26 Ağustos 2026 · Çarşamba · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
Gündem

FLAŞ GELİŞME! Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde kritik gelişme: Alihan Kuriş hakkında “adam öldürme” soruşturması başlatıldı!

Ulaştırma eski Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kritik bir aşamaya geçildi. Otopsi video kaydı üzerinden hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” değerlendirmesi yapılmasının ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü açıklandı. İlk Adli Tıp raporunda imzası bulunan doktorlar ile otopsi videosunun bulunmadığı yönünde daha önce cevap veren bir ATK idarecisi hakkında ise “resmi belgede sahtecilik” yönünden soruşturma yürütülüyor.

SON.TV/İSTANBUL

Ulaştırma eski Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yaklaşık 10 yıl sonra yeniden açılan dosyada soruşturmanın kapsamı genişliyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yapılan son açıklamada, Denizolgun’un otopsisine ait video kaydının yeniden incelendiği ve 25 Ağustos 2026 tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı profesör bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu gelişmenin ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmaya devam edildiği bildirildi. Bu gelişme 26 Ağustos sabahı yayımlanan haberlerle de kamuoyuna yansıdı.

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA “ŞÜPHELİ ÖLÜM” TESPİTİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre soruşturmanın seyrini değiştiren gelişmelerden biri, Denizolgun’un 2016 yılında yapılan otopsisine ilişkin video kaydının yeniden değerlendirmeye alınması oldu.

Otopsi görüntüleri üzerinden inceleme yapan ATK uzmanı profesör bilirkişinin 25 Ağustos 2026 tarihli raporunda “şüpheli ölüm” tespitinde bulunduğu belirtildi.

Savcılık, bu değerlendirme üzerine şikâyet edilen Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçu kapsamında soruşturmanın devam ettiğini açıkladı.

ALİHAN KURİŞ VE DİĞER ŞÜPHELİLER HAKKINDA SORUŞTURMA

Başsavcılığın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm, soruşturmanın hukuki vasfına ilişkin oldu.

Açıklamada, bilirkişi raporundaki “şüpheli ölüm” tespiti karşısında Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmaya devam edildiği açıkça ifade edildi.

Soruşturma henüz devam ettiği için bu aşamadaki suçlamalar kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Şüphelilerin cezai sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, toplanacak deliller ile savcılık ve yargılama süreçlerinin sonucunda belirlenecek.

2016 TARİHLİ ADLİ TIP RAPORU DA MERCEK ALTINDA

Soruşturma yalnızca Denizolgun’un ölüm şekliyle sınırlı tutulmadı.

Başsavcılık, 17 Ekim 2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi raporunu da incelemeye aldı.

Söz konusu raporda Denizolgun’un ölümünün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olduğu değerlendirilmişti.

Savcılığın son açıklamasına göre, bu raporun altında imzası bulunan doktorlar hakkında da ilk etapta “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden soruşturma yürütülüyor.

OTOPSİ VİDEOSU YOK” DENİLDİ, DAHA SONRA KAYIT ORTAYA ÇIKTI

Dosyadaki en kritik ayrıntılardan biri de otopsi video kayıtlarının akıbeti oldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre Başsavcılık, 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde Adli Tıp Kurumuna yazılar göndererek Denizolgun’un otopsi video kaydını talep etti.

Savcılık açıklamasında, bu taleplere özü itibarıyla böyle bir kaydın bulunmadığı yönünde cevap verildiği belirtildi.

Ancak 18 Ağustos 2026 tarihinde söz konusu video kaydının bulunduğu belirtilerek görüntüler Başsavcılığa gönderildi.

Bu nedenle daha önce kaydın bulunmadığı yönünde cevap verdiği belirtilen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da ilk etapta “resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü açıklandı.

DENİZOLGUN’UN MEZARI 19 AĞUSTOS’TA AÇILDI

Soruşturmanın önemli aşamalarından biri de feth-i kabir işlemi oldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun’un gerçek ölüm sebebinin yeniden incelenebilmesi amacıyla feth-i kabir kararı almıştı. Kararın ardından 19 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’nda savcı, polis ve olay yeri inceleme ekiplerinin katılımıyla mezar açıldı. İşlemin yaklaşık öğle saatlerinde tamamlandığı ve elde edilen bulguların adli incelemeye gönderildiği kamuoyuna yansıdı.

Başsavcılığın 18 Ağustos tarihli ilk açıklamasında da ölüm ve 2016 yılında yapılan otopsiye ilişkin iddia ve şikâyetler nedeniyle gerçek ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla yeniden inceleme yapılacağı duyurulmuştu.

HTS KAYITLARI İNCELENİYOR

Savcılık soruşturmayı yalnızca adli tıp bulgularıyla sınırlandırmadı.

Başsavcılığın açıklamasına göre Denizolgun’un ölüm dönemine ilişkin HTS kayıtları da soruşturma dosyasına alındı.

Telefon ve iletişim trafiğine ilişkin kayıtların, olay öncesi ve sonrasındaki temasların ortaya çıkarılması açısından değerlendirilmesi bekleniyor.

Savcılık açıklamasında HTS incelemesinin sonucuna ilişkin henüz nihai bir tespit paylaşılmadı.

RİVA POLİS MERKEZİNİN KAYITLARI DOSYADA

Denizolgun’un ölüm olayına ilk müdahaleyi yapan Riva Polis Merkezi ile de yazışmalar gerçekleştirildi.

İlk ihbar, olay yerine intikal, yapılan işlemler ve o tarihte oluşturulan polis kayıtlarının soruşturma kapsamında yeniden değerlendirileceği belirtildi.

Bu kayıtların diğer deliller, tanık anlatımları ve adli tıp incelemeleriyle birlikte ele alınacağı bildirildi.

TEREKE DOSYASI DA İNCELENİYOR

Soruşturmanın bir diğer ayağını Denizolgun’un ölümünün ardından oluşturulan tereke dosyası oluşturuyor.

Başsavcılık, Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına müzekkere yazarak ilgili bilgi ve belgeleri istedi.

Mahkemeden gelen cevabın soruşturma dosyasına dahil edildiği açıklandı.

Böylece Denizolgun’un ölümünün yanı sıra ölüm sonrasındaki hukuki ve malvarlığı işlemlerinin de dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirileceği anlaşılıyor.

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞIYLA DA YAZIŞMA YAPILDI

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla da yazışma gerçekleştirildiğini açıkladı.

Ancak son basın açıklamasında Ankara’dan gönderilen bilgi veya belgelerin içeriği konusunda ayrıntı paylaşılmadı.

Bu nedenle söz konusu yazışmanın içeriğine ilişkin kesinleşmemiş değerlendirmelere yer verilmemesi gerekiyor.

İFADE İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR

Dosya kapsamında tanık ve şüpheli beyanlarının alınmasına yönelik işlemler de devam ediyor.

Başsavcılık; feth-i kabir sonucunda elde edilecek bulgular, Adli Tıp Kurumuyla yapılan yazışmalar, Riva Polis Merkezi kayıtları, HTS verileri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmalar, tereke dosyası ve devam eden ifade işlemlerinin birlikte değerlendirileceğini bildirdi.

Toplanacak yeni delillere göre soruşturmanın daha da genişletilebileceği belirtildi.

SAVCILIK: SORUŞTURMA HASSASİYETLE VE GENİŞLETİLEREK YÜRÜTÜLECEK

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamasının sonunda soruşturmanın yeni deliller doğrultusunda sürdürüleceğini vurguladı.

Başsavcılık, feth-i kabir sonucundan HTS kayıtlarına, polis kayıtlarından tereke dosyasına ve devam eden beyan işlemlerine kadar elde edilen ve edilecek bütün delillerin birlikte değerlendirilerek soruşturmanın “hassasiyetle ve genişletilerek” yürütüleceğini bildirdi.

Böylece 2016 yılında “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak raporlanan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü, yaklaşık 10 yıl sonra “şüpheli ölüm” değerlendirmesi ve “adam öldürme” soruşturması kapsamında yeniden adli makamların merceğine girmiş oldu.

ETİKETLER: #ArifAhmetDenizolgun #AlihanKuriş #BakırköyCumhuriyetBaşsavcılığı #AdliTıpKurumu #FethiKabir #ŞüpheliÖlüm #AdamÖldürme #HTS #Soruşturma #SonTV