25 Eylül 2026 · Cuma · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
HSK

Yargıda yeni dönemi HSK 1.Daire Başkanı Turan Kuloğlu açıkladı! Hedefte bekleyen dosyalar var!

HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, İstanbul’da düzenlenen Yargı Hizmetlerinin Etkinliğini İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’nda yargı süreçlerindeki gecikmelerin ortadan kaldırılmasına yönelik yeni dönemin yol haritasını açıkladı. Kuloğlu; bekleyen dosyaların nedenlerinin tek tek tespit edileceğini, HSK tetkik hâkimlerinin adliyelerle eşleştirildiğini, gerektiğinde kurumların aynı masa etrafında toplanacağını belirterek, “Biz, kararın ne olacağıyla değil; karar verilebilmesinin önündeki idari, teknik ve kurumsal engellerin nasıl kaldırılacağıyla ilgileniyoruz” dedi.

SON.TV/İSTANBUL

Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) düzenlediği Yargı Hizmetlerinin Etkinliğini İzleme ve Değerlendirme Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Yargının üst düzey isimlerini bir araya getiren toplantıda, uzun süren dava ve soruşturmalar ile yargı süreçlerinde gecikmeye neden olan idari, teknik ve kurumsal sorunların çözümüne yönelik yeni çalışma modeli masaya yatırıldı.

Toplantıda konuşan HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, yargının hızlandırılmasının artık dönemsel bir çalışma olmaktan çıktığını, Adalet Bakanlığı, HSK ve yargı teşkilatının ortak hedeflerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Kuloğlu’nun açıklamalarında özellikle uzun süredir devam eden dosyaların neden sonuçlandırılamadığının belirlenmesi, gecikmeye yol açan sorunların kaynağında çözülmesi, adalet komisyonları ve Cumhuriyet başsavcılıklarının daha etkin rol üstlenmesi, HSK tetkik hâkimlerinin adliyelerle doğrudan koordinasyon kurması ve çözüm sağlanıncaya kadar dosyalardaki tıkanıklığın takip edilmesi başlıkları öne çıktı.

YARGININ ÜST DÜZEY İSİMLERİ İSTANBUL’DA BULUŞTU

Toplantıya Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek, HSK Başkanvekili, HSK üyeleri, Adalet Bakan Yardımcıları, HSK Genel Sekreteri, Bakanlık birim amirleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet başsavcıları, adalet komisyonu başkanları ve yargı mensupları

 

 

 

 

 

Kuloğlu konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve toplantının yalnızca yargının mevcut sorunlarını değil, gelecekte uygulanacak çalışma modelini de ilgilendirdiğini söyledi.

Kuloğlu, toplantının temel gündemini, “Yargı süreçlerinin hızlandırılması ve gecikmelerin sistematik biçimde ortadan kaldırılması” sözleriyle açıkladı.

“YARGININ HIZLANDIRILMASI ARTIK DÖNEMSEL BİR BAŞLIK DEĞİL”

Kuloğlu, yargı süreçlerinin hızlandırılmasının dönemsel çalışmalarla ele alınan bir konu olmaktan çıktığını belirterek, Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek’in liderliğinde bu meselenin Adalet Bakanlığı, HSK ve bütün yargı teşkilatının ortak hedeflerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Yeni dönemde yalnızca belli şehirlerdeki veya belli dava türlerindeki gecikmelerin değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde uzun süren yargılamaların takip edilmesinin amaçlandığını ifade etti.

“IĞDIR’DAKİ DOSYA DA EDİRNE’DEKİ DOSYA DA GÜNDEMİMİZDE”

Kuloğlu, yeni yaklaşımı farklı illerden verdiği örneklerle anlattı.

Iğdır’da bir tapu iptali ve tescil davasında yaşanan gecikmenin de Edirne’de bir ortaklığın giderilmesi davasının uzamasının da Niğde’de bir ailenin ve neslin geleceğini etkileyen boşanma davasındaki gecikmenin de HSK’nin gündeminde olduğunu söyledi.

Yargılamalardaki gecikmelerin yalnızca hukuki değil, ekonomik, toplumsal ve insani sonuçlarının bulunduğuna işaret eden Kuloğlu, makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu tarafından hükmedilen tazminatlar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları sonucunda ödenen tazminatların kamu bütçesine yük oluşturduğunu kaydetti.

Kuloğlu, gecikmelerin adalete duyulan güven üzerindeki etkisinin ise parasal olarak ölçülebilen maliyetlerden daha büyük olduğunu vurguladı.

 

“GECİKEN ADALET ADALET DEĞİLDİR”

HSK’nin yargısal faaliyete müdahale etmeden gecikmenin oluşturduğu maliyetleri azaltma ve ortadan kaldırma sorumluluğu taşıdığını ifade eden Kuloğlu, “Geciken adalet adalet değildir” sözünün kendileri açısından yalnızca bir hukuk ilkesi olarak görülmediğini söyledi.

Kuloğlu, bu sözü “yerine getirilmesi gereken somut bir çalışma talimatı” olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

YENİ MAHKEMELER, BAM’LAR VE UYAP’I HATIRLATTI

Yargının hızlandırılması amacıyla bugüne kadar önemli reformların gerçekleştirildiğini anlatan Kuloğlu; adalet teşkilatının fiziki kapasitesinin güçlendirilmesi, yeni mahkemelerin kurulması, insan kaynağının geliştirilmesi, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi ve UYAP başta olmak üzere dijital altyapının geliştirilmesini bu çalışmalar arasında gösterdi.

Ancak gelinen noktada mevzuat değişikliklerinin tek başına yeterli olmadığını söyledi.

“MEVZUAT ÖNEMLİDİR; FAKAT TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR”

Kuloğlu’nun konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden biri de dosyaların hangi nedenlerle uzadığına ilişkin değerlendirmesi oldu.

Bir dosyanın her zaman kanuni bir eksiklik nedeniyle uzamadığını ifade eden Kuloğlu; yapılamayan bir tebligatın, geciken bilirkişi raporunun, gerçekleştirilemeyen keşfin, yerine getirilemeyen talimatın, ulaşmayan bir raporun veya başka bir kurumdan temin edilemeyen bilgi ve belgenin yargılamayı uzatabildiğine dikkat çekti.

Bu nedenle yeni dönemin temel yaklaşımının süreç yönetimi, süreç organizasyonu, kurumlar arası koordinasyon ve sonuç alınıncaya kadar sürdürülen etkin takip olacağını açıkladı.

BAŞSAVCILAR VE ADALET KOMİSYONLARINA YENİ DÖNEMDE ÖNEMLİ ROL

Yeni çalışma anlayışının sahadaki en önemli taşıyıcılarının adalet komisyonu başkanları ile Cumhuriyet başsavcıları olacağını belirten Kuloğlu, yargısal süreçlerdeki tıkanma noktalarının belirlenmesinde bu isimlerin öncü rol üstleneceğini söyledi.

Komisyon başkanları ve başsavcıların çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyonun sağlanmasında etkin şekilde görev alması gerektiğini kaydeden Kuloğlu, oluşturulan modeli yalnızca yeni bir işleyiş biçimi olarak görmediklerini söyledi.

Kuloğlu, bunun yargısal süreçlerde bir “kültür değişimi” anlamına geldiğini ifade etti.

GECİKME RİSKİ ÖNCEDEN TESPİT EDİLECEK

Yeni dönemde gecikme ortaya çıktıktan sonra harekete geçmek yerine, gecikme riskinin önceden görülmesini hedefleyen bir çalışma anlayışının yerleştirilmesi planlanıyor.

Kuloğlu, doğrudan iletişim kuran, sorunu yalnızca tespit etmekle yetinmeyen ve çözüm sonuçlanıncaya kadar takip eden bir sistem oluşturulması gerektiğini belirtti.

Bir dosyanın yalnızca kaç yıldır devam ettiğinin bilinmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Kuloğlu, asıl olarak dosyanın neden sonuçlandırılamadığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

BEKLEYEN DOSYALAR İÇİN DÖRT KRİTİK SORU

Kuloğlu, uzun süren dosyalarda yanıtı aranacak soruları da sıraladı:

“Dosya hangi aşamada bekliyor?

Hangi işlem yapılamıyor?

Sorunun çözümü kimin elinde bulunuyor?

Benzer gecikmelerin tekrar yaşanmaması için hangi tedbirin alınması gerekiyor?”

Kuloğlu, bu yaklaşımın temelini ise şu sözlerle ortaya koydu:

“Ölçemediğimiz gecikmeyi yönetemeyiz; sebebini belirleyemediğimiz gecikmeyi ise ortadan kaldıramayız.”

“KARARIN NE OLACAĞIYLA İLGİLENMİYORUZ”

Kuloğlu, yeni sistemin hâkimlerin verecekleri kararların içeriğine veya yargısal takdirlerine müdahale anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

HSK 1. Daire Başkanı Kuloğlu, “Buradaki hedefimiz, hiçbir şekilde dosyanın içeriğine veya hâkimin yargısal takdirine müdahale etmek değildir” dedi.

Ardından yeni sistemin sınırını şu sözlerle çizdi:

“Biz, kararın ne olacağıyla değil; karar verilebilmesinin önündeki idari, teknik ve kurumsal engellerin nasıl kaldırılacağıyla ilgileniyoruz.”

HSK TETKİK HÂKİMLERİ ADLİYELERLE EŞLEŞTİRİLDİ

Yeni dönemin dikkat çeken uygulamalarından biri de HSK’de görev yapan tetkik hâkimlerinin adalet komisyonları ve Cumhuriyet başsavcılıklarıyla eşleştirilmesi oldu.

Kuloğlu’nun verdiği bilgiye göre HSK’deki ilgili tetkik hâkimi, eşleştirildiği adliyenin karşılaştığı sorunları yakından takip edecek.

Tetkik hâkimi, adalet komisyonu başkanı ve Cumhuriyet başsavcısıyla iletişim hâlinde bulunacak. Gerektiğinde Adalet Bakanlığı’nın ilgili birimleri ve diğer kamu kurumlarıyla koordinasyon kurulmasına katkı sağlayacak.

“BU BİR DENETİM ANLAYIŞI DEĞİL”

Kuloğlu, tetkik hâkimlerinin adliyelerle eşleştirilmesinin yeni bir denetim mekanizması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Sistemi, “dayanışma, koordinasyon ve birlikte çözüm üretme anlayışı” olarak tanımladı.

Amaç, dosyanın esasına veya hâkimin kararına müdahale etmek değil, yargılamanın ilerlemesini engelleyen idari veya teknik sorunun belirlenerek ilgili kurumlarla çözülmesini sağlamak olacak.

MAHALLİNDE ÇÖZÜM TOPLANTILARI YAPILABİLECEK

Kuloğlu, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının işleyişine ilişkin rehberde yer alan “İhtiyaç hâlinde mahallinde istişari mekanizmalar oluşturulabilir” düzenlemesine de dikkat çekti.

Bu kapsamda öncelikle gecikmeye neden olan sorun belirlenecek. Ardından konu, ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısıyla istişare edilecek ve çözüm için hangi kurumların katkısına ihtiyaç duyulduğu tespit edilecek.

ÜNİVERSİTE, VALİLİK, BELEDİYE VE TAPU MÜDÜRLÜĞÜ AYNI MASAYA GELEBİLECEK

Sorunun niteliğine göre yargı dışındaki kurumların da çözüm sürecine katılması mümkün olacak.

Kuloğlu, gerektiğinde üniversiteler, valilikler, belediyeler, tapu müdürlükleri veya diğer kamu kurumlarının temsilcileri ile yargı mensuplarının katılacağı çözüm toplantıları gerçekleştirilebileceğini açıkladı.

Bu toplantıların amacı, gecikmeye yol açan engelin tespit edilmesi ve sorunun yetki sahibi muhataplarla doğrudan görüşülerek kaynağında ortadan kaldırılması olacak.

Kuloğlu bu modeli, “Bir dosyadan sisteme, bir çözümden modele ulaşacağız” sözleriyle anlattı.

“SIFIR KADASTRO DOSYASI” ÇALIŞMASINI ÖRNEK GÖSTERDİ

HSK 1. Daire Başkanı Kuloğlu, yeni çalışma yönteminin sonuç verebileceğine örnek olarak “Sıfır Kadastro Dosyası” çalışmasını gösterdi.

Kuloğlu’nun aktardığına göre yıllarca, hatta onlarca yıl devam eden kadastro dosyaları tek tek ele alındı.

Her dosyanın neden sonuçlandırılamadığı ve sonuçlandırılabilmesi için neye ihtiyaç duyulduğu belirlendi. Dosyalara bakan hâkimlerin karşılaştığı sorunlar da doğrudan kendilerinden dinlendi.

KURUMLAR ORTAK ÇÖZÜM İÇİN BİR ARAYA GETİRİLDİ

Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü koordinasyonunda adalet komisyonları, Cumhuriyet başsavcılıkları ve ilgili kamu kurumlarının ortak çözüm iradesiyle hareket ettiğini anlatan Kuloğlu, dosyalardaki somut sorunlara göre farklı yöntemlerin devreye sokulduğunu belirtti.

Ulaşılması güç bir bölgede keşif yapılması gerektiğinde ilgili kurumlarla koordinasyon kurulduğunu, gerektiğinde helikopter dâhil kamuya ait ulaşım imkânlarının kullanıldığını söyledi.

Yıllardır gerçekleştirilemeyen bir yurt dışı tebligatı söz konusu olduğunda ise Bakanlığın ilgili birimleri ile adalet müşavirlerinin sürece dahil edildiğini aktardı.

“SORUN YALNIZCA YAZIYLA SORULMADI”

Kuloğlu, yeni yaklaşımın en önemli farklarından birinin sonuç alınıncaya kadar takip olduğunu belirtti.

Sorunun ilgili kuruma yalnızca resmi yazıyla iletilmesiyle yetinilmediğini söyleyen Kuloğlu, işlemin sonuçlanıncaya kadar takip edildiğini ifade etti.

Bu yöntem sonucunda yıllarca devam eden ve neredeyse çözülemez olduğu düşünülen dosyaların karara bağlanabildiğini kaydetti.

“GECİKME KURAL DEĞİL, İSTİSNADIR”

“Sıfır Kadastro Dosyası” çalışmasından elde edilen tecrübenin önemli bir gerçeği ortaya koyduğunu ifade eden Kuloğlu, gecikmenin yargı sisteminin geneline hâkim bir kural olmadığını söyledi.

Kuloğlu, gecikmelerin istisna niteliğinde olmasına rağmen vatandaş ve adalete duyulan güven üzerindeki etkisinin büyük olduğuna dikkat çekti.

Bu gecikmelerin yönetilebileceğini, nedenlerinin belirlenebileceğini ve ortadan kaldırılabileceğini ifade eden Kuloğlu, HSK ve Adalet Bakanlığı’nın ortaya koyduğu iradeyle kalıcı bir çalışma modeli oluşturulabileceğini söyledi.

UZUN SÜREN DOSYALARDA HÂKİMLERİN EMEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Kuloğlu, uzun yıllardır devam eden dosyaların sonuçlandırılmasının yalnızca vatandaşın adalet duygusu açısından değerlendirilmemesi gerektiğini de söyledi.

Dosyaların karara bağlanmasının yargıya duyulan güvene katkı sağlayacağını ifade eden Kuloğlu, aynı zamanda hâkim ve savcıların yoğun emeğinin görünür hâle geleceğini belirtti.

Böylece yargı mensuplarının çalışmalarının gecikmelerin gölgesinde kalmasının ve haksız ithamlara konu olmasının da önüne geçilmesinin amaçlandığını ifade etti.

YENİ HİZMET PUANI SİSTEMİNE DEĞİNDİ

Kuloğlu konuşmasında HSK Genel Kurulu tarafından kabul edilen yeni hizmet puanı sistemini de değerlendirdi.

Yeni sistemde görev yerlerinin çalışma koşulları ve zorluk derecesi ile hâkim ve savcıların görev yapma isteği ve hizmet süresinin dikkate alınacağını belirten Kuloğlu, bu kriterler üzerinden hizmet puanı oluşturulacağını söyledi.

Atamaların hizmet puanına göre daha adil ve tutarlı gerçekleştirilmesinin mesleki memnuniyet ve motivasyonu artırmasının hedeflendiğini ifade etti.

“HEDEFİMİZ GECİKMEYİ SİSTEMATİK OLARAK SONA ERDİRMEKTİR”

HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, konuşmasının sonunda yargı süreçlerindeki gecikmelerin ortadan kaldırılması için teknolojik altyapıdan kurumlar arası koordinasyona kadar bütün imkânların kullanılacağını vurguladı.

Yargı teşkilatının gerekli mevzuata, teknolojik altyapıya, kurumsal kapasiteye ve güçlü insan kaynağına sahip olduğunu belirten Kuloğlu, bundan sonraki süreçte ortak hedef, güçlü koordinasyon ve sonuç alınıncaya kadar devam edecek çalışma iradesinin önemine dikkat çekti.

Kuloğlu, Adalet Bakanlığı, HSK, hâkimler, Cumhuriyet savcıları ve adalet personelinin ortak çalışmasıyla yargı süreçlerindeki gecikmelerin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Olağan dışı hâle gelmiş sorunlar, alışılmış ve olağan yöntemlerle çözülemez. Biz de hukukun sınırları içinde aklın, teknolojinin, güçlü koordinasyonun ve kararlı takibin bütün imkânlarını harekete geçirmek zorundayız.”

Kuloğlu, yeni dönemin temel hedefini ise şu sözlerle açıkladı:

“Çünkü hedefimiz, yalnızca geciken dosyaları sonuçlandırmak değil, gecikmeyi sistematik olarak sona erdirmektir.”

Kuloğlu, Yargı Hizmetlerinin Etkinliğini İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’nın yargı teşkilatı açısından hayırlı sonuçlara vesile olması temennisiyle konuşmasını tamamladı.

“HEDEFİMİZ GECİKMEYİ SİSTEMATİK OLARAK SONA ERDİRMEKTİR”

HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, konuşmasının sonunda yargı süreçlerindeki gecikmelerin ortadan kaldırılması için teknolojik altyapıdan kurumlar arası koordinasyona kadar bütün imkânların kullanılacağını vurguladı.

Yargı teşkilatının gerekli mevzuata, teknolojik altyapıya, kurumsal kapasiteye ve güçlü insan kaynağına sahip olduğunu belirten Kuloğlu, bundan sonraki süreçte ortak hedef, güçlü koordinasyon ve sonuç alınıncaya kadar devam edecek çalışma iradesinin önemine dikkat çekti.

Kuloğlu, Adalet Bakanlığı, HSK, hâkimler, Cumhuriyet savcıları ve adalet personelinin ortak çalışmasıyla yargı süreçlerindeki gecikmelerin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Olağan dışı hâle gelmiş sorunlar, alışılmış ve olağan yöntemlerle çözülemez. Biz de hukukun sınırları içinde aklın, teknolojinin, güçlü koordinasyonun ve kararlı takibin bütün imkânlarını harekete geçirmek zorundayız.”

Kuloğlu, yeni dönemin temel hedefini ise şu sözlerle açıkladı:

“Çünkü hedefimiz, yalnızca geciken dosyaları sonuçlandırmak değil, gecikmeyi sistematik olarak sona erdirmektir.”

Kuloğlu, Yargı Hizmetlerinin Etkinliğini İzleme ve Değerlendirme Toplantısı’nın yargı teşkilatı açısından hayırlı sonuçlara vesile olması temennisiyle konuşmasını tamamladı.

ETİKETLER: #TuranKuloğlu #HSK #AkınGürlek #AdaletBakanlığı #Yargı #YargıHizmetleri #SıfırGecikmeliYargı #AloAdalet135 #Hâkim #Savcı #İstanbul #SonTV