SON.TV/ANKARA
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin fazla ödendiği ileri sürülen kira bedellerinin iadesine ilişkin kararı, 19 Ağustos 2026 tarihli ve 33345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Daire, Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin davayı yalnızca “istirdat davası” olarak değerlendirip reddetmesini usul ve yasaya aykırı buldu. İlk derece mahkemesinin kararı, Adalet Bakanlığının başvurusu üzerine kanun yararına bozuldu.
KİRACI FAZLA ÖDEDİĞİ KİRA BEDELİNİ İSTEDİ
Davaya konu uyuşmazlık, 3 Ağustos 2022 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden kaynaklandı.
Davacı kiracının avukatı, kira bedellerinin ev sahibinin eşi tarafından bildirilen hesaba ödendiğini, taraflar arasında fiilen gerçekleşen artış oranının yüzde 15 olduğunu belirtti.
Ancak ev sahibinin daha sonra ekonomik gerekçeler ile tahliye ve elektrik kesme tehdidinde bulunarak hukuka aykırı şekilde sürekli kira artışı talep ettiği ileri sürüldü.
Kiracı, Ağustos 2024 kira bedelinin ödenmediği iddiasıyla usulsüz tebligata dayalı tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, uzun süredir tahsil edilen kira bedellerinin daha sonra “kiraya veren değilim” denilerek kabul edilmediğini savundu.
9 BİN 822 LİRANIN İADESİ TALEP EDİLDİ
Kiracı tarafından yapılan ödemelerin ev sahibi tarafından kabul edilmemesi üzerine alacaklının temerrüde düştüğü ve tevdi yeri tayin edildiği belirtildi.
Davacı, Kasım 2024’e kadar yaptığı ödemeler yönünden ev sahibine toplam 9 bin 822 lira fazla ödeme yaptığını ileri sürdü. Bu tutarın 15 Ekim 2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti.
Davalı taraf ise davanın süresi içinde açılmadığını ve ödemelerin rızaen yapıldığını savunarak davanın reddini istedi.
İLK DERECE MAHKEMESİ DAVAYI REDDETTİ
Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, istirdat davası açılabilmesi için ödemenin kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında ve cebrî icra tehdidi altında yapılması gerektiğine işaret etti.
Mahkeme, davacının iadesini istediği son ödemenin yapıldığı 15 Ekim 2024 tarihinde henüz ödeme emri kesinleşmediği ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesindeki istirdat davası şartlarının oluşmadığına hükmetti.
Bu gerekçeyle davanın reddine karar verildi.
ADALET BAKANLIĞI KANUN YARARINA TEMYİZE BAŞVURDU
Kesin nitelikteki kararın ardından Adalet Bakanlığı dosyayı kanun yararına temyiz yoluyla Yargıtaya taşıdı.
Bakanlığın başvurusunda, hâkimin tarafların ileri sürdüğü maddi vakıalarla bağlı olduğu ancak bu vakıaların hukuki nitelendirmesini resen yapmakla görevli bulunduğu belirtildi.
Kiracının talebinin İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesi kapsamında bir istirdat davası olmadığı, fazla ödendiği ileri sürülen kira bedellerinin tahsiline yönelik bir alacak davası niteliği taşıdığı ifade edildi.
YARGITAY: HUKUKİ NİTELENDİRME HÂKİMİN GÖREVİDİR
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33’üncü maddesine dikkat çekti.
Daire, tarafların yalnızca maddi vakıaları ileri sürmekle yükümlü olduğunu; bu vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmak ve uygulanacak hukuk kurallarını belirlemekle hâkimin görevli bulunduğunu vurguladı.
Kararda, hâkimin ileri sürülen olayların hukuki sebebini kendiliğinden belirlemekle yükümlü olduğu açıkça ifade edildi.
Yargıtay kararının tam metnine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı belgeden ulaşılabiliyor.
DAVACININ KULLANDIĞI İFADE MAHKEMEYİ BAĞLAMAZ
Yargıtay, somut uyuşmazlıkta davacının talebinin kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında cebrî icra tehdidiyle ödenen paranın geri alınmasına ilişkin olmadığını belirledi.
Talebin, kira ilişkisi kapsamında hukuki bir sebep bulunmaksızın fazla tahsil edildiği ileri sürülen kira bedellerinin iadesine yönelik olduğu kaydedildi.
Davacının dilekçesinde talebini “istirdat” olarak adlandırmasının mahkemeyi bağlamayacağını belirten Yargıtay, istemin hukuki niteliğinin hâkim tarafından belirlenmesi gerektiğine hükmetti.
UYUŞMAZLIĞIN ESASI İNCELENMELİYDİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının talebinin İcra ve İflas Kanunu’nun 72’nci maddesiyle sınırlı olarak değerlendirilmesini doğru bulmadı.
Fazla ödendiği ileri sürülen kira bedellerinin iadesine yönelik talebin, sebepsiz zenginleşme ve fazla ödemenin iadesine ilişkin genel hükümler çerçevesinde bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin tarafların delillerini değerlendirerek uyuşmazlığın esası hakkında karar vermesi gerekirken, istirdat davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verildi.
9 BİN 822 LİRALIK DAVAYA 18 BİN LİRA VEKÂLET ÜCRETİ
Yargıtay kararında vekâlet ücreti yönünden yapılan hata da ele alındı.
Dava değerinin 9 bin 822 lira olmasına rağmen davalı lehine 18 bin lira vekâlet ücretine hükmedildiği belirlendi.
Yüksek Mahkeme, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretinin reddedilen dava değerini aşamayacağını vurguladı.
Dava değerinin üzerinde vekâlet ücretine hükmedilmesi de ayrıca usul ve yasaya aykırı bulundu.
KARAR OY BİRLİĞİYLE BOZULDU
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemini kabul etti.
Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2 Temmuz 2025 tarihli ve 2025/248 esas, 2025/626 karar sayılı hükmü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363’üncü maddesi uyarınca kanun yararına bozuldu.
Yargıtayın 2026/3039 esas ve 2026/2767 karar sayılı hükmü, 5 Mayıs 2026 tarihinde oy birliğiyle alındı.
KİRA DAVALARINDA ÖNEMLİ HUKUKİ İLKE
Karar, bir davanın sonucunun tarafların dilekçede kullandığı dava adıyla değil, ileri sürülen maddi olaylar ve talebin gerçek hukuki niteliği üzerinden belirlenmesi gerektiğini ortaya koydu.
Buna göre mahkeme, davacının talebini hatalı veya eksik biçimde adlandırmasıyla bağlı kalamayacak. Hâkim, anlatılan olayları ve talep sonucunu inceleyerek uygulanması gereken hukuk kuralını kendiliğinden belirleyecek.
Karar doğrudan fazla ödendiği ileri sürülen kira bedellerinin iadesine ilişkin olsa da hâkimin hukuki nitelendirme görevi bakımından hukuk davalarının geneline yönelik önemli bir ilkeyi yeniden teyit ediyor.
ETİKETLER: #Yargıtay #kiracı #evsahibi #kirabedeli #fazlaödenenkira #kirahukuku #istirdatdavası #sebepsizzenginleşme #vekâletücreti #AdaletBakanlığı #ResmîGazete









