15 Ağustos 2026 · Cumartesi · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
Adalet Bakanlığı

14 yıllık kayıp dosyasında DNA düğümü çözdü! Parçalanmış cesedin Gülizar Aydın’a ait olduğu belirlendi!

14 yıllık faili meçhul dosyada DNA düğümü çözdü! Parçalanmış cesedin Gülizar Aydın’a ait olduğu belirlendi

SON.TV / AYDIN

Aydın’ın Söke ilçesinde yaklaşık 14 yıl önce kaybolan Gülizar Aydın’ın akıbetine ilişkin soruşturmanın en kritik belirsizliklerinden biri giderildi.

Söke Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir Adli Tıp Kurumunca hazırlanan DNA inceleme raporu tamamlandı. 14 Ağustos 2026 tarihli raporda, 2 Aralık 2012 günü Muğla’nın Milas ilçesi ile Aydın’ın Söke ilçesi arasındaki kara yolu üzerinde parçalanmış halde bulunan kimliği belirsiz kadın cesedinin Gülizar Aydın’a ait olduğu tespit edildi.

ANNE-OĞUL YÖNÜNDEN DNA EŞLEŞMESİ SAĞLANDI

Kimlik tespitinin yapılabilmesi amacıyla Gülizar Aydın’ın oğlu Burak Zülam’dan DNA örneği alındı. Bu örnek ile 2012 yılında bulunan kadın cesedinden elde edilen biyolojik bulgular karşılaştırıldı.

İzmir Adli Tıp Kurumunun incelemesi sonucunda örnekler arasında anne-oğul yönünden genetik uyum bulundu. Böylece yıllardır kimliği belirlenemeyen cesedin Gülizar Aydın’a ait olduğu bilimsel olarak ortaya konuldu.

Adli Tıp raporunun soruşturma dosyasına girmesiyle, Aydın’ın kaybolduğu gün ile cesedin bulunduğu tarih arasındaki bağlantı da somut delille doğrulandı.

AYNI GÜN KAYBOLDU, AYNI GÜN CESEDİ BULUNDU

1971 doğumlu Gülizar Aydın, Söke’nin Akçakonak Mahallesi’nde yaşıyordu. Aydın’dan 2 Aralık 2012 tarihinden itibaren haber alınamadı.

Aynı gün, Muğla Milas-Aydın Söke Karayolu üzerinde parçalanmış bir kadın cesedi bulundu. Ancak o dönem yürütülen incelemelerde cesedin kimliği tespit edilemedi.

Gülizar Aydın’ın oğlu, 31 Ekim 2017’de yetkili makamlara başvurarak annesi hakkında kayıp müracaatında bulundu. Bunun üzerine Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/7288 numaralı soruşturma başlatıldı.

JASAT ÖZEL ÇALIŞMA GRUBU OLUŞTURDU

Söke Jandarma Suç Araştırma Timi bünyesinde dosyayı incelemek üzere özel bir çalışma grubu kuruldu. JASAT dedektifleri tarafından Gülizar Aydın’ın son görüldüğü yerler, irtibat kurduğu kişiler ve kaybolduğu dönemdeki hareketliliği araştırıldı.

Saha çalışmaları, istihbari bilgiler ve dijital izler birlikte değerlendirildi. Ancak Aydın’ın kaybolmasının ardından yaşamını sürdürdüğünü gösterecek herhangi bir kayıt, iletişim veya somut bulguya ulaşılamadı.

Bu durum üzerine soruşturma, Gülizar Aydın’ın hayatını kaybetmiş ya da öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde yoğunlaştırıldı.

EŞİNİN 14 YIL BOYUNCA KAYIP BAŞVURUSU YAPMADIĞI BELİRLENDİ

Soruşturma kapsamında Gülizar Aydın’ın resmî nikâhlı eşi Selami Aydın’ın olaydan sonraki yaşamı da mercek altına alındı.

Yapılan araştırmalarda Selami Aydın’ın eşinin kaybolmasının ardından Aydın’dan ayrıldığı, farklı illerde yaşadığı ve yaklaşık 14 yıl boyunca eşi hakkında kayıp müracaatında bulunmadığı tespit edildi. Şüphelinin bu süreçte ailesiyle irtibatını da kestiği belirlendi.

Soruşturma birimleri, çevre illerde aynı dönemde bulunan kimliği belirsiz cesetlere ilişkin adli kayıtları ve arşiv haberlerini incelemeye aldı.

Araştırmalar sonucunda, Gülizar Aydın’ın kaybolduğu 2 Aralık 2012 tarihinde Söke-Milas Karayolu üzerinde parçalanmış bir kadın cesedinin bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Cesedin kimliğinin aradan geçen yıllara rağmen belirlenemediğinin anlaşılması, soruşturmanın yönünü değiştirdi.

FAILİ MEÇHUL DOSYALAR İÇİN KURULAN BİRİM DEVREYE GİRDİ

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu. Yeni birimin oluşturulmasının ardından kamuoyunda iz bırakan ve uzun yıllardır sonuçlandırılamayan dosyalar yeniden değerlendirmeye alındı.

Gülizar Aydın dosyası da bu kapsamda ayrıntılı şekilde incelenen soruşturmalar arasında yer aldı.

2012 YILINA AİT HTS VE BAZ KAYITLARI İNCELENDİ

Yeniden ele alınan soruşturmada Selami Aydın’ın olay dönemindeki telefon hareketleri, HTS kayıtları, baz istasyonu verileri ve kullandığı araçlara ilişkin bilgiler ayrıntılı şekilde analiz edildi.

Tanıkların yeniden dinlendiği çalışmalarda, aradan geçen zamana rağmen ulaşılabilen maddi ve dijital deliller birlikte değerlendirildi.

Teknik incelemeler sonucunda Selami Aydın’ın, kimliği belirsiz kadın cesedinin bulunduğu bölgede olay tarihinde bulunduğu tespit edildi.

Bu bulgu, dosyadaki diğer deliller ve tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilerek şüpheli hakkında işlem başlatıldı.

İZMİR’DE YAKALANDI, SÖKE’DE TUTUKLANDI

Toplanan deliller doğrultusunda şüpheli olarak belirlenen Selami Aydın, 11 Haziran 2026’da İzmir’deki adresine düzenlenen operasyonla yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından 12 Haziran 2026’da adli makamlara sevk edilen şüpheli, Gülizar Aydın’ı öldürdüğü şüphesiyle tutuklandı. Selami Aydın, işlemlerinin ardından Söke Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Şüphelinin yakalanması ve tutuklanması, haziran ayında farklı basın kuruluşlarınca da haberleştirildi. Ancak ilk haberlerin bazılarında isimlerin baş harflerle verilmesi veya şüphelinin adının farklı aktarılması nedeniyle yayınlar arasında isim farklılıkları oluştu. Ayrıntılı bilgi notunda şüphelinin adı Selami Aydın olarak yer aldı.

BAŞSAVCILIK DNA KARŞILAŞTIRMASI İSTEDİ

Söke Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklamadan üç gün sonra dosyanın en önemli eksikliğini gidermek amacıyla harekete geçti.

Başsavcılık tarafından 15 Haziran 2026’da İzmir Adli Tıp Kurumuna yazı gönderildi. Gülizar Aydın’ın annesi ile oğlundan alınan kan örneklerinin, 2012’de bulunan kimliği belirsiz cesetten elde edilen biyolojik örneklerle karşılaştırılması istendi.

Yaklaşık iki ay süren incelemenin ardından hazırlanan 14 Ağustos 2026 tarihli rapor, cesedin Gülizar Aydın’a ait olduğunu ortaya koydu.

DOSYANIN EN KRİTİK EKSİKLİĞİ GİDERİLDİ

DNA eşleşmesinden önce soruşturma makamlarının elinde Gülizar Aydın’ın kaybolması ile aynı tarihte bulunan ceset arasında zaman ve yer bakımından güçlü bir bağlantı bulunuyordu. Ancak cesedin kimliğini kesin biçimde ortaya koyan bilimsel rapor henüz dosyada yer almıyordu.

Adli Tıp raporuyla bu eksiklik giderildi. Böylece Gülizar Aydın’ın akıbeti genetik incelemeyle kesinleştirilirken, soruşturmadaki maddi delil zinciri de güçlendi.

Bundan sonraki süreçte ölüm şekli, olayın nasıl gerçekleştiği, cesedin bulunduğu bölgeye nasıl götürüldüğü ve başka kişilerin olaya yardım edip etmediği yönündeki araştırmaların sürdürülmesi bekleniyor.

SAVCILIK SORUŞTURMASI SÜRÜYOR

Selami Aydın hakkında verilen tutuklama kararı bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmiyor. Şüpheli hakkındaki suçlama, hazırlanması halinde iddianamenin mahkemece kabul edilmesi ve yapılacak yargılama sonucunda kesin hükme bağlanacak.

Söke Cumhuriyet Başsavcılığının dosyadaki maddi delilleri, geçmiş dönem iletişim kayıtlarını, araç hareketlerini, tanık beyanlarını ve yeni DNA raporunu birlikte değerlendirerek soruşturmayı sürdürdüğü öğrenildi.

Yaklaşık 14 yıldır kimliği belirlenemeyen cesedin Gülizar Aydın’a ait olduğunun anlaşılmasıyla, dosyanın en önemli bilinmezlerinden biri çözüme kavuştu.

ETİKETLER:#GülizarAydın #GülizarAydınCinayeti #DNAEşleşmesi #Söke #SökeJASAT #İzmirAdliTıpKurumu #FailiMeçhul #SonDakika