Emniyet Müdürü ve Vali’nin hızlı refleksi sayesinde şehirde geniş çaplı kargaşa önlenmişti.

Olayların bastırılamaması durumunda; sadece Türkiye şehirlerinde değil, Suriye’deki Türk askerleri ve tesisleri de saldırı riskiyle karşı karşıya kalmıştı.

KAYSERİ’DE YETKİ ZAFİYETİ OLSAYDI NE OLURDU?

2023 Temmuz’unda Kayseri’de Suriyelilere yönelik gelişen olaylar yalnızca bir şehirde sınırlı kalmadı; MİT’in Suriye hattına müdahale etmesini gerektirecek kadar büyüdü.

• Eğer Kayseri Valisi ve İl Emniyet Müdürü, tek merkezli ve yetki sahibi bir pozisyonda olmasaydı, olaylar il geneline yayılır, kamu düzeni tümden çökebilirdi.

• İlçelere ayrılmış ve merkezden atanmış müdürlerin talimat beklediği bir sistemde; o gece Kayseri’de sokaklara akan on binleri kim durduracaktı?

• Suriye’de Türk askerlerine yapılan saldırılar, içteki zafiyetin dış politikaya bile sirayet ettiğinin kanıtıdır.

Bu tür olaylarda yerel yetkililerin yetkisizleştirilmiş olması halinde telafisi olmayan güvenlik açıkları doğar.

OPERASYONEL FELÇ: ŞUBELER, İLÇELER ÜZERİNDE ETKİSİZLEŞECEK

Yeni düzenleme ile il merkezindeki kritik şube müdürlükleri (Kaçakçılık, Organize, Mali, Siber vb.), rütbe olarak ilçe müdürlerinden daha aşağıda kalacak. Bu durumda:

• İlçelerde operasyon yapılamayacak,

• Her işlem için İl Emniyet Müdüründen yeniden yetki istenecek,

• Bu da suçla ve suçluyla mücadelede gecikmeye, zaafa ve bilgi sızıntısına yol açacak.

KEDİ-FARE SENARYOSU:

Toplumsal olaylarda istihbarat zafiyeti değil, karar alma ve kuvvet sevkindeki zafiyet, en tehlikeli boşluğu yaratır.

• Terör örgütleri ve provokasyon odakları, bu tür zaafları tıpkı “kedi-fare oyunu” gibi kullanarak emniyet güçlerini oyalayabilir, asılsız ihbarlarla yanlış bölgelere kuvvet yığılmasına neden olabilir.

• İlçelerde eşit rütbedeki müdürlerin bağımsız hareket etmesi, ortak refleks göstermeyi imkânsız kılar.

• Sahada kimin komutan olduğunun net olmaması, olayın boyutunun kontrol dışına çıkmasına neden olur. 

 Toplumsal Olayda Karar Mekanizması Kimde Olacak?

Birden fazla ilçeyi kapsayan toplumsal olaylarda (örneğin İstanbul’da Kadıköy, Beşiktaş, Şişli, Fatih ve Beyoğlu ilçelerinde eş zamanlı gösteriler gibi), olaylara ilişkin kararları kim alacak?

• Mevcut sistemde İl Emniyet Müdürü tüm ilçelerin koordinatörü konumundadır.

• Yeni sistemde, rütbe olarak eşit olan 1. sınıf ilçe müdürlerinin İl Müdürüne bağlılıkları fiilen tartışmalı hale gelecek.

• Her ilçe müdürü doğrudan Ankara’dan mı emir alacak, yoksa İl Emniyet Müdüründen mi? Bu durum belirsizliğe yol açıyor.

İlçeler Arası Koordinasyonu Kim Sağlayacak?

Toplumsal olaylarda başarı, birlikte hareket edebilme, bölgeye göre görevlendirme yapabilme, kuvvet kaydırma ve emir-komuta birliğini sağlayabilmekten geçer.

• 5 ilçede eş zamanlı kriz çıktığında hangi ilçe müdürü komuta edecek?

• Çevik Kuvvet ya da TOMA’lar hangi merkezin emrine girecek?

• İl Emniyet Müdürü, emrindeki rütbece eşit müdürleri ne ölçüde yönlendirebilecek?

Yerel Akılla Yürütülemeyecek Operasyonları Kim Planlayacak?

Özellikle terör eylemi riski, organize kalkışmalar, büyük yürüyüşler gibi merkezi planlama gerektiren olaylarda:

• Ankara olaylara müdahaleyi doğrudan mı yönetecek?

• İl Emniyet Müdürü’nün sahadaki tüm veriye sahip olmasına rağmen sınırlı yetkili kalması, sürecin yavaşlamasına sebep olacak.

• İlçedeki müdür, “merkezden atandığı” için kendi inisiyatifini mi kullanacak yoksa valinin ya da il müdürünün talimatına mı göre hareket edecek? Bu da çift başlılık yaratacak.

Çevik Kuvvet Gibi Ortak Birimlerin Komutası Kimde Olacak?

Toplumsal olaylara müdahalede esas yükü taşıyan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü, il merkezine bağlıdır.

• Beş farklı ilçede çıkan bir olayda, çevik kuvvet hangi ilçeye hangi müdürün emriyle kaydırılacak?

• Her ilçe müdürü kendi alanı için kuvvet talep ettiğinde, İl Emniyet Müdürü mü yoksa Bakanlık mı nihai kararı verecek?

EMEKLİLİK KORKUSU, RÜTBE YIĞILMASI, AMAÇSIZLAŞAN KARİYER

Teşkilatta 2. sınıf müdürlerin 1. sınıfa geçirilmesiyle ortaya çıkan beklenti, İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirilmek olunca, tüm sistem amaçsız hale geliyor. Rütbe almak bir onur ve liyakat göstergesiyken, şimdi “bir ilçeye atanırsın ya da emekli olursun”a  dönüşüyor.

Bugün 1. sınıf emniyet müdürlerin emeklilikte alacakları maaş 45 bin TL civarında kaldığı için terfiler tıkanıyor. Asıl çözülmesi gereken konu da budur.

SON SÖZ: BU YASA, TEŞKİLATIN DNA’SIYLA OYNAMAKTIR

Gezi’de, Kobani’de, 15 Temmuz’da, Kayseri’de ve daha nice kriz noktasında canını ortaya koyarak görev yapan Emniyet Teşkilatına yapılacak en büyük müdahale, onu parçalı ve çatışmalı bir yapıya sokmaktır. Rütbeler eşitlenip komuta parçalanırsa, başarı değil, çatışmalı emniyet yönetimlerini tetiklemiş olur.

SONTV Analiz