ALİHAN KURİŞ LİDERLİĞİNDEKİ YAPILANMAYA 17 İLDE MALİ SUÇ OPERASYONU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alihan Kuriş liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 48 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Soruşturmanın “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Suç Örgütüne Üye Olma”, “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama”, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.
48 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 13 Ağustos 2026 günü saat 05.00 sıralarında İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.
Operasyon kapsamında Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 48 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait toplam 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Şüphelilerin, Alihan Kuriş liderliğinde oluşturulduğu değerlendirilen hiyerarşik yapı içerisinde yönetici ve sorumlu olarak faaliyet yürüttükleri, örgütün mali ve ticari organizasyonunun sevk ve idaresinde rol aldıkları ileri sürüldü.
MASAK RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN TESPİTLER
Şüpheliler ile yapılanmaya ait olduğu değerlendirilen şirketler hakkındaki MASAK raporunda, şirketlerin önemli bir bölümünün 2020 ve sonrasındaki finansal işlem, mal alış ve satış hacimlerinde belirgin artışlar meydana geldiği belirtildi.
Mali hareketlerdeki artışlarla birlikte birçok şirkette bölünme ve devir işlemleri gerçekleştirildiği, bu işlemlerin ardından farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında yüksek sermayeli yeni şirketler kurulduğu tespit edildi.
Bazı şirketlerin sermaye dışında öz kaynağının, mal alış ve satışının ya da transfer kaydının bulunmadığı kaydedildi. Aktif ticari faaliyet yürütmediği belirtilen bu şirketlerin yüksek tutarlı sermayelerinin önemli bir bölümünün bağlı ortaklıkların finansmanında kullanıldığı bildirildi.
Söz konusu işlemlerle şirket kayıtlarına ulaşılmasının ve finansal hareketlerin takip edilmesinin zorlaştırılmasının amaçlanmış olabileceği değerlendiriliyor.
KAYNAĞI AÇIKLANAMAYAN NAKİT GİRİŞLERİ İNCELENİYOR
Mali incelemelerde şirketlerin birçoğunun çeşitli ödeme kuruluşları üzerinden para transferleri aldığı, önemli bir bölümünde ise yüksek miktarda nakit hareketliliği bulunduğu belirlendi.
Özellikle şirket ortakları tarafından şirket hesaplarına kaynağı açıklanmaya muhtaç yüksek tutarlı nakit girişleri yapıldığı, bu paraların daha sonra sermaye artırımlarında kullanıldığı tespit edildi.
Şirket hesaplarına nakit olarak yatırılan veya transfer edilen yüksek tutarlı paraların, yapılanmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler ve diğer ticari kuruluşlar arasında aktarıldığı bildirildi.
SAHTE FATURA VE DÖVİZ TRANSFERİ ŞÜPHESİ
MASAK raporunda, şirketlerin mal alış ve satış kayıtlarında farklı tüzel kişilerle karşılıklı ve yüksek tutarlı işlemlerin bulunduğu belirtildi. Bu işlemlerin sahte fatura düzenlenmesi şüphesi bakımından dikkat çekici olduğu kaydedildi.
Bazı şirketlerin hesaplarına, kayıtlarda görülen ticari faaliyetlerle uyumlu olmayacak biçimde yurt dışında yerleşik şirketlerden döviz cinsinden para transferleri yapıldığı tespit edildi.
Bazı şirketlerin yüksek tutarlı vergi iadeleri aldığı da belirlenirken, mali işlemlerin birbiriyle bağlantılı ve organize biçimde gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
ŞİRKET BÖLÜNMELERİ VE DEVİRLER MERCEK ALTINDA
Soruşturma kapsamında şirketlerin yüksek sermayeli yeni şirketlere bölünmesi, kurulan şirketlerin farklı illerde ve tamamen farklı faaliyet alanlarında faaliyete geçirilmesi, şirketler arasındaki devirler ve karmaşık para transferleri ayrıntılı biçimde araştırılıyor.
Mali incelemelerde ortaya çıkarılan bu yöntemin, şirketlerin ve para hareketlerinin izinin sürülmesini zorlaştırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı adli makamlar tarafından değerlendiriliyor.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA ALİHAN KURİŞ YAPILANMASI VAR
Soruşturmanın herhangi bir dinî inanca, cemaate veya hukuka uygun sivil toplum faaliyetine yönelik olmadığı özellikle vurgulandı. İncelemelerin somut suç şüphesi bulunan kişiler, şirketler ve mali işlemler hakkında yürütüldüğü ifade edildi.
Soruşturmanın odağında, Süleyman Hilmi Tunahan’dan itibaren süregelen dinî geleneğe mensup vatandaşların veya meşru faaliyetlerin değil; Alihan Kuriş liderliğinde geleneksel çizgiden ayrışarak kapalı, hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir yapıya dönüştüğü öne sürülen yapılanmanın bulunduğu belirtildi.
Soruşturma bulgularında, Alihan Kuriş yönetimindeki yapının şirketler ve çeşitli ticari kuruluşlar aracılığıyla karmaşık bir mali organizasyon oluşturduğu iddia edildi. Şirket bölünmeleri ve devirleriyle finansal yapının takibinin zorlaştırıldığı, yoğun para hareketlerinin organize biçimde gerçekleştirildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı kaydedildi.
DİNÎ AİDİYETLER DEĞİL SOMUT SUÇ İDDİALARI ARAŞTIRILIYOR
Vatandaşların inançlarını yaşamasının, dinî eğitim faaliyetlerinde bulunmasının, dernek ve vakıflar bünyesinde hukuka uygun çalışmalar yürütmesinin Anayasa ve kanunların güvencesi altında olduğu vurgulandı.
Hiç kimsenin inancı, dinî aidiyeti veya herhangi bir dinî topluluğa yakınlığı nedeniyle soruşturmanın konusu olmadığı belirtildi.
Soruşturmanın; suçtan gelir elde edilmesi, bağış ve yardımların amacı dışında kullanılması, kayıt dışı ekonomik yapılar kurulması, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, şirketlerin suç faaliyetlerinde araç olarak kullanılması, kamu kurumlarının zarara uğratılması, sahte fatura düzenlenmesi ve vergi usulsüzlüğü iddialarına odaklandığı bildirildi.
KAPALI HABERLEŞME VE HİYERARŞİK YAPI İDDİASI
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgularda, Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmanın hiyerarşik teşkilatlanması, bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi, kapalı haberleşme yöntemleri ve yurt dışı yapılanma modeli bakımından FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı bazı organizasyon yöntemleriyle benzer unsurlar taşıdığı değerlendirildi.
Yapı içerisindeki personele ilişkin bilgilerin özel bir bilgisayar programında tutulduğu, sorumlular arasında şifreli e-posta sistemlerinin kullanıldığı ve WhatsApp ile Facebook gibi uygulamaların kullanılmaması yönünde talimatlar verildiği ileri sürüldü.
Bazı kararların “ulak” olarak adlandırılan kişiler aracılığıyla taşındığına ilişkin bulguların da soruşturma kapsamında incelendiği aktarıldı.
Bu tespitlerin herhangi bir dinî topluluğun doğrudan suç örgütü olarak nitelendirildiği anlamına gelmediği, her kişi ve kuruluş hakkındaki değerlendirmenin somut deliller ve hukuki ölçütler üzerinden ayrı ayrı yapılacağı belirtildi.
YURT DIŞINDAN GELEN PARALAR ARAŞTIRILIYOR
MASAK raporunda bazı şirketlerin ticari faaliyetleri ve mal alış-satış kayıtlarıyla uyum göstermeyen şekilde, yurt dışında yerleşik çeşitli şirketlerden döviz cinsinden yüksek tutarlı transferler aldığı belirtildi.
Söz konusu transferlerin kaynağı, amacı, tarafları ve nihai faydalanıcılarının belirlenmesi için inceleme başlatıldı. Yurt dışından gelen paraların, Türkiye’deki şirketler arasındaki mali hareketlerle bağlantıları da araştırılıyor.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ DEVAM EDİYOR
Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmanın mali ve ticari bağlantılarının kapsamı nedeniyle soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
MASAK başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının incelemeleri devam ederken, arama ve el koyma işlemleri sırasında elde edilen mali kayıtlar, dijital materyaller ve diğer deliller incelemeye alındı.
Elde edilen yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın kapsamının genişletilebileceği değerlendiriliyor. Soruşturmanın, hukuka uygun şekilde dinî ve sosyal faaliyetlerini sürdüren vatandaşları veya herhangi bir inanç grubunu değil, dinî ve sosyal aidiyetleri suç faaliyetlerine perde olarak kullandığı ileri sürülen kişi ve yapılanmaları hedef aldığı vurgulandı.
ETİKETLER: #SonTV #SonDakika #AlihanKuriş #Ankara #Operasyon #MaliSuçlar #MASAK #FETÖ #PDY #SuçÖrgütü #Gözaltı









