SON TV

Tekrar darbe olabilir mi? Üçüncü analiz!

Tekrar darbe olabilir mi? sorusunu Son TV sizler için analiz etti. İşte üçüncü analiz!

Tekrar darbe olabilir mi? Üçüncü analiz!

SON.TV, 15 Temmuz hain darbe girişiminden bu yana sorulan ve Rusya Siyasi Bilgiler Merkezi Direktörü Aleksey Muhin tarafından tekrar ortaya atılan “İkinci bir darbe girişimi olabilir mi?” sorusunun cevabını TSK geçmişi olan kaynaklara dayanarak araştırdı. İşte bu araştırma hakkındaki üçüncü analiz yazımız.

İşte bu araştırma hakkındaki üçüncü analiz yazımız!

Daha önceki yazılarımızda Rusya Siyasi Bilgiler Merkezi Direktörü Aleksey Muhin’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ Terör Örgütüne yönelik temizlik yapmasına rağmen, kalan ABD destekli Darbeci kalıntıları ile 15 Temmuz girişiminin tekrarlanabileceği iddiasını, 15 Temmuz öncesi ve gecesini irdeleyerek değerlendirmiştik. 15 Temmuz öncesi ile ilgili Türkiye’de Darbelerin hangi grup ve düşünce adı altında olduğunun önemli olmadığını, hepsinin Mandacı zihniyetinin hâkimiyeti altında olduğunu belirtmiştik. Kısaca Kuklacının aynı olduğunu, kuklaların değiştiğini yazmıştık. 15 Temmuz gecesi ile ilgili olarak ta yapılmayanların, yapılanlar kadar önemli olduğunu, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının tehlikeye düşmesi durumunda her kamu görevlisinin harekete geçmek zorunda olduğunu yazmıştık.

BİRİNCİ YAZI İÇİN TIKLAYIN!

İKİNCİ YAZI İÇİN TIKLAYIN!

Türk Milleti 15 Temmuz Kalkışmasını tarihte görülmedik bir dirençle önlemiştir. Bir berber “Ben şehir dışına kaçıyordum, sonra camiden gelen Sela sesini duydum ve kendimi Kızılay meydanında buldum” diyerek, Türk Milletinin çözülemeyen DNA kodları hakkında ipucu vermektedir. Planlanan tarih ve saatte başlamaması nedeniyle başarı şansı çok düşük olan bir Kalkışma veya suikast girişimi, hiçte beklenmeyen bir şekilde Türk milletinin sokağa çıkması ile Kesin Yenilgiyle sonuçlanmıştır. Türk Milletinin müdahalesi ile başarısız şekilde sonuçlanan Kalkışmanın tekrarlanıp, tekrarlanmayacağı hakkında yorum yapabilmek için, Kalkışmanın değişik hal tarzlarında ilerlemiş olması durumunda sonuçlarının neler olabileceği hakkında da analiz yapmamız gerekir.

YA KALKIŞMA BAŞARILI OLSAYDI!

Allah Korusun, Türk Milleti sokağa çıkmasaydı ne olurdu? Darbeciler başarılı olsaydı ne olurdu? Türk halkı sokağa çıkmadan başarısız olsaydılar ne olurdu? Bir hayali senaryoda biz ortaya koyalım. Bizce Darbe başarılı olsaydı da, olmasa da eğer Türk Milleti sokağa çıkmasaydı iki durumda da Türkiye Cumhuriyeti tartışmasız istiklalinden ve muhteşem istikbalinden ödün vermek zorunda kalabilirdi.

15 TEMMUZ KALKIŞMASININ AMACI İÇ SAVAŞ ÇIKARMAKTI!

Türk halkı sokağa çıkmasaydı ve Darbeciler başarılı olsaydı, devletin başına siyasi otorite olarak kimlerin getirileceği konusunda hemen hemen herkesin kesin olmasa da kendine özgü bir fikri vardır. Eminiz ki şu an, muhtemel siyasi otorite olacakların yüzleri hayalinizde beliriyordur. FETÖ üyeleri Kalkışma veya suikast girişiminde başarılı olsa bile sahip oldukları personelin çok düşük oranını kullandıkları için sadece Ankara ve İstanbul’da hâkimiyeti sağlayabileceklerdi.  Türk Milletinin çoğunluğa yakın bir kısmı ertesi sabah bu Başarılı olacak Darbenin sonucunu kabullenmeyeceği çok açık bir gerçektir. Askeriye içinde Metin TEMEL Paşa’nın o gece FETÖ suikastından kurtulması nedeniyle kalan tüm milli askerler onun etrafında toplanacaktı. Darbeciler ile Metin Paşa etrafında toplanan Milli Subaylar arasında şiddetli bir iç çatışma çıkıp çıkmayacağı muallâkta olmayan bir sorudur. Metin Paşayı ve Milli subayları destekleyen Halk protestolar için sokağa dökülecekti. Darbeciler uçakları kullanarak milli subayları teslim olmaya zorlayacaklardı. TV’leri ele geçiren Darbeciler durmadan Hükümetin yolsuzluk haberlerini yaparak Darbeyi protesto eden halkı, FETÖCÜ asker ve darbe taraftarları ile bastırmaya çalışacaklardı.

TÜRKİYE, IRAK GİBİ ÜÇE BÖLÜNECEKTİ!

Türkiye’yi bu iç karışıklıktan veya daha doğrusu FETÖCÜLERİ isyan eden halktan kim kurtaracaktı? Tabii ki NATO. “Olur mu!” diyorsanız, Avrupa’da NATO’nun üsleri olan şehirlerde kaç tane FETÖCÜ subayın sığıntı olarak yaşadığını araştırmanız gerekir. Darbecilerin ülkeyi teslim ettiği çaresizlik içindeki Siyasi Otoritenin iç çatışmayı durdurmak için ABD uçak gemileri ile destekli NATO askerlerini İstanbul’a konuşlanması için çağrı yapması güçlü olasılıklar arasındadır. Karışıklığı fırsat bilen DEAŞ komşu ülkelerden, kendine göre kâfirlerle, NATO ile savaşmak için Türk Topraklarına geçecektir. DEAŞ, Sözde kâfirlere karşı, sözde dini savaşını bizim topraklarımıza taşıyacaktır. Bizi DEAŞ’tan kurtarmak için ise sözde çaresiz kalacak Siyasi Otoritenin izniyle YPG/PKK legal olarak Türk Topraklarına girecektir. Karşılığında ise Abdullah Öcalan’ın serbest kalması yüksek olasılıktır. Bu senaryoya hayal diyen okuyucularımız var ise; 15 Temmuz gecesi Tugay Komutanının Türkiye – Suriye sınır hattındaki en kritik bölgeleri olan Karkamış, Elbeyli, Öncüpınar ve Tahta Köprü Barajı bölgesinde bulunan hattı koruyan birliklere, “Karakollara çekilin” talimatıyla YPG/PKK ve DAEŞ’e sınırı geçmelerine serbest bırakmasına ne diyecekler? Kalkışmanın başarılı olması durumunda “Türkiye Cumhuriyetinin NATO, PKK/YPG ve DEAŞ kontrolünde olmak üzere Irak ve Suriye gibi üç veya dört parçaya bölünme ihtimalinin ne kadar?” olduğunu yine okuyucularımıza bırakıyoruz.

IRAK’IN FETÖSÜ, KESNİZANİLER!

Okuyucularımızın tahminlerini güçlendirmek için yaşanmış Irak örneğini de vermek isteriz. Irak Silahlı Kuvvetleri içerisinde FETÖ ile aynı anda doğan Kesnizani Tarikatı, TSK’da FETÖ’nün kök salması gibi Irak Ordusunda çok sayıda üyeye sahiptir. FETÖ, önce Nurcu Kimliği kisvesi altında inançlı insanlardan üye toplamış, daha sonra bu insanlara o kadar çok takiyye yaptırmıştır ki, FETÖ üyeleri gerçek kimlikleri olan haşhaşi kimliğine bürünmüşlerdir. Aynı şekilde Kesnizani Tarikatı da kadirliğin bir kolu olarak üye toplamış, daha sonra kendi elit tabakasını oluşturmuştur. CIA kontrolünde olduğu değerlendirilen Kesnizani Tarikatının asıl hedefi Irak Ordusuydu ve dış destek ile FETÖ gibi zaman içerisinde isteklerine ulaştılar. Irak Genelkurmay Başkanı, İstihbarat Başkanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Kesnizani Tarikatı üyesiydiler. Sözde Dinine bağlı Kesnizani Tarikatı üyeleri, ABD ülkelerini işgale başlayınca tüm istihbaratı karşı tarafa verip, Irak’ın işgalinin sorunsuz olmasında büyük rol oynadılar.

FETÖ “HAÇLILAR SİZİN KADININIZA, KARINIZA İLİŞMEZLER”!

Hazır yeri gelmişken TSK içinden tüm FETÖCÜLER atılırsa TSK güçsüz kalır, ABD ile savaşamayız diyenlere de Irak örneğini vermek isteriz. TSK’dan FETÖ temizlendikçe 30 yıldır PKK’ya vurulamayan darbeler vurulmaktadır. FETÖ’nün askerleri; “Haçlılar sizin kadınınıza, karınıza ilişmezler, mabedinize ilişmezler” sözlerine iman eden beyinleri yıkanmış haşhaşiler, Kesnizanilerdir. Bu askerlerin;  Türkiye’nin işgaline karşı koyup koymayacaklarını, PKK ile savaşıp savaşmayacaklarını, yeni Uludereler ile terörle savaşı sekteye uğratıp uğratmayacaklarını, bir Rus Uçağı daha düşürüp ABD çıkarları için Türkiye ile Rusya’yı tekrar savaşın eşiğine getirip getirmeyeceklerini okuyucularımıza bırakıyoruz.

YA HALK SOKAĞA ÇIKMASAYDI!

Türk halkı sokağa çıkmasaydı ve Darbeciler başarısız olması durumunda, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan FETÖ tarafından tasfiye edilenler devletin yönetiminde ön plana çıkacaklardı. Onların Kalkışmaya karşı harekete geçip geçmeyeceklerini anlayabilmek için Putin’in danışmanı Aleksandr Dugin’in 14 Temmuz’da Ankara’da yaptığı toplantıya bakmak gerekir. Bütün bu olanlardan anladığımız bir şekilde Ruslar, FETÖCÜ kalkışmayı tahmin ediyorlardı ve Rusya’nın menfaatleri için ABD destekli olduğuna inandıkları Darbeye karşı harekete geçmişlerdi. 15 Temmuz gecesi Türk Milleti sokağa çıkmasaydı Ruslar, Türkiye’yi ABD’ye terk etmemek maksadıyla içerden yardım alarak Hükümete yardım edeceklerini değerlendiriyoruz. Zaten bu yüzden Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi Rus Uçakları tarafından korunması hikâyeleri üretilmedi mi? Bu senaryonun gerçekleşseydi hemen kalkışma sonrası iç karışıkla beraber doların 10 lira olduğu, ihracatın ve turizmin durduğu ekonomiyle çok daha sancılı duruma düşecektik. Ayakta kalabilmek için ise merkezde bulunduğumuz bir konumdan hızla doğu eksenine doğru kayabilecektik. Bölgesinde bağımsız kararlar alabilen Türkiye’den, İç ve Dış İşlerinde dışa bağlı bir Türkiye ortaya çıkacaktı.

Tüm tarafların oyunlarını, hesap edilmeyen bir oyuncu bozdu. Şimdiye kadar tüm Darbeleri evinde boynu bükük izleyen Türk Milleti, insiyatif alarak ülkesini ve geleceğini kimseye emanet etmedi, durun dedi. Kendi göbek bağını kendi kesti. Türk Milleti, FETÖ terör örgütüne karşı tarihte görülmemiş bir sivil direniş ile vücudunu tanklara, savaş uçaklarına siper ederek dur dedi. Türk Milletinin dirayeti sayesinde Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde en güçlü olma yolunda hala emin adımlarla ilerleyebiliyor.

DARBE ÖNLEYİCİ SORULAR!

Tüm bu olanları ve olasılıkları ortaya koyduktan sonra düşünmemiz gereken bir daha aynı şeyleri yaşamamız için ne tür önlemler almamız gerektiğidir. TSK ve Kamu Kuruluşlarında yapılan FETÖ temizliği sadece alt kademeleri mi kapsıyor? TSK içinde FETÖ yapılanmasını zamanında fark edemeyen komuta yapısı şu anda tekrar oluşumunu engelleyebilecek midir? Dünya’da hiçbir Ülkenin olmadığı kadar dış tehditler ile çevrili Türkiye’de Genelkurmay’ın Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile TSK teşkilatında yapılan değişiklikler Darbeleri önleyici midir? Hapiste olan FETÖ üyeleri neden 15 Temmuz’u Sakarya’nın doğusuna çekilmek olarak görüyor ve Hükümete dikleniyor? Hapisteki FETÖ üyeleri neden itiraflarını geri çekiyorlar ve kurtarıcı olarak kimleri görüyorlar?

DÖRDÜNCÜ YAZI GELECEK!

Bu yazımızda 15 Temmuz girişiminin faklı sonuçlanması durumunda neler olabileceğini değerlendirerek, Rusya Siyasi Bilgiler Merkezi Direktörü Aleksey Muhin’in Türkiye’de 15 Temmuz tekrarlanabilir iddiasının ne kadar doğru olduğunu irdelemeye çalıştık. Bu konudaki dördüncü yazımızda 15 Temmuz sonrası yapılan FETÖ mücadelesinin etkinliği analiz ederek Aleksey Muhin’in iddiasını değerlendirmeye devam edeceğiz.

 

 

 

 

0/5 (0 Reviews)