3 milyar dolarlık forex vurgununda çarpıcı detaylar ortaya çıktı!
SON.TV / İSTANBUL
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uluslararası yasa dışı forex soruşturmasında şüpheli ifadeleri, MASAK verileri ve ele geçirilen dijital materyaller üzerindeki incelemeler sürüyor.
Soruşturmada, yabancı ülke vatandaşlarının forex ve kripto yatırımı vaadiyle hedef alındığı, organizasyonun iki yıl içinde mağdurlardan 3 milyar doların üzerinde haksız kazanç elde ettiği tespitine yer verildi.
Dosyaya giren yeni şüpheli ifadeleri ise şirketlerin iç işleyişinden para transferlerine, çalışanlara yönelik tehdit iddialarından operasyon sonrası yaşanan paniğe kadar çok sayıda yeni ayrıntıyı ortaya çıkardı.
3 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE HAKSIZ KAZANÇ TESPİTİ
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, organizasyonun İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetildiği, hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezleri oluşturulduğu ve farklı dilleri bilen kişilerin bu merkezlerde çalıştırıldığı belirlendi.
Soruşturma makamlarının tespitlerine göre şüpheliler iki yıl içerisinde yalnızca ofis gideri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen yaklaşık 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştı. Mağdurlardan elde edilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu ve bu paraların yurt dışındaki banka hesapları ile kripto cüzdanlarda tutulduğu tespit edildi.
29 ŞİRKET VE 44 ÇAĞRI MERKEZİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma kapsamında 29 farklı şirkete ait 44 sözde çağrı merkezi tespit edildi.
Şirket çalışanları ve yöneticileri konumundaki şüphelilere ait adreslere İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile banka, ödeme kuruluşu ve kripto para borsalarındaki varlıklarına yönelik tedbirler uygulandı.
“İSRAİL MAFYALARIM VAR” TEHDİDİ İDDİASI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Hümeyra Doğaner, şirket yöneticilerinden Ümit Bolat hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.
Doğaner, Bolat’ın ofiste belinde silahla dolaştığını ve zaman zaman elindeki nakit paraları havaya saçtığını ileri sürdü.
Şirketin para kaynağını ve organizasyonun çalışma sistemini sorguladığında ise Bolat’ın kendisini, “Fazla merak cana zarardır. Benim elim kolum uzundur, benim İsrail mafyalarım var” sözleriyle tehdit ettiğini iddia etti.
Doğaner ayrıca Bolat’ın 4 yaşındaki kızını bildiğini söyleyerek kendisine ailesi üzerinden gözdağı verdiğini öne sürdü.
KENDİSİNİ “MİT AJANI” OLARAK TANITTIĞI İDDİA EDİLDİ
Şüpheli ifadelerine yansıyan bir başka iddiaya göre şirketin güvenlik görevlilerine silah temin ettiği ileri sürülen Arif isimli kişinin kendisini MİT ajanı olarak tanıttığı öne sürüldü.
Bu iddia da soruşturma dosyasına giren şüpheli beyanları arasında yer aldı.
BİLGİSAYARLARIN UZAKTAN TAKİP EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Dosyaya yansıyan anlatımlara göre şirketlerde kullanılan bilgisayarların tamamının IT görevlileri tarafından özel koruma şifreleriyle kilitlendiği ileri sürüldü.
Şifrelerin çalışanlardan dahi gizlendiği ve bilgisayarlara uzaktan erişim sağlanarak çalışanların işlemlerinin anlık olarak takip edildiği iddia edildi.
Bu sistemin şirket dışına bilgi aktarılmasını önlemek amacıyla kullanıldığı yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında inceleniyor.
LÜKS PARTİLER VE “ME” İSİMLİ MOTİVASYON EKİBİ İDDİASI
Şüpheli ifadelerinde şirketlerde yılda dört kez büyük organizasyonlar ve lüks partiler düzenlendiği de öne sürüldü.
Robert İlker Hason ile eşi Karolin Hason’un bu organizasyonlara katıldığı, Karolin Hason’un şirket bünyesinde “Me” isimli özel bir motivasyon ekibi oluşturduğu iddia edildi.
Ümit Bolat’ın da eğlence amacıyla ofiste nakit paraları havaya saçtığı ileri sürüldü.
TÜRKÇE KONUŞMA YASAĞI İDDİASI
Mutfak görevlisi olarak çalıştığını belirten Murat Demirbaş’ın ifadesi de şirketlerin iç yapısına ilişkin soruşturma dosyasına yeni bilgiler taşıdı.
Demirbaş, Facto isimli şirketin fiilî sahibinin İsrail vatandaşı Amit Ygal olduğunu, ikinci patron konumundaki kişinin ise Rusya vatandaşı Maksym Verzilov olduğunu ileri sürdü.
Şirketlerde resmî kaydı bulunmayan çok sayıda Pakistan uyruklu kişinin çağrı merkezi çalışanı olarak çalıştırıldığını öne süren Demirbaş, idari bölümlerde Türkçe konuşulmasının yasak olduğunu iddia etti.
Çağrı merkezi çalışanlarının hedef alınan ülkelerin dillerinde konuştuğunu anlatan Demirbaş, durumdan şüphelenmesinin ardından işten ayrıldığını ve CİMER ile emniyet birimlerine ihbarda bulunduğunu söyledi.
200 BİN AVROLUK YATIRIM DOSYAYA GİRDİ
Sky Marketing ve Movimiento bünyesinde çalıştığını belirten Mehmet Cemre Ketencigil’in ifadesinde ise 200 bin avroluk bir yatırım iddiası yer aldı.
Ketencigil, 2021 yılında Ümit Bolat ile Özden isimli çağrı merkezi çalışanının Arif Yaman isimli kişiyi 200 bin avro yatırım yapmaya ikna ettiğini ileri sürdü.
Yaman’ın parasını çekmek istediğinde kendisine kasıtlı şekilde yanlış işlemler yaptırıldığı ve hesabındaki paranın sıfırlandığı iddia edildi.
Ketencigil, daha sonra mağdura e-posta göndererek yaşananları bildirdiğini ve lisans kurumlarına başvurmasını tavsiye ettiğini anlattı.
“APTAL OLMASAYDI” DİYEREK ALAY ETTİKLERİ İDDİASI
Ketencigil’in ifadesine göre Yaman’ın hesabındaki paranın sıfırlanmasının ardından bazı şüpheliler mağdur hakkında “aptal olmasaydı” ifadesini kullandı.
Ketencigil ayrıca mağdurun avukatıyla irtibata geçmesinin ardından Ümit Bolat, Özden ve İlker Hason tarafından tehdit edildiğini, Özden isimli kişinin evinin önüne kadar geldiğini öne sürdü.
RESMÎ KAYITLAR İLE FİİLÎ YÖNETİM İDDİASI FARKLI
Soruşturma dosyasındaki anlatımlara göre Facto isimli şirketin ticaret sicili ve resmî belgelerinde patron ve imza yetkilisi olarak İlhami İçingir görünürken, şirketin fiilî sahibinin Amit Ygal olduğu iddia edildi.
Ygal’ın ardından Maksym Verzilov’un en yetkili isimlerden biri olduğu; Stass Ness ile Azerbaycan uyruklu “Tural” isimli kişinin de patron düzeyinde yöneticiler olarak çağrı merkezlerini yönlendirdiği öne sürüldü.
Robert İlker Hason’un çağrı merkezi yöneticisi, Karolin Hason’un ise üst düzey yönetici olarak görev yaptığı yönündeki bilgiler de soruşturma dosyasına yansıdı.
MÜŞTERİ BİLGİLERİNİN UKRAYNA’DAN ALINDIĞI İDDİASI
Soruşturmada, İstanbul merkezli yapılanmanın başta Avrupa ülkeleri olmak üzere farklı ülkelerde yaşayan kişileri hedef aldığı belirlendi.
Potansiyel müşterilere ait kişisel verilerin Ukrayna merkezli kaynaklardan para karşılığında temin edildiği ve çağrı merkezlerinde kullanılan sistemlere aktarıldığı öne sürüldü.
Çalışanların bildikleri yabancı dillere göre hedef ülkelerin belirlendiği, çalışanların daha fazla kişiyi sisteme dahil etmelerini sağlamak amacıyla bonus sistemi uygulandığı iddia edildi.
TELEFONLARDAN “EN YÜKSEK NET YATIRIM” LİSTELERİ ÇIKTI
Adli bilişim incelemelerinde çalışanların telefonlarında, konuşulan dillere göre sisteme dahil edilen para miktarlarını gösteren listelerin bulunduğu belirtildi.
Mayıs ayına ilişkin kayıtlarda Hintçe konuşan bir çalışanın 330 bin 585 dolar, İngilizce konuşan bir çalışanın 250 bin 569 dolar, Arapça konuşan bir çalışanın ise 239 bin 882 doları sisteme dahil ettiğine ilişkin verilerin bulunduğu aktarıldı.
NAKİT PARALARIN ARAÇLA TAŞINDIĞI İDDİASI
Soruşturma dosyasına yansıyan ifadelere göre şirket içindeki para trafiğinin bir bölümünün banka sistemi dışında yürütüldüğü öne sürüldü.
Murat Demirbaş, Amit Ygal’ın “Sait” olarak bildiği özel şoförünün araçla iş yerine gelerek kasa içerisinde yüksek miktarda nakit para getirdiğini iddia etti.
Personel maaşlarının da kasalardaki paralardan karşılandığı ve ödemelerin İdari İşler ve Finans Müdürü Ezgi Nur Çolak tarafından elden dağıtıldığı öne sürüldü.
PARA TRAFİĞİNDE KRİPTO CÜZDANLAR
Soruşturmanın en önemli başlıklarından birini de kripto varlık hareketleri oluşturdu.
Şirketlere ait kripto hesapların Ümit Bolat ile “Doğukan” isimli bir kişi tarafından yönetildiği ve paraların şahsi kripto cüzdanlarına aktarıldığı iddia edildi.
Dubai, Kıbrıs ve Ukrayna bağlantılı kripto para hesaplarının kullanıldığı, yüksek miktardaki paraların ise banka ve kripto para borsalarındaki denetimlerden uzak tutulması amacıyla “soğuk cüzdanlarda” muhafaza edildiği öne sürüldü.
OPERASYON SONRASI ÇALIŞAN SAYISI 650’DEN 400’E DÜŞTÜ
Soruşturma dosyasına göre benzer faaliyet yürüttüğü belirtilen başka bir iş yerine 10 Mart 2026’da polis operasyonu düzenlenmesinin ardından şirket yönetiminde panik yaşandı.
Şüpheli ifadelerinde çalışanların 3-4 gün boyunca ofise getirilmediği, yaklaşık 650 olan çalışan sayısının kısa süre içerisinde 400’e indirildiği öne sürüldü.
Yaklaşık bir ay sonra yeniden personel alımı yapılarak çalışan sayısının 600 civarına çıkarıldığı belirtildi.
“POLİS GELİRSE NE DİYECEĞİZ?” MESAJI DOSYADA
Çalışanlardan Doğa Altunok’un telefonunda yapılan adli bilişim incelemesinde, 10 Mart’taki operasyon sonrasına ait WhatsApp yazışmaları tespit edildi.
Yazışmalarda çalışanların eşyalarını toplayarak ofislerden ayrıldığı, finans biriminde panik yaşandığı ve 16 Mart tarihinde bazı departmanların büyük ölçüde boşaltıldığına ilişkin konuşmalar bulunduğu aktarıldı.
13 Mart tarihli yazışmalarda ise bir çalışanın avukata, “Polisler gelirse ne demeliyiz, hepimizin ağzı bir olsun, nasıl en güvenli şekilde atlatırız bu durumu?” şeklinde mesaj gönderdiği belirlendi.
ŞİRKETİN ADINI DEĞİŞTİRİP TAŞINDIĞI İDDİASI
Operasyon sonrasında işten ayrılmak isteyen bazı çalışanların istifalarının mayıs ayından haziran ayına kadar geciktirildiği ileri sürüldü.
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre şirketin daha sonra ismini değiştirerek Park Plaza’ya taşındığı ve faaliyetlerini burada sürdürmeye çalıştığı öne sürüldü.
Başsavcılık tarafından şirketlerin adres ve unvan değişiklikleri üzerinden faaliyetlerini sürdürüp sürdürmedikleri de soruşturma kapsamında inceleniyor.
SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dört ayrı soruşturmada “bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “örgüte üye olma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları araştırılıyor.
Soruşturma kapsamında MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün mali analizleri, dijital materyaller, şüpheli ifadeleri ve şirketlerin yurt dışı bağlantıları üzerindeki incelemeler devam ediyor.
ETİKETLER: #Forex #ForexSoruşturması #İstanbulCumhuriyetBaşsavcılığı #Dolandırıcılık #KriptoPara #MASAK #SiberSuçlar #İstanbul #Muğla
KAYNAK: SABAH









