
Bir dönem İngiltere’nin en güçlü iş insanları arasında gösterilen, Polly Peck imparatorluğuyla dünya çapında tanınan ve Türkiye’de medya yatırımlarıyla da adından söz ettiren Asil Nadirin ölümünün ardından ailesini yakından ilgilendiren dikkat çekici bir hukuk mücadelesi başladı.
SON.TV’nin ulaştığı dava dilekçesi ve dosya kapsamındaki belgelere göre, Serhan Selim Nadir, babası Asil Nadir ile arasındaki soy bağının Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında bulunmadığını ileri sürerek kaydın düzeltilmesi için yargıya başvurdu.
Davayı sıra dışı hale getiren ise Serhan Nadir’in kamuoyunda ilk kez Asil Nadir’in oğlu olduğunu ileri sürmesi değil. Açık kaynaklarda yıllardır Asil Nadir’in çocukları arasında gösterilen Serhan Nadir’in, Türkiye’deki resmi nüfus kayıtlarında babasının çocuğu olarak görünmediği iddiası davanın merkezinde bulunuyor.

51 YIL SONRA KÜTÜK İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURDU
SON.TV’nin ulaştığı dava dilekçesine göre Serhan Selim Nadir’in Asil Nadir’in öz çocuğu olduğu, bu ilişkinin KKTC nüfus kayıtlarında bulunduğu ancak Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarına yansıtılmadığı ileri sürüldü.
Davacı taraf, Serhan Nadir’in kimlik ve aile bağlarının hukuken doğru şekilde belirlenmesinin yanı sıra mirasçılık haklarını kullanabilmesi için de söz konusu eksikliğin giderilmesini talep ediyor.
Dava dilekçesinde Asil Nadir’in KKTC kayıtlarında “Asilkan Nadir” olarak bulunduğu ve bu kişiyle Türkiye nüfus kayıtlarındaki Asil Nadir’in aynı kişi olduğuna ilişkin KKTC Londra Temsilciliği tarafından düzenlenen belgenin dosyaya sunulduğu belirtildi.
Asil Nadir’in doğum adının Asilkan Nadir olduğu açık kaynaklarda da doğrulanıyor. The Guardian’ın ölümünün ardından yayımladığı biyografide de tam adı Asilkan Nadir olarak kaydediliyor.

VATANDAŞLIK SÜRECİ DAVANIN MERKEZİNDE
SON.TV’nin ulaştığı dava dilekçesinde anlatılanlara göre Serhan Selim Nadir dünyaya geldiğinde babası Asil Nadir henüz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değildi.
Davacı taraf, Asil Nadir’in daha sonraki dönemde Türk vatandaşlığı kazanmasına karşın Serhan Nadir’in babasının Türkiye’deki nüfus kaydına çocuk olarak işlenmediğini savundu.
İşte dava açısından kritik hukuki tartışmalardan biri de burada ortaya çıktı.
Davacı avukatları, bu kayıt eksikliği nedeniyle Serhan Nadir’in Türkiye’de Asil Nadir’in mirasçısı olarak görünmediğini ileri sürerek nüfus kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesini istedi.

DAVANIN ARKASINDA MİRASÇILIK HAKKI DA VAR
Dosyadaki en dikkat çekici başlıklardan biri davanın miras hukukuyla doğrudan bağlantısı oldu.
Serhan Nadir’in avukatları, babasının ölümünden sonra müvekkillerinin mirasçı olarak görünmesinin ve mirasçılık belgesi almasının önünde nüfus kaydından kaynaklanan bir sorun bulunduğunu savundu.
Dilekçedeki hukuki tez ise önemli: Davacı taraf yeni bir soy bağı oluşturulmasını değil, zaten var olduğunu ileri sürdüğü baba-oğul ilişkisinin Türkiye Cumhuriyeti kayıtlarına geçirilmesini istiyor.
Dolayısıyla davanın kabul edilmesi halinde ortaya çıkabilecek miras sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekecek.

KIBRISLI Türk iş insanı Asil Nadir bir süredir tedavi gördüğü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti Lefkoşa’daki hastanede yaşamını yitirdi.. (FOTO:İSTANBUL,DHA)
NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ TEMSİLCİSİNDEN ATK TALEBİ
SON.TV’nin ulaştığı duruşma tutanağına göre davanın ilk duruşması 12 Şubat 2026’da İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı.
Davacı vekili, KKTC kayıtlarındaki Asilkan Nadir ile Türkiye kayıtlarındaki Asil Nadir’in aynı kişi olduğunu gösteren belgenin mahkemeye sunulduğunu belirterek davanın kabulünü talep etti.
Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin talebi ise yargılamaya yeni bir boyut kazandırdı.
Dosya kapsamındaki tutanağa göre temsilci, Asil Nadir’in diğer mirasçılarının da davaya dahil edilmesini ve Asil Nadir ile Serhan Nadir arasındaki baba-oğul ilişkisinin Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilmesini istedi.
Nüfus temsilcisi, yapılacak tespitin ardından doğru nüfus kayıtlarının oluşturulabileceğini bildirdi.

MAHKEME İLK CELSEDE KARAR VERMEDİ
İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, ilk duruşmada davayı sonuçlandırmadı.
SON.TV’nin ulaştığı dosya kapsamındaki ara karara göre mahkeme, taraflardan delillerini somutlaştırmalarını istedi.
Davacı tarafa tanık listesini bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilirken Asil Nadir’in mirasçılık belgesinin dosyaya sunulması ve diğer mirasçılara dava dilekçesiyle duruşma tutanağının tebliğ edilmesi yönünde işlem yapılmasına karar verildiği belirtildi.
Serhan Nadir’in doğum belgesinin de mahkemeye sunulması istendi.
DOĞUM BELGESİ UYAP’A YÜKLENDİ
Davacı taraf ara kararın ardından mahkemeye yeni belgeler sundu.
SON.TV’nin incelediği dosyadaki 26 Şubat 2026 tarihli dilekçeye göre, Serhan Nadir’in doğum belgesi ile belgenin tercümesi UYAP üzerinden mahkemeye gönderildi.
Davacı avukatları tercümenin aslının da ayrıca mahkemeye sunulacağını bildirdi.
İKİ TANIK MAHKEMEYE BİLDİRİLDİ
Serhan Nadir’in avukatları baba-oğul ilişkisinin tespitine ilişkin iki tanık da gösterdi.
Dosyaya bildirilen tanıkların Ali Cüneyt Ortan ile Mustafa Aybars Ortan olduğu belirtildi.
Davacı taraf, resmi kayıtların yanı sıra tanık anlatımlarının da değerlendirilmesini ve Serhan Selim Nadir’in babasının Asil Nadir olduğunun Türkiye nüfus kayıtlarına yansıtılmasını talep ediyor.
KKTC VE İNGİLTERE’DEN BELGELER DOSYADA
Dava dosyasındaki deliller Türkiye ile sınırlı değil.Davacı tarafın delil listesinde KKTC Londra Temsilciliği tarafından düzenlendiği belirtilen “aynı kişi” yazısı, Asilkan Nadir adına düzenlenmiş KKTC kimlik kartı, Asil Nadir’in Türkiye nüfus kayıt örneği, Serhan Nadir’in Birleşik Krallık kimliği, KKTC kimlik belgeleri ve doğum belgesi de bulunuyor.
Mahkemenin yargılama sonucunda bu belgelerin ispat gücünü nasıl değerlendireceği davanın sonucunu belirleyecek başlıklardan biri olacak.
ASİL NADİR’İN ÖLÜMÜNDEN SONRA MİRAS GERİLİMİ
Asil Nadir’in ölümünün ardından aile içerisindeki mal varlığı tartışmaları da kamuoyuna yansımıştı.
Nadir’in eşi Nur Nadir, cenazenin ardından sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda aile içerisindeki bazı kişilere oldukça sert eleştiriler yöneltmişti.
Nur Nadir’in “Cenazesine gelmeyip mal mülk peşine düşenler” sözleri de haberleştirilmişti. Bu ifadeler Nur Nadir’in kendi iddia ve değerlendirmeleri niteliğinde.
Dolayısıyla bu açıklamalar, Serhan Nadir’in açtığı nüfus davasında ileri sürülen hukuki taleplerin doğruluğunu veya yanlışlığını tek başına ortaya koymuyor.
ASİL NADİR 2025’TE HAYATINI KAYBETTİ
Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir, 9 Şubat 2025’te 83 yaşında hayatını kaybetti. The Guardian, ölümünün ardından Nadir’in eşi Nur Nadir ve altı çocuğunun hayatta olduğunu bildirdi.
Nadir özellikle 1980’lerde İngiltere merkezli Polly Peck International ile uluslararası iş dünyasının en tanınan isimlerinden biri haline geldi.
Polly Peck’in çöküşünün ardından İngiltere’de yargılanan Nadir, 2012’de 10 ayrı hırsızlık suçundan mahkûm edilerek 10 yıl hapis cezası aldı. 2016’da Türkiye’ye transfer edildi.
Türkiye’de ise Günaydın başta olmak üzere medya sektöründeki yatırımlarıyla geniş kitlelerce tanındı.
GÖZLER İSTANBUL 42. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDE
Serhan Selim Nadir’in açtığı davada henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.
SON.TV’nin ulaştığı dosya kapsamına göre mahkemenin önünde artık KKTC ve İngiltere kaynaklı belgeler, nüfus kayıtları, doğum belgesi ve dinlenmesi talep edilen tanıklar bulunuyor.
Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin istediği Adli Tıp Kurumu incelemesinin yapılıp yapılmayacağı ise yargılamanın ilerleyen aşamalarında belli olacak.
Mahkemenin davayı kabul etmesi durumunda Serhan Selim Nadir’in Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarında Asil Nadir’in oğlu olarak yer almasının önü açılabilecek. Ancak bunun miras üzerindeki kesin hukuki sonuçları, nüfus davasındaki karar ve sonrasında gerçekleştirilecek miras hukuku işlemlerine göre belirlenecek.
Son sözü İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi söyleyecek.
ETİKETLER:#asilnadir #serhannadir #miras #nüfusdavası #istanbul #mahkeme #kktc #pollypeck









