Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesi’ne kabulünün 14. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen sempozyumda önemli açıklamalarda bulundu.

14 YILDA 756 BİN BAŞVURU
Anayasa Mahkemesinin temel görevinin Anayasa’nın üstünlüğünü, insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik hukuk devletini korumak olduğunu belirten Özkaya, bireysel başvurunun bu görev bakımından özel bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Bireysel başvurunun Anayasa ile birey arasındaki bağı güçlendirdiğini vurgulayan Özkaya, vatandaşların kamu gücünün işlem, eylem veya ihmalleri nedeniyle temel haklarının ihlal edildiği iddiasını doğrudan Anayasa Mahkemesi önüne taşıyabildiğini söyledi. Özkaya, 23 Eylül 2012’den bugüne kadar 756 bin 726 bireysel başvuru yapıldığını, 648 bin 410 başvurunun sonuçlandırıldığını belirterek, başvuruların yaklaşık yüzde 85,7’sinin karara bağlandığını açıkladı. 2026 yılında ise bugüne kadar yaklaşık 40 bin 769 başvuru yapıldığını ve yaklaşık 30 bin başvurunun sonuçlandırıldığını bildirdi.

86 BİN 849 İHLAL KARARI
Bireysel başvurunun yalnızca başvurucunun yaşadığı ihlalin tespit edilmesinden ibaret olmadığını belirten Özkaya, Mahkeme kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarının temel haklara yaklaşımına da etki ettiğini söyledi. Özkaya, 2013 yılından bugüne kadar verilen 86 bin 849 ihlal kararının yüzde 99,9’unun uygulandığını açıkladı. İhlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesinin bireysel başvurunun gerçek etkisinin ortaya çıkması açısından kritik olduğunu vurgulayan Özkaya, kararların uygulanması konusunda yargı mercileri ve kamu kurumlarına teşekkür etti.

PİLOT KARARLARLA YAPISAL SORUNLARA MÜDAHALE
Bireysel başvurunun 14 yıllık süreçte Anayasa Mahkemesinin içtihat gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Özkaya, bazı başvuruların tekil hak ihlallerinin ötesinde yapısal sorunları ortaya koyduğunu ifade etti. Bu kapsamda sınır dışı işlemlerine ilişkin Y.T. kararı ile makul sürede yargılanma hakkına ilişkin Nevriye Kuruç kararını örnek gösteren Özkaya, Mahkemenin pilot karar usulüyle çok sayıda başvurunun kaynağındaki yapısal sorunlara yönelik çözüm geliştirdiğini söyledi.

“BİREYSEL BAŞVURU OLAĞAN KANUN YOLU DEĞİL”
Özkaya, konuşmasında bireysel başvurunun sınırlarına da dikkat çekti. Bireysel başvurunun olağan bir kanun yolu olmadığını vurgulayan Özkaya, Anayasa’nın bireysel başvuruda olağan kanun yollarının tüketilmesini şart koştuğunu hatırlattı. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay arasında hiyerarşik bir ilişki veya üstünlük sıralaması bulunmadığını belirten Özkaya, her yüksek mahkemenin Anayasa ve kanunlarla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü ifade etti.

YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ
Konuşmasında yargıda dijital dönüşüm ve yapay zekâ çalışmalarına da geniş yer veren Özkaya, bireysel başvuru sayısının yüksekliği dikkate alındığında teknolojik imkânlardan yararlanılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. Ancak yapay zekânın hâkimin yerine geçemeyeceğini vurgulayan Özkaya, “Yapay zekâ, hâkimin yerine geçmek için değil, hâkime ve yargısal karar alma sürecine destek olmak için kullanılmalıdır” dedi. Özkaya, yargısal kararın sorumluluğunun nihayetinde insana ait olduğunu belirterek, yapay zekâ sistemlerinde şeffaflık, açıklanabilirlik, kişisel verilerin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve insan denetiminin devamlılığı gibi ilkelerden taviz verilmemesi gerektiğini söyledi.

AYM’DE KAPALI DEVRE YAPAY ZEKÂ
Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru formları ve başvuruyla ilişkili mahkeme dosyalarının yapay zekâ desteğiyle analiz edilmesi ve özetlenmesi konusunda önemli mesafe alındığını açıklayan Özkaya, fiziki başvurulardaki belgelerin metne dönüştürülmesi ve raportörlerin incelemelerine yardımcı olacak özetlerin hazırlanmasına yönelik sistemler geliştirildiğini bildirdi. Veri güvenliğinin öncelikli olduğunu vurgulayan Özkaya, yapay zekâ modellerinin internet bağlantısı bulunmayan kapalı devre bir altyapıda çalışmasına yönelik teknik yapı oluşturulduğunu söyledi. Özkaya ayrıca TÜBİTAK ile yürütülen TÜBİTAK 1007 projesi kapsamında, özellikle bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemelerinde kullanılabilecek yapay zekâ tabanlı karar destek sisteminin geliştirilmesinde sona yaklaşıldığını açıkladı.

HER 3 BAŞVURUDAN BİRİ UYAP’TAN
Dijital başvuru sistemine ilişkin de bilgi veren Özkaya, avukatların 1 Ekim 2025’ten itibaren bireysel başvuruları UYAP Avukat Portalı üzerinden yapabildiğini hatırlattı. Özkaya, bugüne kadar yapılan bireysel başvuruların yaklaşık yüzde 34’ünün UYAP Avukat Portalı üzerinden gerçekleştirildiğini belirterek, yaklaşık her üç başvurudan birinin elektronik ortamda yapıldığını söyledi.
ÖZKAYA’DAN HÂKİM VE SAVCILARA ADALET MESAJI
Konuşmasının son bölümünde hâkim ve savcılara seslenen Özkaya, adaletin devlet ve toplum açısından önemine dikkat çekti. Özkaya, hâkim ve savcıların her durumda adil davranmak zorunda olduğunu belirterek, “İnsanlar arasında hükmederken adaletle hükmetmek zorundayız. Her daim hak üzere olup, hakkı ayakta tutan kimseler olmak zorundayız” ifadelerini kullandı. Hâkim ve savcıların cübbelerinde düğme ve cep bulunmamasının da önemli bir anlam taşıdığını belirten Özkaya, bu durumun hâkimlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı bakımından taşıdığı anlama dikkat çekti. Özkaya konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Hakem sensin, hüküm senin. Allah nasip etmiş. Yanlış karar ile ziyan eyleme.” Anayasa’nın gerçek gücünün yalnızca metninden değil, insan hayatına dokunabilmesinden kaynaklandığını belirten Özkaya, bireysel başvurunun geleceğinde içtihat birikiminin yanı sıra teknolojik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni imkân ve sorunların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.









