SON.TV/ANKARA
Türkiye’nin yıllarca çözülemeyen iki karanlık dosyasında yeni teknik incelemeler ve eski delillerin yeniden değerlendirilmesi sonuç verdi.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda Ankara ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıkları, emniyet ve jandarma birimleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda Ankara’daki seri saldırılar ile Osmaniye’deki çift cinayetinde şüpheliler tespit edilerek tutuklandı.
ANKARA’DA 11 YILLIK SERİ CİNAYET DOSYASI RAFTAN İNDİRİLDİ
Ankara’da 2015 yılında aynı yöntemle gerçekleştirilen olaylarda Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu hayatını kaybetti.
Aynı dönemde Adnan Akdoğan’ın da aralarında bulunduğu 6 kişi ise öldürülmeye teşebbüs edildi.
Dosyalarda olayların tarihleri, saatleri ve gerçekleştiği bölgelerin birbirine yakın olduğu belirlendi. Kurbanların arkadan başlarına künt cisimle vurulduğu yönündeki tespitler de olaylar arasındaki benzerliklerin önemli parçalarından biri oldu.
Ancak yürütülen soruşturmalara rağmen o dönemde şüpheli belirlenemedi.
Dosyalar birleştirildikten sonra 15 Haziran 2017’de daimi arama kararı verilerek soruşturma faili meçhul dosyalar arasına girdi.
ANTALYA’DAKİ CİNAYET DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelemeye almasının ardından dikkatler 2019 yılında Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayete çevrildi.
Antalya’daki cinayet nedeniyle cezaevinde bulunan Medeni Öztaş’ın Ankara’daki olayların yaşandığı dönemdeki hareketleri, HTS kayıtları ve baz verileri incelemeye alındı.
Öztaş’ın 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından kentte aynı nitelikteki saldırıların kesilmesi de soruşturmadaki kritik bulgulardan biri olarak değerlendirildi.
OĞLUNUN İFADESİ DOSYANIN KIRILMA NOKTASI OLDU
Soruşturmanın en dikkat çekici gelişmesi ise Medeni Öztaş’ın oğlu Doğukan Öztaş’ın bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifade oldu.
Adli kaynaklardan elde edilen soruşturma ayrıntılarına göre Doğukan Öztaş, babasının 2015 yılında geceleri dışarı çıkarken yanında keser, tornavida ve pense gibi aletlerin bulunduğu bir takım çantası taşıdığını anlattı.
Öztaş, babasının zaman zaman sabaha karşı eve geldiğini ve üzerinde kan gördüğünü belirtti.
Oğlunun, kanın nedenini sorması üzerine babasının bunu bir kasaba yardım ederek koyun kesmesine bağladığını söylediği aktarıldı.
Bu ifade, yıllardır dosyada bulunan teknik kayıtlarla birlikte yeniden değerlendirildi.
TELEFON SİNYALLERİ DE ŞÜPHELİYİ İŞARET ETTİ
Soruşturma ekipleri Medeni Öztaş’ın olayların yaşandığı dönemdeki telefon hareketlerini de yeniden analiz etti.
Elde edilen verilere göre Öztaş’ın baz sinyallerinin bazı günlerde genellikle akşam saat 20.00 ile 21.00 arasında kesildiği ve telefonun ertesi gün gündüz saatlerinde yeniden sinyal verdiği belirlendi.
Tanık beyanları, oğlunun ifadesi, HTS ve baz kayıtları, Öztaş’ın Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi ve Antalya’daki benzer cinayet dosyası birlikte değerlendirildi.
MEDENİ ÖZTAŞ 3 CİNAYET VE 6 TEŞEBBÜSTEN TUTUKLANDI
Yapılan incelemeler sonucunda Ankara’daki 3 cinayet ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisinin Medeni Öztaş olduğu değerlendirildi.
Başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan Öztaş’ın 7 Ağustos 2026 tarihinde yeniden ifadesi alındı.
Ardından Öztaş hakkında 3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından tutuklama kararı verildi.
OSMANİYE’DEKİ ÇİFTE CİNAYET DE 7 YIL SONRA AYDINLATILDI
Faili meçhul dosyalar kapsamında yeniden ele alınan ikinci önemli olay ise Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yaşandı.
Mustafa ve Hüsna Ala çifti 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde öldürülmüş halde bulundu.
İlk soruşturmada olay yerinden elde edilen materyaller kriminal incelemeye gönderildi ancak cinayeti doğrudan aydınlatacak yeterli delile ulaşılamadı.
Dosya yıllarca çözülemedi.
KAYIP SENET DOSYANIN EN KRİTİK AYRINTILARINDAN BİRİ OLDU
Dosyanın yeniden açılmasının ardından olay yeri fotoğrafları baştan sona incelendi.
Soruşturma kapsamında maktul Mustafa Ala’nın ödünç para verme işiyle uğraştığı bilgisine ulaşıldı.
Bu kapsamda borç-alacak ilişkileri yeniden araştırıldı ve şüpheli Yusuf Küçük’e ait olduğu belirtilen bir senedin olayın ardından evraklar arasında bulunmadığı tespit edildi.
Kayıp senet, soruşturmanın yeniden yöneldiği önemli delillerden biri oldu.
HTS, DARALTILMIŞ BAZ VE PTS KAYITLARI YENİDEN İNCELENDİ
Soruşturma ekipleri yalnızca kayıp senet üzerinden hareket etmedi.
Tanık anlatımları, HTS kayıtları, daraltılmış baz verileri ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtları birlikte değerlendirildi.
Yapılan analizlerde şüpheli Y.K.’nın maktulle bağlantısı, olay bölgesindeki baz hareketleri ve kullandığı araca ilişkin giriş-çıkış kayıtları tespit edildi.
Böylece 2019 yılında sonuçsuz kalan dosyada 7 yıl sonra yeni bir delil zinciri oluşturuldu.
YUSUF KÜÇÜK TUTUKLANDI
Açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre şüpheli Yusuf Küçük 21 Ağustos 2026 tarihinde gözaltına alındı.
Adli makamlara sevk edilen Küçük, çıkarıldığı Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Böylece Ankara’da 11 yıl, Osmaniye’de ise 7 yıldır aydınlatılamayan iki faili meçhul dosyada şüpheliler tutuklanmış oldu.
ESKİ DELİLLER YENİ TEKNİKLERLE BİRLEŞTİRİLDİ
İki dosyanın çözümünde ortak bir yöntem dikkat çekti.
Yıllar önce toplanan tanık ifadeleri ve olay yeri bulguları, güncel teknik analizlerle yeniden ele alındı.
Ankara dosyasında oğulun verdiği ifade, şüphelinin hareketleri ve telefon sinyalleri belirleyici olurken; Osmaniye dosyasında kayıp senet, HTS, daraltılmış baz ve PTS kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi soruşturmayı şüpheliye götürdü.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının eski dosyaları yalnızca yeniden açmakla kalmayıp farklı dosyalar arasındaki bağlantıları ve dijital verileri karşılaştırmasının sonuç verdiği görüldü.
36 DOSYADA 41 MAK TULÜN BULUNDUĞU OLAYLAR AYDINLATILDI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarına ilişkin son verileri de açıkladı.
Gürlek, cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma birimleriyle yürütülen çalışmalar sonucunda bugüne kadar 36 dosyada, 41 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların aydınlatıldığını bildirdi.
GÜRLEK: SUÇUN VE SUÇLUNUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yıllar geçmiş olmasının soruşturmalardan vazgeçilmesi anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Gürlek, kamu vicdanında açık kalan faili meçhul dosyaların takip edilmeye devam edileceğini belirterek suç ve suçluların peşinin bırakılmayacağı mesajını verdi.
Ankara ve Osmaniye dosyalarında ortaya çıkan sonuç, eski dosyalardaki küçük bir ayrıntının bile yıllar sonra yeni teknoloji, yeni tanık anlatımları ve karşılaştırmalı kriminal çalışmalarla kritik delile dönüşebileceğini bir kez daha gösterdi.
ETİKETLER: #FailiMeçhul #AkınGürlek #MedeniÖztaş #YusufKüçük #Ankara #Osmaniye #MustafaAla #HüsnaAla #FailiMeçhulSuçlarıAraştırmaDaireBaşkanlığı #AnkaraCumhuriyetBaşsavcılığı #OsmaniyeCumhuriyetBaşsavcılığı #SeriCinayet









