Türkiye, tarihi boyunca savaştan kaçanlara kapılarını açmış bir ülke… Suriye’de iç savaşın başladığı tarihten itibaren milyonlarca Suriyeli yaşamını yitirdi, milyonlarcası ise ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Türkiye, Suriye’den ülkeye sığınan milyonlarca mülteciye kapılarını kapamadı, aksine dört milyona yakın mülteciye dokuz yıl içinde sahip çıktı.
CUMHURİYET “MÜLTECİ SEVİCİ” KESİLDİ
Yıllarca mültecinin dramına sessiz kalan ve dünyayı derinden etkileyen Aylan bebeklere ses çıkarmayan Cumhuriyet Gazetesi ve onun türevleri sınır kapıları Avrupa’ya gitmek isteyen mültecilere açılınca ‘mülteci sevici’ kesildi.
Sınır kapılarının açılması sonrası Cumhuriyet Gazetesi, ardı ardına göçmenlerin dramını sayfalarına taşıma gereği duydu. Yıllarca Suriyeli mültecilerden yakınan hatta Suriyeli mültecilerin ülkede ne işi var? söylemini gazete sayfalarına taşıyan Cumhuriyet, batı sınır kapısı açılınca mültecilerin sorunları nedense akıllarına geldi.
Kaldı ki, Suriye’de milyonlarca insanın ölmesi ve ailelerin dağılması ilgilerini çekmezken birden bire Yunanistan sınırına dayanan göçmenler sırf kara propaganda yapmak adına ilgileri alanına girmiş oldu.
Ayrıca Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) mensuplarının kaçış noktalarından olan güzergâhlara daha önce Cumhuriyet hiç gitmedi.
CUMHURİYET MÜLTECİ SEVİCİ KESİLDİ
Gazete, iki gündür “Belirsiz yarınlara göç”, “Büyükler 800 küçükler 400 dolar!” ve “ İnsanlığın bittiği nokta” başlıklarıyla sunduğu haberlerde göçmenlerin haklarının savunuculuğunu yapıyormuş gibi bir haber yayımladı. Dokuz yıldır mültecilere ve göçmenlere sahip çıkmayan gazete, bu tavrıyla asıl amacının Suriyeli mülteciler olmadığını göstermiş oldu. Mülteciler sorunu hakkında kılını kıpırdatmayan Cumhuriyet, Türkiye’nin batı sınır kapılarını açması sonrası uluslararası mecrada başlatılan kara propagandaya böylece destek olmuş oldu.
CUMHURİYET YAZARI MÜLTECİLERE “KAFASIZ” DEDİ
Cumhuriyet Gazetesi’nin köşe yazarlarından Miyase İlknur, “Bir inat uğruna ya Rab ne ocaklar sönüyor!” başlıklı bir yazı kaleme alırken, Türkiye sınırları içerisinde sürecek olan bir savaşın dış hatta sürdürüldüğü gerçeğini görmezden geldi. Bununla birlikte, bugünkü köşe yazısında Özdemir İnce “Ayıptır yahuu!” başlıklı yazısında Avrupa’ya gitmek isteyen göçmenlere batı sınır kapılarının açılmasını kınarken, “Bu çaresiz insanlara kızamıyorum, bu kadar kafasız olmalarına kızıyorum” cümlesini kurarak mülteci olmanın ne demek olduğunu bilmeyen bir insanın empatiden yoksunluğunu gözler önüne serdi.
Ayrıca ‘kafasız’ diyerek çaresiz insanların Avrupa’ya gitmek istemelerini yadsıdı. Kimsenin mültecileri zorla batı sınır kapısına göndermediği de bilinirken…
HEDEF TÜRKİYE: SINIR İÇİ Mİ, SINIR DIŞI MI?
Cumhuriyet, iki gün önce, “Bu ülkenin çocukları başka ülke topraklarında şehit düşüyor ve vicdanı olan herkes soruyor: Ne uğruna?” manşetiyle yayımlandı. Haberin girişinde de, “Yurt savunması için değil de iktidarın inadı yüzünden” cümlesi kullanıldı. İdlib’de 34 şehidin verilmesi ardından şehitlerin yurt savunması için İdlib’de olmadığını vurgulayan Cumhuriyet Gazetesi’nin Türkiye’deki 1990’lı yılları hatırlamadığı ve ülkenin yıllarca terörle savaştığını unutmak istediği görüldü…
ÜLKE İÇİN SAVAŞILDIĞI GÖZARDI EDİLDİ
Ayrıca İdlib sonrası hedefin Türkiye sınırları içi olduğunu düşünerek hareket eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülke sınırları dışında ülke için savaştığı gerçeğini Cumhuriyet Gazetesi göz ardı etti. Kısacası ‘El insaf yahu!’ dedirten ve uluslararası kara propaganda faaliyetine destek olan Cumhuriyet’in gerçekte amacının ne olduğu merak konusu. Bu söylemler ardından “birileri 1990’lardaki Türkiye’yi mi özlüyor?” sorusunu akıllara getirdi.
Kısacası, İdlib’de Türkiye’nin başarılı olması ülke bütünlüğünü korumak anlamına geldiğini aklıselim olan ve Türkiye’nin geçmişini bilen herkes elbette anlar, bilir.
HEDEF TÜRKİYE, HEDEF HATAY
Rusya’nın resmi yayın organı Sputnik Ajansı dün, “Çalınmış şehir: Fransa 80 yıl önce neden Suriye’nin köşesindeki şehri Türkiye’ye verdi” başlıklı haberde, Hatay’ın çalınan bir il olduğunu yazmıştı. Türkçe yayın yapan kısmında yer almayan haber birçok uluslararası medyada da geniş yer bulmuştu. Suriye medyası da Hatay konusunu gündemine taşımıştı. Haber içeriğine bakıldığında, Türkiye’nin Hatay şehrinin tartışmalı bir durummuş gibi sunulduğu da görülmüştü. Rusya ile Suriye haberlerinde yer alan içeriklerden hedefin Türkiye olduğu anlaşılıyor.
Bununla birlikte, Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, “Bir ‘katilin önüne’ savunmasız asker sürmek!” başlıklı yazısında Türkiye’nin İdlib’de neden olduğunu çarpıtmış, İdlib’de Türk gözlem noktaları olduğunu ve gözlem noktalarına Suriye rejiminin saldırması sonucu bu noktaya gelindiğini yine es geçmişti.Milli Savunma Bakanı Hulis Akar’ın İdlib’deki Türk askerlerin yerlerini Rusya’ya verdikleri açıklaması haberlere yansıdığı halde, Rusya ile Suriye’nin birlikte hareket ederek Türk askerlerini şehit ettiklerine yer verilmemişti. Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, Türkiye’nin Hatay şehriyle ilgili Rusya ve Suriye medyasında neler yazıldığını ise takip etmemiş ya da görmezlikten gelmiş…
Kaynak: SABAH
