5 Kasım 2026 · Perşembe · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
Adalet Bakanlığı

RAPORDA KRİTİK ÇELİŞKİ! Kozinoğlu’nun ölümünde yeni gelişme: Başsavcılık Adli Tıp raporundaki iki sonuca neden itiraz edecek?

Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü, tecrübeli ve araştırmacı gazeteci Abdurrahman Şimşek’in elde ettiği özel bilgilere göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT eski mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporundaki iki kritik sonuca itiraz edecek. Başsavcılık, mezardan alınan örneklerde ağır metaller tespit edilmesine rağmen zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ve ölümün kalp hastalığından kaynaklandığı yönündeki değerlendirmelerin yeniden incelenmesini isteyecek. Dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu’na taşınması bekleniyor.

SON TV / İSTANBUL

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumu’nun 3 Kasım 2026 tarihli raporunda yer alan iki önemli değerlendirmeye itiraz etmeye hazırlanıyor.

Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü, tecrübeli ve araştırmacı gazeteci Abdurrahman Şimşek’in elde ettiği özel bilgilere göre,Başsavcılık, mezardan alınan örneklerde ağır metaller tespit edilmesine rağmen zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirme ile ölümün kalp hastalığına bağlanmasını Adli Tıp Genel Kurulu’na taşıyacak. Soruşturmanın seyrini etkileyebilecek itirazın gerekçelerine ilişkin ayrıntılar da ortaya çıktı.

BAŞSAVCILIK İKİ KRİTİK SONUCA İTİRAZ EDECEK

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapordaki iki ayrı değerlendirmeyi yeterli bulmadı.

Başsavcılığın, 3 Kasım 2026 tarihli raporda yer alan zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirme ile ölümün kalp hastalığı sonucunda meydana geldiği yönündeki kanaate itiraz edeceği öğrenildi.

Özellikle mezardan alınan örneklerde tespit edilen ağır metallerin ölümle olası ilişkisinin yeterince açıklanmaması, itirazın temel gerekçeleri arasında bulunuyor.

ADLİ TIP RAPORUNDA ÜÇ AYRI DEĞERLENDİRME

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda fenalaşan ve Silivri Devlet Hastanesi’ne nakledildiğinde hayatını kaybettiği bildirilen Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin incelemelerin sonuçlarına yer verildi.

Radyolojik incelemeler, ölü muayenesi, otopsi, feth-i kabir işlemi ve alınan örnekler üzerinde gerçekleştirilen analizlerin ardından üç temel değerlendirme yapıldı.

Raporda;

  1. Kozinoğlu’nun travmatik etki sonucu hayatını kaybettiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı,
  2. Zehirlenerek öldüğünü ortaya koyan tıbbi delil bulunmadığı,
  3. Mevcut veriler ışığında ölümün kalp hastalığı sonucunda meydana geldiği

belirtildi.

Başsavcılığın, raporun ikinci ve üçüncü değerlendirmelerine itiraz edeceği öğrenildi.

MEZARDAN ALINAN ÖRNEKLERDE AĞIR METALLER TESPİT EDİLDİ

Soruşturmanın yeniden başlatılmasının ardından Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açılarak inceleme yapılması amacıyla örnekler alındı.

Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi tarafından gerçekleştirilen analizlerde incelenen materyallerde molibden, kadmiyum, antimon, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metallerin varlığı belirlendi.

Ancak Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, yapılan değerlendirmede mevcut bulguların Kozinoğlu’nun zehirlenerek öldüğünü ortaya koymak için yeterli tıbbi delil oluşturmadığı sonucuna ulaştı.

Rapordaki bu değerlendirme, Başsavcılığın itiraz edeceği en önemli noktalardan biri oldu.

ÖLDÜRÜCÜ MADDELER NEDEN TIBBİ DELİL SAYILMADI?

Başsavcılığın itirazının temelinde, toksikolojik incelemelerde tespit edilen maddelerin ölüm üzerindeki olası etkilerinin yeterince açıklanmaması bulunuyor.

Öldürücü etki gösterebilen maddelerin biyolojik örneklerde tespit edilmesine rağmen bunların neden zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil olarak değerlendirilmediğinin bilimsel gerekçeleriyle ortaya konulması isteniyor.

Başsavcılığın, söz konusu maddelerin miktarlarının, vücuttaki dağılımlarının ve ölüm mekanizmasıyla olası ilişkilerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesini talep edeceği öğrenildi.

Bununla birlikte ağır metal tespiti, tek başına zehirlenerek ölümün kesin kanıtı olarak kabul edilmiyor. Maddelerin hangi düzeyde bulunduğu ve ölümle nedensellik ilişkisi taşıyıp taşımadığı, adli tıbbi incelemenin temel konuları arasında yer alıyor.

KALP HASTALIĞI SONUCUNA DA İTİRAZ EDİLECEK

Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü, tecrübeli ve araştırmacı gazeteci Abdurrahman Şimşek’in elde ettiği özel bilgilere göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı yalnızca zehirlenmeye ilişkin değerlendirmeye değil, Kozinoğlu’nun ölümünün kalp hastalığından kaynaklandığı yönündeki sonuca da itiraz edecek.

Adli Tıp Kurumu raporunda Kozinoğlu’nun ölümünün mevcut veriler ışığında kalp hastalığı sonucunda meydana geldiği belirtildi.

2011 yılında gerçekleştirilen ilk otopside kalpte ağırlık artışı, kalp boşluklarında hafif genişleme ve kalp damarlarında aterosklerotik değişiklikler tespit edilmişti.

Adli Tıp Kurumu tarafından 10 Şubat 2012 tarihinde hazırlanan değerlendirmede de ölümün kalp damar hastalığı sonucunda meydana geldiği yönünde görüş bildirilmişti.

Ancak yeniden yürütülen soruşturmada elde edilen bulguların ardından Başsavcılığın, kalp hastalığı değerlendirmesinin bütün tıbbi verilerle birlikte yeniden incelenmesini istediği öğrenildi.

DOSYA ADLİ TIP GENEL KURULU’NA GÖNDERİLECEK

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının itirazıyla birlikte dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu tarafından yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Genel Kurul incelemesinde özellikle iki temel konu üzerinde durulacak.

Bunlardan ilki, Kozinoğlu’ndan alınan örneklerde tespit edilen ağır metallerin zehirlenmeye bağlı ölüm açısından taşıdığı tıbbi anlam olacak.

İkinci konu ise ölümün kalp hastalığı sonucunda gerçekleştiği yönündeki değerlendirmenin mevcut bütün bulgular dikkate alındığında yeterli bilimsel dayanağa sahip olup olmadığı olacak.

Başsavcılığın, her iki konuda da ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir değerlendirme yapılmasını isteyeceği öğrenildi.

15 YILLIK DOSYADA SORUŞTURMA YENİDEN BAŞLATILDI

MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde fenalaşmasının ardından hayatını kaybetmişti.

Ölümünün üzerinden yaklaşık 15 yıl geçmesinin ardından dosya yeniden soruşturma konusu oldu.

Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında olayın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla yeni incelemeler başlatıldı.

Soruşturma çerçevesinde Kozinoğlu’nun mezarı açıldı, yeni biyolojik örnekler alındı ve önceki otopsi bulguları yeniden değerlendirildi.

Ayrıca olay tarihinde görev yapan bazı kamu görevlileri ve diğer şüpheliler hakkında adli işlemler gerçekleştirildi.

GÖZLER GENEL KURULDAN ÇIKACAK RAPORDA

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada Adli Tıp Kurumu raporuna yapılması beklenen itiraz, dosyayı yeni bir aşamaya taşıyacak.

Başsavcılığın özellikle toksikolojik bulgular ile ölüm nedeni arasındaki ilişkinin ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını istediği öğrenildi.

Adli Tıp Genel Kurulu’nun yapacağı inceleme sonucunda mevcut rapordaki değerlendirmelerin korunup korunmayacağı veya farklı bir tıbbi kanaate ulaşılıp ulaşılmayacağı belli olacak.

Yeni değerlendirmenin, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin devam eden adli soruşturmanın sonraki aşamaları bakımından önem taşıması bekleniyor.

ETİKETLER:#KaşifKozinoğlu #AbdurrahmanŞimşek #SabahGazetesi #SilivriCumhuriyetBaşsavcılığı #AdliTıpKurumu #MİT #KozinoğluSoruşturması #SonTV