SON TV

Topkapı sarayından büyük, kayıp Boukoleon sarayı gün yüzüne çıkıyor

Topkapı Sarayı'ndan daha büyük Roma döneminin tek sahil sarayı Boukoleon restore edilerek açık hava müzesi haline getirilecek.

Topkapı sarayından büyük, kayıp Boukoleon sarayı gün yüzüne çıkıyor

100 bin metrekarelik yüz ölçümü ile Topkapı Sarayı’ndan bile büyük olan Roma döneminin tek sahil sarayı Boukoleon, yıkılmaya yüz tutuyordu. Tinercilerin uğrak mekanı haline gelen sarayın kaderi değişiyor. Saray, yapılacak restorasyon çalışmalarının ardından açık hava müzesi haline gelecek.

TOPKAPI SARAYINDAN BÜYÜK 

Habertürk muhabiri Nihat Uludağ’ın haberine göre, 100 bin metrekarelik yüz ölçümü ile Topkapı Sarayı’ndan bile büyük olan Boukoleon, günümüzde evsizlerin ve tinercilerin uğrak mekanı haline geldi.

Boukoleon, Geç Roma döneminde 4. yüzyılın ilk çeyreğinde İmparator Büyük Konstantinos tarafından yaptırılan Büyük İmparatorluk Sarayı’nın (Hlataium Magnum) devamı niteliğinde.

SARAY, İSMİNİ LİMANDAN ALIYOR

Arkeolog Murat Sav, “Sarayın Boukoleon adının, yakınında bulunan limandan geldiği sanılıyor. Boukoleon Limanı kelime anlamı olarak iki şekilde kullanılıyor. İlki, Grekçe’den geldiği bilinen bukolos (çoban) anlamı. Diğer anlamı ise boğa-aslan isimlerinin birleşimiyle oluşmuştur (bous kai leon) ve limanda bulunan bir aslanın boğayı öldürürken yapılmış bir heykelinden dolayı bu ismin kullanıldığı düşünülüyor. Bukaloon Sarayı, önünde bulunan bir mermer heykelden dolayı da bu adla anılmış. Küçük Ayasofya Kilisesi’ne çok yakın. Hatta, kiliseye sarayın içinden geçiliyormuş. Şimdi Sahil Yolu ile tren hattı arasında kalmış. Görkemli Bukoleon Sarayı’nın önünde büyük ve etkileyici bir limanı varmış. Bukoleon Limanı. Mermer döşeliymiş. Büyük mermer basamaklarla denize iniliyormuş.  İmparatorlar denizden gelen konuklarını buradan, imparator iskelesinden karşılıyor, buradan gemilerine biniyor, soylu misafirlerini yine buradan uğurluyorlarmış. Buraya adını veren heykel de bu limanın hemen girişinde, sarayın önündeymiş. Bir aslanla, boğanın kavgası anlatılıyormuş. İki hayvanın boğuşması, aslanın dişleri, boğanın boğazına geçirilmiş olarak tasvir ediliyormuş. Sarayın adı da, boğa (bous) ve aslan (leon) kelimelerinden oluşmuş. Bukalon Sarayı anıtsal girişinde olduğu tahmin edilen mermerden iki aslan heykeli, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Yenikapı kazılarında ortaya çıkartılan Bizans limanı haricindeki bu liman sadece saraya aitmiş.. Boğa-aslan heykelinin de 1532 yılında yıkılarak denize düşüp yok olduğu biliniyor.

BOUKOLEON SARAYI NEREDE?

Sahil Yolu’ nda, Sirkeci yönünden gidildiğinde Çatladıkapı’ ya gelmeden hemen önceki kalıntılar Bizans imparatorlarının kullandığı ünlü Bukoleon Sarayı’ ndan arta kalan kalıntılardır. Sahil Yolu’nda, Sirkeci tarafından gidildiğinde Çatladıkapı’ya gelmeden önce görülmekte olan pencere ve balkon kalıntılarının olduğu harabeler, Bizans imparatorlarının kullandığı ünlü Bukoleon Sarayı’ndan günümüze gelebilmiş kısımlardır. Genişçe bir alanı kaplarlar. Bir tarafında Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi olarak kullanılan eski Fransız Hapishanesi bulunur. Diğer tarafında da büyükçe bir sur kalıntısı vardır.